Reformist İslamcılık

Reformist İslâmcılığın doğduğu dönem, İslâm dünyasının Batı karşısında güç kaybettiği ve Batı’nın ilerlediği döneme rastlamaktadır. Bu bakımdan, bu dönem İslâm âleminin çöküşünün sorgulandığı, eski güçlü günlere dönülmesi için neler yapılması gerektiğinin planlandığı bir aralığı kapsamaktadır.
Bu dönemde, Batıcı, ilerlemeci, seküler arayış Müslüman entelektüeller arasında kökleşti. Bu dönemde Batı’da Protestanlık’ta yapılan reform ve ıslahatın İslâm dininde de yapılmasını öngören görüş ve tezler yaygınlık kazanmıştır.
Reformist İslâmcılık, İslâm’ın iktidar sorunundan, ekonomik yöndeki geri kalmışlığına hatta dinde reforma kadar birçok yönden yeniden yapılandırılması fikriyle ortaya çıkmış; Cemaleddin Efganî, Muhammed Abduh ve Reşit Rıza ile vücud bulmuştur.

Reformist İslâmcılık, genellikle erken dönemde Osmanlı Devleti’nin elinden çıkan Uzakdoğu (Pakistan, Afganistan) ve etki alanının azaldığı Ortadoğu’da (Mısır, Suriye v.b.) yerlerde etkili olmuş ve Batılılarca desteklenmiştir. Osmanlı Devleti’nin Batılı devletler karşısında geri kalması, Osmanlı’nın ücra köşelerindeki topraklarının Batılı devletlerin eline geçmesi ve bazı yerlerin sömürgeye dönüştürülmesi, Batı’nın savaşla veya sömürgecilikle hâkim olduğu yerlerde yöresel halka zulmetmesi, İslâm âleminde bir başkaldırıyı beraberinde getirdi. Bu ortamda Hollanda Endonezya’yı, İngiltere Hindistan’ı, Rusya Orta Asya’yı, Fransa Kuzey Afrika’yı işgal etmişti.

Önceleri İslâm âleminin yeniden güç bulması için iyi niyetle başlayan reformist İslâmcılık, kısa zamanda sömürgeci emperyalist devletlerin de etkisiyle seküler bir arayışa dönüşmüştür. Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinden çıkan ve Batılı devletlerin sömürgesi haline gelen bölgelerde kendine yer bulan Batıcı, ilerlemeci ve seküler Müslüman entelektüeller Batı’da Protestanlık’ta gerçekleştirilen reform ve ıslahatın benzerini İslâm dininde gerçekleştirmek hedef ve teziyle ortaya çıktılar.
Başlangıçta selefi mantıkla işe başlayan Cemaleddin Efganî’nin başını çektiği, Muhammed Abduh’la bir taraftan Arap milliyetçiliğini körükleyen, diğer yandan dinde reform faaliyetleriyle (Reşit Rıza’nın da bu görüşlere katılmasıyla devam eden süreç) hem İslâm dininde reformu amaçlamış hem de radikal söylemleriyle ön plana çıkmıştır.
Bu akımın öncüsü kabul edilen Cemaleddin Efganî’nin masonluk ve İngilizlerle ilişkileri, Sultan Abdulhamid’in Efganî’yi İstanbul’a çağırıp, burada göz hapsinde tutması ve kontrol etmesi sonucunda Osmanlı Türkiyesi’nde ve Cumhuriyet döneminde etkili olamamıştır. Ancak, İslâm dünyasında özellikle Mısır, Suriye, Hindistan, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan’da etkilisini göstermiştir.
Bu kategorideki İslâmcılar, Batı’nın terakkisine öykünmüş ve bu terakki için Batı’daki gibi dinde reform gerektiğine inanmışlardır.
Bu reformcu görüş daha çok Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetini kaybettiği bölgelerde görüldü. İngiliz işgali altındaki Hindistan, Ortadoğu’da Mısır ve civarı, Kuzey Afrika bölgeleri bunlardandır. “Dinde Reform ve İctihad, Dinleri Birleştirme Teşebbüsü, Dinlerarası Diyalog, Kur’an İslâm’ı /Müslümanlığı ve Tarihselcilik” teşebbüsleri bu minvalde gelişmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?