Reklamı Kapat

Kar, kör, kâr…

Beklenen, özlenen, gelmesi için dua katarları yola çıkarılan kar, sonunda geldi.

Kiminle konuşsam çok dua etmekteyiz demekteydi.

Biliyordum tüm o iyi kalplilerin dualarının boşa çevrilmeyeceğini.

Ameliyattan yeni çıkmıştı Seher teyze.

Gözünü açtığında evlatlarına, “Kar var mı, rahmet yağdı mı” dedi.

Daha narkozdan sersem, ağzı kurumuş, yaralarından kan sızmakta.

Kendi hastalığını unutmuş.

Yeryüzünün hastalığını düşünmekteydi.

Sonra belli belirsiz mırıldandı, gözlerini kapatarak o tek dostuna.

Kendisini asla yalnız bırakmayan, çok kıymetli sevdiğine başını döndürüp konuştu:

“Sen acımazsan bize kimse acımaz. Yaralarımızın merhemi sende. Aşımız ekmeğimiz suyumuz senin hazinelerinde.”

Kendi yarası ne ki, sayılı günleri kaldığını bilse de Seher teyze; en büyük çevreci olarak, Rahman’ın çok iyi dostu olarak, yakarışta bulunmayı hiç ertelemedi.

Arkasında kalacak torunlarına, komşu, akraba, hısım evlatlarına daha güzel bir yeryüzü bırakmak için baygın olduğu sedyede dualarını sürdürdü.

Hasan amca, bir marketin cam bölmesine ne kadar baktı.

Döndü gitti, geri geldi bir daha baktı.

Evdeki yaşlı yâri ne kadar severdi sakatatı.

Tavuk ciğeri mi alsam bari dedi, cebine el attı o kadar çok az bozuk parası vardı ki, kararını verdi.

Gücü yoktu almaya.

Alsa o seksenlik dünya güzeli yârinin yüzünü güldürürdü ama.

Son birkaç kuruşu, kenarda ekmek parası olarak saklamalıydı.

Dolaptan iki ekmek alıp kasaya yöneldi, dışarı çıktığında ince pantolonu rüzgârda uçuşuyor, aksayan bacağının ağrısını artırmaktaydı soğuk.

Döne döne gelen rüzgâr, kafası üzerinden çöpleri kâğıtları havalandırdığında, elindeki ekmek poşetini kıymetli bir bebek gibi bağrına basıp tek eliyle bastonuna dayanarak evine yöneldi.

Eczanede genç kadın veresiye defterine birkaç lira daha yatırıp ilaçlarını aldı, “kayınpederim emeklisini alınca hesabı temizleyeceğim” dedi, eczacı sözlerine hiç değer vermedi, duymadı, kadın giderken ardından en sert bakışı attı.

Kar bembeyazlığı ile umutları artırdı.

Çocuklar, yaşlılar sevindi.

Yeryüzünün boşalan su damarları dolacak, toprağın yanık bağrı, yeşillenecek; ürünler, başaklar, sebzeler, meyveler rengârenk olacak.

Aş yoksulluğu çekilmeyecek, duaların bütün ana fikri gerçekleşecek.

Zira insanlar salgınla can evinden vuruldular.

Kapatılan lokantaların garsonları, düğün salonlarının temizlikçileri, öğrencilerin üniversite okudukları şehre gelmemeleri üzerine kapanan küçük yemek dükkânlarının, sandviç büfelerinin, çiğköftecilerin çalışanları evlerinde umutlarını tüketirken.

Bir anda işsiz aşsız kalmışken çoluk çocukları ile.

Ne kadar doğruymuş meğer şeytanın sancağını, çarşıya dikmesi.

Piyasanın putperestliği, firavunlaşması, neronlaşması, katilleşmesi, azgınlaşması.

Zaten alım gücü olmayan insanları iyice öldürmeye yönelik zamlar.

Yaptığı zamla, yoksulların kanını içmekte, umurunda değil.

Allah’ım bunlar benim yoksul ülkemde olmakta.

Bir yanda çaresiz insanlar.

Bir yanda marketlere akın eden işi gücü olan tuzu kuru kesim.

Alım gücü olanların, fakirleri düşünmeme duyarsızlığı.

Öte yanda yoksulların acılarını görmeyen piyasanın azgınlığı.

Kâr için dünyayı yangına veren, insanları canlı canlı ateşe atan, yoksulun gözyaşına kör çarşının, pazarın vahşi, kanlı, irinli, pis suratı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?