Popülist İslamcılık-I

Osmanlı Devleti’nin hâkimiyeti altındaki İslamcıların bir kısmı Sultan II. Abdülhamit’e karşı mücadele etmiş, bir kısmı da yanında saf tutmuştur. Sultan II. Abdülhamit yönetimine karşı olan İslamcılardan bir kısmı O’nun “hal fetvasını” vermiştir.

Siyasal İslâmcıların bir kısmı, Osmanlı Devleti’nin hâkimiyeti alanında oluşmuş bir yapıdır. Şerif Mardin bunu şöyle izah etmektedir: “Hadis Ehli’nin Osmanlı İmparatorluğu’ndaki muadili, halk katlarının fikirlerine tercüman olan bir ikincil ulema grubu, 1909’da İttihad-ı Muhammedî adında bir teşekkül kurdu. Bunlar, daha çok devletin ulema için ayrılmış yüksek katına erişemeyenler olmaları açısından, ‘popülist’ bir gelenekle ilişkilerini kurabilmişlerdi.”

Popülist İslamcılık, Osmanlı hâkimiyetinin altında payitahtta ortaya çıkmıştır. Reformist İslamcılık gibi, Osmanlı’nın hâkimiyetinin ve elinin ulaşmadığı topraklarda değil hemen hilafetin yanı başında İstanbul’da ortaya çıkmıştır. Bu hareketin ortaya çıkışında Sultan Abdülhamit karşıtlığının yanı sıra, Batı’ya karşı mağlubiyet psikolojisi, yine Batı’dan tevarüs eden hak ve özgürlük arayışı ve biraz da bağnazlığın etkisi vardır.

İslamcılar, önceleri İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde rol almışlardır. Hatta bu cemiyet için “mübarek cemiyet, cemiyet-i celile, fırka-ı muhtereme, hıyâr-ı ümmet” tabirlerini kullananlar olduğu gibi cemiyeti kuranlar için “mücahit, ashab-ı celadet, kahraman, cihad-ı hürriyet” gibi tabirler kullananlar da olmuştur. Sebilürreşad mecmuası bir dönem İttihat ve Terakki’yi desteklemiştir.

Manastırlı İsmail Hakkı, Sait Halim Paşa gibi reformistlerle anti-reformist Mustafa Sabri Efendi gibiler de cemiyetin kurucuları arasında yer almıştır. Buna mukabil çoğunluğunu Türkçülerin teşkil ettiği içinde masonlardan İslamcılara kadar birçok görüşü barındıran İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin dini, nüfuzlarını etkinleştirmek için bir araç olarak gördükleri görülmektedir. Cemiyetin bu tutumunu anlayan İslamcılar, İttihat ve Terakki’yi terk etmişlerdir.

İslamcılar, İttihat ve Terakki’den umduğunu bulamamış olmalı ki söz konusu cemiyete muhalefet için kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na destek vermişlerdir. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi ve Beyan’ul Hak dergisi bu fırkayı desteklemiştir. Babıâli Baskını’ndan sonra faaliyetlerine son verse de daha sonra tekrar faaliyetlerine devam etmiştir.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası’yla eş zamanlı kurulan partilerden birisi de İttihad-ı Muhammedî Partisi’dir. Hürriyet ve İtilaf Fırkası 21 Kasım 1911’de, İttihad-ı Muhammedî Partisi ise 3 Kasım 1909 tarihinde kurulmuştur.

Popülist İslâmcıların kurdukları ilk parti İttihad-ı Muhammedî Partisi’dir. Parti 31 Mart Vak’ası’ndan birkaç gün önce 3 Nisan 1909’da Derviş Vahdeti tarafından çıkartılan Volkan gazetesi etrafında toplanan kişilerce kurulmuştur.

Kurucuları şunlardır: “Tevfik Derviş Vahdeti, Süheyl Paşa, Mehmet Sadık, Mehmet Emin Hayreti, Ahmet Esat, Mehmet Emin, Hafız Mehmet Sabri, Şevket Efendi, Bediüzzaman Saidi Kürdi, Hacı Hayri, Raşit, Ferik Rıza Paşa, Faruki Ömer, Şevki Efendi, Seyyid Müslim Penah, Refik, Muhammed Efgani, Ahmet Nazir, Ferik Hacı İzzet Paşa, Seyyid Abdullah El Haşimi El Mekki, İhsan, Hayri Abdullah Ziyaeddin, Şeyh Ali, Hacı Kazım, Hacı Mehmet.”

(Devam edecek.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?