Allah’ın yardımı ve zafer

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Türkiye’de işbirlikçi kadrolar tarafından yürütülen Batı cahiliyesinin ürünü Faizci Kapitalist Sömürü Düzeni yerine Adil Düzen’i ikame etmek çetin ve zorlu bir mücadele ister. Sağlam ve sadık Milli Görüş kadroları bilirler ki, zafere giden yol, iddia ve tenkit yolu değildir. Zafere giden yol, ispat, sebat, cihat ve sabır yoludur. Biz her şeyden önce İslam’ca düşünüp, İslam’ca yaşamak, Allah yolunun erleri olarak tabi tutulduğumuz çetin imtihanda; “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz” hükmü gereği samimi dava kardeşleri olmak zorundayız. Bunu başarabilirsek Allah’ın yardımıyla izzet sahibi olur, zaferden zafere koşarız. Müslüman’ın ilmi; faydalı ilimdir. Peygamberimizin, “Faydasız ilimden sana sığınırım” dediği gibi bizler, faydasız ilimden Allah’a sığınmalıyız. Allah’tan başka, hiçbir kimsenin rızasını gözetemeyiz. Allah’ın mutlak emri olarak bütün insanlığın hidayetini isteriz. Manevi durumu ne olursa olsun; inkârcı olsun, müşrik, münafık, fasık ve facir herkesin saadeti için çalışırız. İnanırız ki hidayet Allah’tandır. Hidayetten nasibi olanlar, bizim telkin ve tekliflerimizle, adil düzen yolunu bulurlar. Hidayetten nasibi olmayanlar ise, cehaletin karanlığında yok olup giderler. Bir mümin, kardeşlerinin şevkini, azmini kıracak zararlı konuşmalar yapamaz. İslam; zan değil fıkıhtır. Salim fıkıh; inananları her şart altında tevhit ve adil düzeni hayata ikame etme mücadelesine sevk eder. Bizler; zanlarımızı, etkisi altında kalınan algıları, salim fıkhın yerine koyamayız. Allah’a kulluğun, iman kardeşliğinin, tebliğ ve davetin, tek bir teşkilat olmanın, itaat ve sadakatin ahlakına sahip olmalıyız. Bize, birbirimizin tarafı olmak değil, kardeşi olmak yaraşır. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için olmak önemli bir ahlaktır. “Zorluklar karşısında yılgınlığa düşmeyin, üzüntüye de kapılmayın. Zira eğer gerçekten inanıyorsanız, eninde sonunda üstün gelecek olan, sizlersiniz.” Bu ayette uyulması gereken bir ahlak, bir öğüt ve bir vaat vardır.

ALLAH’IN ORDUSU 

Allah’ın ordusu; peygamberler ve onlara iman edenlerden oluşur. Allah, iman edenlere yardım ve zafer vaat etmiştir. Bu zafer vadinin imtihanı ve şartları vardır. Sabretmek, iman ve azim ile davayı yürütmek gerekir. Nur 55: “Allah, içinizden iman eden ve bu imanın gereği salih işler ortaya koyanlara söz vermiştir. Onlardan önce gelip geçen dürüst ve erdemli milletleri egemen kıldığı gibi, onları da yeryüzünde egemen kılacak, onlar için beğendiği inanç sistemini ve bu inanca bağlı hayat nizamını hem gönüllerde, hem de yeryüzünde sapasağlam yerleştirecek ve yaşadıkları korkuların ardından onları güvenlik ve esenliğe kavuşturacaktır. Onlar ki, yalnızca bana kulluk eder, hiç kimseyi ve hiçbir şeyi bana ortak koşmazlar…” Zafere ulaşmanın temel şartı, itikat ve düzen olarak İslam’ın ruhuna sarılmaktır. Şekillere saplanıp İslam’ın özünden uzaklaşan, hurafeler, zanlar, fasit algılarla hareket eden edilgen topluluklar zafere ulaşamazlar. Yeryüzünde; tembel, gayesini unutmuş, iman ve cihat şuurundan mahrum kadrolar değil, çalışan, dinamik, iyi ahlâk sahibi, hedefine kilitlenmiş şuurlu ve âdil kadrolar iktidar olmuşlardır. Hakkını vererek Allah yolunda cihat edenler zafere ulaşmışlardır. Erbakan Hocamız cihadı ve orduyu şöyle tanımlamıştır: “İslam’da cihat, yine İslâm’a göre olmak ve bir teşkilat düzeniyle yapılmak zorundadır. Bu da bir karargâha bağlılık ve itaati gerekli kılmaktadır. Ordu demek; yapılacak işlerin belirlendiği, her işe göre münasip görevlilerin tayin edildiği ve eğitildiği, emir komuta disiplini ve sorumluluk düşüncesi içerisinde, herkesin görevini en iyi şekilde yerine getirdiği kadro ve teşkilât demektir.”

KAVRAMLAR

İzzet: İnsanın yenilmesine engel olan şeydir ve üstünlük, şeref ve haysiyet, kuvvet ve güç sahibi olmayı ifade eder. Mutlak izzet sahibi yalnızca Allah’tır. Peygamber ve müminler Allah’ın emrine itaat edip İslam’ı yaşadıkları için O’nun yanında üstünlük ve şeref kazanmıştır. Münafikun 8: “Diyorlar ki; yemin olsun ki, eğer Medine’ye dönersek en aziz olan zelil olanı oradan çıkaracaktır. Oysaki izzet Allah’a, Peygamberine ve müminlere aittir. Ama münafıklar bilmezler.” Bu ayet, Müslümanlara tepeden bakan, onlarla alay eden münafıklara cevap vermektedir.

Tevfik: Allah’ın, kulun yararına olan şeyi yapmayı dilemesi ve kulu; kendisinin beğeneceği, razı olacağı şeyleri sevmeye, dilemeye ve yapmaya muktedir kılması, gazap edeceği fiillerden nefret ettirmesidir. Hud 88: “Fakat başarıya ulaşmam, ancak Allah’ın yardımı sayesinde olacaktır. Çünkü ben, yalnızca O’na dayanıyor ve O’na yöneliyorum.” Mümin böyledir.

Zafer: Başarmak, galip gelmektir. Zafer Allah’ın yardımı iledir. Al-i İmran 160: “Eğer Allah size yardım ederse artık kimse size üstün çıkamaz. Eğer sizi yardımsız, kendi halinize bırakırsa o zaman O’ndan başka size kim yardım edebilir? Şu halde müminler yalnız Allah’a güvensinler.” Allah, bir imtihan olarak zafer günlerini insanlar arasında döndürür.

Nusret: Yardım etmektir. Allah’ın yardımıyla hak batılı yener. Bu yardım Allah yolunda cihat edenleredir. Muhammed 7: “Ey iman edenler! Siz eğer Allah’a (itikat ve düzen olarak İslam’a)  yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam tutar.”

Allah’ın yardımı cihat eden kullarına açıktır.

Felah: Arzu edilen şeyleri elde etmek, istenmeyen şeylerden kurtulmak, gayeye ulaşmak, hayır, nimet, refah ve saadet içinde bulunmaktır. Felah; müminin iman ve cihat görevini yerine getirmesinin sonucunda dünyada elde edeceği başarı ve mutluluğu, ahirette ulaşacağı ebedi kurtuluş ve saadeti ifade eder. Para, kadın, makam, şöhret gibi engelleri aşanlar, dünyada devlete; ahirette cennete ulaşırlar. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?