Reklamı Kapat

Şalom’dan ilginç yorum!

Türkiye’deki Yahudi camiasının yayın organı Şalom Gazetesi’nden bir yorum;

* “Körfez ülkeleri arasındaki bu yakınlaşma İran ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. İlişkilerdeki sıkıntı Ankara’ya bir fırsat yaratmış ve zengin Katar ile ilişkilerini derinleştirebilmişti. Son gelişme Doha’nın İran ve Türkiye’ye olan bağımlılığını zayıflatabilir. Katar ile diğer Körfez ülkelerinin ilişkileri stratejik noktaya yükselirse, BAE Türkiye’nin bölgede güçlenmesini engellemek için Doha’dan Türkiye’nin askeri üssünü kapatmasını isteyebilir. Öte yandan Katar ile diğer Körfez ülkelerinin ilişkilerinin bir anda bu noktaya gelmesi pek de kolay değil. Bu süre zarfında Katar ne İran’ı ne de Türkiye’yi uzaklaştırmak isteyecektir.”

* “Türkiye açısından ise Körfez ülkeleri arasındaki normalleşme, dış politikasındaki yeni bir tıkanmayı gösteriyor. Bu gelişme Ankara tarafından memnuniyetle karşılansa da, İran’a karşı aynı blokta bulunan İsrail’in elini güçlendirirken, Ankara’nın yeni dostlara ve ittifaklara gereksinim duyduğunun yeni bir göstergesi oluyor. Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi için de yeni bir baskı unsuru oluşturuyor. Ankara’nın son dönemdeki olumlu açıklamaları ise şimdilik İsrail’de kuşku ile karşılanıyor.”

* “Trump, koltuğunu bırakacağı güne kadar, Kushner’in ısrarının da etkisiyle, Ortadoğu’da başladığı değişimi tamamlamayı aklına koymuş gözüküyor. Trump yeni parametreler ve yeni gerçeklerle dolu bir bölge bırakıyor yeni ABD Başkanı Joe Biden’e. Onun Ortadoğu politikasını ise işte bu yeni parametreler belirleyecek.”

***

Şalom diyor ki, “Trump, koltuğunu bırakacağı güne kadar, Kushner’in ısrarının da etkisiyle, Ortadoğu’da başladığı değişimi tamamlamayı aklına koymuş gözüküyor.”

Trump, Ortadoğu’da neler yaptı?

* Kudüs’ü terör devletinin başkenti ilan etti…

* Filistin’in asıl sahibi Filistinlileri tamamen yok sayan “Yüzyılın Anlaşması” denilen paçavrayı hayata geçirmek istedi…

* Terör devleti İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıdığını ilan eden deklarasyonu imzaladı...

Bunlar birkaçı sadece…

Şalom diyor ki, Trump, kalan bu 9 günlük süre içinde, Yahudi damadı Kushner’in ısrarının da etkisiyle, kalan parçaları tamamlayacak!

Nasıl olacak bu? Şalom’a göre, sarışın kovboy son birkaç çılgınlık daha yapabilir! En azından yorumdan anlaşılan bu!

Türkiye’deki Yahudi camiasının yayın organı Şalom Gazetesi’nin Ortadoğu’da oluşturulmak istenen dengelere bakışı bu şekilde. İlginç…

TÜRKEŞ’E NAZIM HİKMET ŞİİRİNİ KİM OKUTTU?

MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, 1991 (20 Ekim) seçimlerinde Refah Partisi listelerinden milletvekili seçildi. Hani, Refah Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi’nin seçim ittifakı yaptığı o seçimler... Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın liderliğinde Refah Partisi’nin büyük başarı gösterdiği seçimlerde, IDP Genel Başkanı Aykut Edibali de o seçimlerde parlamentoya girmeye hak kazandı, milletvekili seçildi.

***

Anlatmak istediğim başka bir şey...

MHP’nin 1994 Ekim kurultayı... MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, o kurultay konuşmasını, yardımcısı Rıza Müftüoğlu’na danışarak hazırladı.

Konuşma metninde, Nâzım Hikmet’in şiiri yoktu...

Ama Türkeş, kurultayda beklenmedik şekilde Nazım Hikmet’in şiirini okudu. Hemen her yerde haber oldu… 

Rıza Müftüoğlu, bunun sebebini sorar, Genel Başkanına. Türkeş’in cevabı şöyle olur: “Bölücü gruplar Türkiye’nin birliği ve dirliğini tehdit ediyor. Ben Nâzım’dan İstiklal Savaşı ile ilgili bu şiiri okuyarak Milli Sol’a mesaj veriyorum, onlarla yakınlaşmaya çalışıyorum. Bu şiir Milli Sol’a uzattığımız bir zeytin dalıdır. Milli olan bütün değerleri benimsiyoruz. Nâzım’dan şiir okumamın temel sebebi budur.”

***

Bilmiyordum, Türkeş’e Nazım Hikmet şiirini okutan meğerse kamuoyu araştırmacısı Hakan Bayrakçı imiş... Bu vesile ile Hakan Bayrakçı’nın, Alparslan Türkeş zamanında MHP’den aday olduğunu da öğrenmiş olduk...

MİLLÎ GÖRÜŞÇÜ KİMDİR?

* Millî Görüşçü; “kınayanın kınamasına aldırmadan”, sabır, tahammül ve tevekkül ehlidir.

* Makamla, parayla, güçle tanıştığı imtihanda Uhud’un 10 okçusu gibi… Ya da Talut’un Ordusu’ndaki “bir avuçtan başka su içmeyenler” gibi davranırlar.

* Azınlığa düşmeleri ve stratejik geri çekilme anlarında etrafı suçlayanlar, mazisini ret edenler ve bukalemun gibi renk, yılan gibi deri değiştirenler, bu büyük davayı sırtlayacak sabır yüklü mücahit,  Millî Görüşçü, dava adamı  olamazlar.  (Cuma Şahin, AGD-MGV, Adana)

REKTÖRLER NE KADAR LİYAKATLİ!

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör ataması bu kadar gündemde ya, hani…

Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜNİAR) Direktörü Prof. Dr. Engin Karadağ, rektörlük kurumuyla ilgili bir araştırma yaptı.

Independent Türkçe’den Lale Elmacıoğlu’nun haberine göre, araştırma, “Türk rektörlerin uluslararası yayın ve atıf sayılarını” içeren bir çalışma.” Prof. Karadağ diyor ki;

* “Türkiye’deki üniversitelerin durumuna bakıldığında, başarısızlıkta PISA’dan aşağı kalınmıyor. Liyakata önem verilmiyor. Ülke olarak eğitimde toptan başarısızız.”

* “ABD, beyin göçünden faydalanıyor. Hem üniversite öğrencileri olarak hem de akademisyenler olarak. Başarılı olanları seçiyor, dünyanın en iyileri orada olunca da üniversitelerindeki başarı oranı yüksek oluyor.”

* “68 rektörün uluslararası yayını yok, 71 rektörün ise uluslararası atıf sayısı sıfır! Türkiye’deki 206 üniversitenin 68’inde görev yapan rektörlerin uluslararası yayını bulunmuyor. Uluslararası yayını olan 138 isimden 71’inin ise uluslararası atıf yapılan makalesi yok!”

* “Türkiye’de rektör olmak için akademik niteliğe bakılmıyor!”

* “Vakıf üniversiteleri mevcut öğrencilerden aldıkları parayı, mevcut öğrencileri yerine, gelmesi muhtemel olan öğrencilere harcıyor. Bol bol reklama para harcıyorlar.”

***

Asıl bu noktalara dikkat etmek gerekmiyor mu? Şu isim rektör olmuş, bu isim rektör olamamış tartışmalarının ötesinde, rektörlerimiz ne kadar liyakat sahibi?

Rektörlerimiz atandıktan sonra başlarında bulundukları üniversiteleri hangi noktaya taşımışlar! Buna bakmak lazım değil mi?

Şu anda mevcut rektörler böyle bir karşılaştırmaya hazır mı, acaba?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?