Sakin düşünmek istenmiyor mu?

Ülke olarak ciddi ekonomik sıkıntılarla boğuşuyoruz. Buna bir de bir yıldır salgının eklenmesi toplumsal hayatı iyice çekilmez hale getirdi. Özellikle salgının kontrol altına alınabilmesi için uygulamaya konulan tedbirler sadece ekonomiyi vurarak insanımızın geçim şartlarını zorlaştırmasından ibaret kalmadı, psikolojik ve sosyal sıkıntıları da beraberinde getirdi. Bu sebeple ekonominin biraz olsun nefes alması için kısıtlamaların hafifletilmesi bekleniyor. Ancak, o zaman da yeniden eski günlere dönülebileceği ilgililerce sıkça dile getiriliyor. Yani, kısıtlamalar salgının hızını kesiyor ama bu defa da ekonomideki daralma ve sıkıntılar hızlanıyor. Bunda salgınla mücadelede işin başından itibaren net bir tavır takınılamamış olmasının önemli rolü var. Bu arada salgın ile mücadele konusunda yapılan açıklamaların uzun ömürlü olamayışının, gerek aşı tedariki ve aşılamanın başlaması konusunda söylenenlerin söylendiği gibi hayata geçirilememesinin etkisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Özellikle salgının ilk aylarında ilgililerin yaptıkları açıklamalar toplum tarafından büyük destek görürken giderek bu destek azalmaya başladı. Özellikle de tüm dünyayı kırıp geçiren salgın, iki milyona yakın insanın salgın sebebiyle hayatını kaybettiği bir ortamda salgının çıkış kaynağında adeta salgının yok olması, ister istemez kafalarda sorular oluşturdu. Bu soruların giderilmesi için ciddi açıklamalar da yapılmayınca insanlar ciddi olarak psikolojik sıkıntıya da düştüler. Bu arada aşılamanın başlayacağı tarihin iki defa ertelenmiş olması, aşılamanın yapılacağı program konusunda çelişkili açıklamalar yapılıyor olması tedirginliği artırıyor. Söz gelimi çocuklara ve yaşlılara aşı yapılmasının herhangi bir sakıncası söz konusu olup olmadığı netlik kazanmış değil. Bir yandan ilgililer özellikle yaşlıların aşı yapılacağını ve öncelik verileceğini açıklamalarına rağmen arada öyle sesler çıkıyor ki insanların kafasını bulandırıyor.

Kısacası, salgından çok hâkim olan bilgi kirliliği insanları tedirgin ediyor. Hâlbuki bu durumlarda açıklamalara duyulan güven salgınla mücadelede sonuç almayı büyük ölçüde etkiler. Tüm bunları söylerken yapılan mücadeleyi eleştiriyor değilim. Sadece bilgi kirliği önlenebildiği takdirde mücadelede çok daha başarılı olunabileceğine dikkat çekmeye çalışıyorum.

Bu arada iktidar sahiplerinin özellikle ekonominin içine sürüklendiği darboğazı sadece salgına yıkmaya devam etmekten vazgeçmeleri gerekiyor. Çünkü ekonomi salgın öncesinde de iç açıcı değildi. Ekonomik alanda da yapılan açıklamalar ve uygulamalar hep çelişkili oldu. Bir baktınız sorunların tek sebebi faiz olarak ilan edildi, Merkez Bankası Başkanı faizi indirmemekte direniyor diye görevden alındı, ardından içine düşülen özellikle döviz darboğazından çıkabilmek için faiz oranlarının artırılması yoluna girildi. Çizilen pembe tabloların içinin doldurulamayışı da toplumda söylenenlere güveni azalttı. Kısacası, ülke el yordamıyla idare ediliyor, salgınla mücadelede ekonomide olduğu gibi deneme yanılma ile sürdürülüyor görüntüsü çıktı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?