Bize yanlış anlattılar

Kelimeler her şeyimizdir. Kelimelerle konuşur, kelimelerle düşünür, kelimelerle anlamlandırırız dünyamızı. Kelimeler bizim değerimizdir. Eğer bir kelimeyi yanlış anlamlandırıyorsak ya da birileri bilinçli bir şekilde yanlış anlatıyorsa ve bizde bunu kabul ediyorsak hayatı da yanlış anlayacağız demektir. Öyle de olmaktadır. Şikâyet ettiğimiz, kaybettiğimiz ne varsa kelimelerimize sahip çıkmadığımız için geldi başımıza. Birer birer içini boşalttılar değerlerimizin de sesimizi çıkartmadık. Öyle gizli saklı yapmadılar gözümüzün önünde yaptılar her şeyi. Onlar masal anlattılar biz dinledik…

Bize insanı yanlış anlattılar. İnsanın sadece bu dünyaya ait olduğunu düşündürttüler. İnsan yer, içer, büyür, yaşar ve ölür dediler. Amaçsız, sorgulamayan, çalışmayan, günü geçirmekten, eğlenmekten başka derdi olmayan insanlar türedi. Birbirinden habersiz, dertleri ile dertlenmeyen insandan geriye ne kalırdı insanlık namına? Düşünmedik. Ne bizi biz yapan değerler kaldı ortada ne de insanlık! Hâlbuki insan yeryüzünün halifesiydi, Allah’ın vekiliydi. Hak ve batıl mücadelesinde hakkın yanında olmak, dünya nizamını sağlamaktı görevi. Unutturdular!

Bize genci yanlış anlattılar. Ergen dediler ona. Aklı beş karış havada, bir işin ucundan tutmaz dediler. İnsanlığa faydası dokunmaz, ipsiz sapsızın tekidir dediler. Ne kadar kötülük varsa onların başının altından çıkar dediler. Uzak durun ondan, dokunmayın diye eklediler. Dokunmadık. Onları anlamaya çalışmadık, ne yapabiliriz demedik. Ellerinden tutmadık! Kendimizden ittikçe ittik. Ergenler büyüyemedi, yetişkin olamadılar. Birer birer avuçlarımızın arasından kaydılar. Hâlbuki kıymetlimiz, göz bebeğimiz, hazinemizdi onlar. Yarınımızın teminatıydılar. Bilemedik kıymetlerini…

Bize aileyi yanlış anlattılar. Aileyi baskı unsuru olarak tanıttılar. Şiddetin yuvası olarak gösterdiler. Kadına, çocuğa, topluma en büyük zararı aile veriyor dediler. Sözleşmeler imzalattılar, aileyi dağıtmak için antlar içtiler, biz sustuk. Senaryolar yazdılar, filmler çektiler. Bakın aile ne kadar kötü bir yer dediler. Sahte senaryolarına inanmamızı beklediler. İnandık! Hâlbuki aile cennet bahçelerinden bir bahçeydi. Mahrum kaldık, mahrum bıraktık kendimizi cennet bahçesinden. Kadını da koruyamadık, çocuğu da…

Bize medeniyeti yanlış anlattılar. Gericisiniz dediler, yerinizde sayıyorsunuz dediler. Bu kafayla yol alamazsınız dediler. Değişmelisiniz dediler. İlerlemek için, modernleşmek için onlar gibi olmamız gerekiyordu. Bize ezik hissettirdiler, ezdirdik kendimizi! Hâlbuki onların medeniyeti zulüm, gözyaşı ve kandan ibaretti. Daha dün “tek dişi kalmış canavar”la savaşırken, bir anda medeniyet sahibi sandık onları. Onlar gibi olmak için çalıştık. Modern olmak, medeni olmak istiyorduk. Ne derlerse kabul ettik. Düşünmedik, sorgulamadık. Bize ait ne varsa teker teker kaybettik…

Bize başka masallar da anlattılar. Biz sadece dinledik. Tankla tüfekle gelmediler üstümüze. Kavramlarla saldırdılar. Bizimle değil kavramlarımızla savaştılar. Yaraladılar kavramlarımızı, esir düşürdüler. Kavramlarımız olmadan tehlike arz etmeyeceğimizi biliyordular. Yanılmadılar. Yanılan bizdik. Ellerinde silah yerine paketlenmiş, süslenmiş kavramlarını görünce aldandık. Kendi kavramlarımızı bırakıp birer birer onların kavramlarını kabullendik.  Düşman düşmanlığından vazgeçti, bize beyaz bayrak uzattı sandık. Gözümüzün önünde yaşandı her şey. Biz sustuk sadece sustuk. Zamanında susan insanın şikâyet etmeye hakkı yoktur. Ancak her yanlıştan bir şekilde de dönülmelidir.

Artık kavramlarımıza sahip çıkmanın zamanı geldi. Esareti bitirmek, yaralarımızı sarmak bizim elimizde. O güce sahibiz. Çünkü biz “külüne üflesen altından iman çıkan” bir milletiz. Hadi kalkalım ve sahip çıkalım bize ait olan ne varsa!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?