Adamına ve takımına göre

Gaziantep FK, nam-ı diğer Gazişehir FK! Gaziantepspor geçtiğimiz yıl kapandı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Süper Lig’e 2019’da merhaba dedi ve isimler değişti. Gaziantepspor 1969’da kuruldu. Gaziantep Büyükşehir Belediyespor ise 1988’de yeşil sahalara adımını attı. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un futbol kulübü ayrıldı ve Başakşehir oldu. Gaziantep Büyükşehir Belediyespor da önce Gazişehir sonra Gaziantep FK oldu.
İşte ne olduysa bu belediye kulüpleri isim değişikliğinden sonra oldu. Lakapları gibi (Boz baykuşlar-Şahinler) zirveye doğru uçuşa geçti. Başakşehir şampiyon da oldu rahatladı. Sıra acaba Gazişehir’de mi? Pardon Gaziantep FK’de mi? Eee adım adım kardeşini takip ettiğine göre!
Başkanlarının diğer titrlerine yetişilmiyor ve bunların karşısında kulüp başkanlığı sıfatı daha sönük kalıyor. Maşallah yapmadıkları üyelik ve başkanlık yok! İnsan ister istemez soruyor: “Bu kadar sorumluluk yükleyen işler arasında kulüp idareciliğine nasıl vakit buluyorlar?”
Şimdi geliyoruz takımı zirveye taşıyan “Sumudica kovuldu” haberi ile karşılaşıyoruz. Sebep Sivas maçından sonra Rumen teknik adamın yaptığı açıklamalar. Evet, söylediği bazı konular basın önünde konuşulacak konular değildir. Tamam da madalyonun diğer yüzüne de bakmak gerekir. Gaziantep FK Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin de basın önünde bazı sözleri konuşmamalıydı. “Sözleşme, sözleşme, sözleşme”, “Fatih Terim bile bu kadar almıyor”, “Barcelona futbolcuları bile indirime gitti” gibi konuşmalar bence gereksiz yerde gereksizce verilen demeçlerdi. Hem de takım havasını yakalamış, istim üstünde hedefine doğru ilerlerken takımın gündemi birden değişti.
Ben Sayın Büyükekşi’nin konuşmalarından sanki “sana kim dedi takımı zirveye taşı” gibi bir anlam çıkardım. Çünkü Başkan “Bonusları, primleri” de cümle aralarına serpiştirdi. Yani pek bir anlam veremedim.
Bir spor yorumcusu Rumen teknik adama “Çingene” dedi. Dediğim gibi Sumudica’nın açıklamalarındaki bazı konular ağza alınıp maç sonrası basın önünde konuşulacak konular değildi. Fakat bu durum zaten geliyorum dedi. Adam zaman zaman takım galip geldiğinde veya mağlup olduğunda takımın yararına konuşma yapıyordu. Futbolculara prim veriyordu. O zaman bir yanlışlık yoktu da, sıra indirim isteyince “hayır” cevabı alındığında mı yanlış oldu?
Sumudica ile bu başkan anlaştı. Kayserispor’u da çalıştırmıştı. Orada da bu tip açıklamaları vardı. Hani adama deseler ki niye kovuldun? Takımı üçüncü yaptığım için diye cevap verse yeridir!
Sayın Büyükekşi diğer titrlerinize baktığımda sizi çok net anlıyorum. Fakat profesyonel imzalarda kâğıtta yazanın geçerli olduğunu da sizin net anlamanız gerekir. Sponsor yok, seyirci yok vs. vs. Fakat takımda istikrar var, başarı var! O koltuk bahane üretme yeri değildir. İş bilenin, kılıç kuşananın. Ne biliyim yayıncı kuruluş haricinde demeç yasağı veya şube sorumlusuna talimat verirdiniz bu tarz konuları basın önünde konuşmayalım birlikte çözelim diyebilirdiniz.
Sonuçta olanlar oldu. Artık klişeleşmiş olan cümleyi yineleyebiliriz. “Önümüzdeki maçlara bakacağız.” Fakat bugüne bir not düşün hep birlikte Gaziantep FK’nin maçlarını izleyip, aldığı veya kaybettiği puanları deftere kaydedelim.
Bir de Oğulcan olayı çıktı. Agnostik düşünen, yorum yapan ve karar alan TFF bunlardan bir yenisine daha imza attı. Galatasaray’ın yeni santrforu Oğulcan’a 6 maç men ve opsiyonu olduğu kulübü Rizespor’a da 1.2 milyon Euro para ödeme cezası verdi. Takımlar yer değiştirse idi TFF bu cezayı verebilir miydi? Ya da Oğulcan’ın geldiği takım Galatasaray değil de Başakşehir olsaydı bu karar çıkar mıydı? Hani şekiliz hukuka saygılıyız, şeffaf ve adil yönetiyoruz ya! Galatasaray veya herhangi büyük kulüp (bazı yazdığım veya yazamadığım takımlar hariç) TFF’nin tavrı değişmezdi. Yine aynı kararı alırlardı ve ben yine aynı yazıyı yazardım.
Birçok şartname hazırladım. Hazırlanmasına yardımcı oldum. Bir sözleşme ya da şartnamedeki “opsiyon” her iki taraf içinde geçerlidir. İki taraf “okey” der ise opsiyonun bir artısı olur. Eğer bir taraf sözleşmedeki taahhüdü yerine getirdiyse hükümlülük ortadan kalkar. Ayrıca, Oğulcan sahada futbolcu mu dövdü? Şike mi yaptı? Gazeteciyi mi evinden aldı? Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK) adı üstünde uyuşmazlığı çözer, karar ve ceza verme yetkisi yoktur.
Belhanda’ya “Bedevi”, Sumudica’ya “Çingene”, dur bakalım neler işiteceğiz. Her ne olursa olsun, her kim olursa olsun “NO TO RACIZM”.
Süper Lig’e gelince… 3 Büyüklerin dönüşü ve Trabzonspor’un umutlu yürüyüşü yeterlidir.
Sizin anlayacağınız Batı Cephesi’nde bir değişiklik yok. Adamına ve takımına göre muameleye devam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?