Allah katındaki değerinizi merak ediyor musunuz?

Câbir (r.a.) şöyle anlatıyor, Efendimiz (s.a.s.) ile birlikte iken buyurdu ki:

“Allah katındaki değerinizi öğrenmek ister misiniz? O halde Allah’ın (emir ve yasaklarının) kendi hayatınızdaki değerine bakın. Kişi Allah’ı ne kadar tazim ederse (emirler ve yasakları konusunda ne kadar titiz davranırsa) O’nun katındaki değeri de o kadardır” (Kandehlevi). Yani biz hayatımızda Allah’ın emirlerine ne kadar değer veriyorsak Allah da bize o kadar değer veriyordur.

Mesela Allah’ın emri olan namaza ne kadar değer veriyoruz? Namaz bizim için dizi izlerken reklâm arası kılınacak ya da yoğun iş temposundan dolayı iki dakikada kılalım da aradan çıksın dediğimiz bir ibadet midir?

Unutmayalım! Biz namaza ne kadar değer veriyorsak Allah katındaki değerimiz de o kadardır.

Mesela evlerimizde Allah’ın emirlerine ne kadar değer veriyoruz? TV’deki kanallarımızı, izlediğimiz dizileri, haber ve tartışma programlarını seçerken Allah’ın emir ve yasaklarını dikkate alıyor muyuz?

Girdiğimiz internet sitelerini seçerken, takip ettiğimiz sosyal medya adreslerini belirlerken, YouTube kanallarında dolaşırken, sosyal medyada yorum, beğeni ve paylaşım yaparken Allah’ın emir ve yasaklarını ne kadar dikkate alıyoruz?

Eşimize karşı davranışlarımızda, anne-babalarımızla münasebetlerimizde, akraba ve komşuluk ilişkilerimizde, çocuk eğitimimizde Allah’ın emir ve yasaklarına ne kadar değer veriyoruz?

Evimize giren kazancın, mutfağımıza giren gıdaların helalliği konusunda, faizden, haram lokmadan, kul hakkından ve haksız kazançtan uzak durma konusunda Allah’ın emir ve yasaklarını ne kadar dikkate alıyoruz?

Düğünlerimizi yaparken, kızımızı isteyen damat adayını değerlendirirken, oğlumuza düşündüğümüz gelin adayını seçerken Allah’ın emir ve yasaklarını ne kadar dikkate alıyoruz?

Unutmayalım! Biz evlerimizde Allah’ın emir ve yasaklarına ne kadar değer veriyorsak Allah katındaki değerimiz de o kadardır.

Hâsılı biz bütün bir hayatımızda Allah’ın ve peygamberin emirlerini ne kadar dikkate alıyorsak Allah’ımız da bize o kadar değer veriyordur.

Ticaret hayatımızda, ekonomik planlarımızda, borç alışverişlerimizde, para muamelelerimizde Allah’ımızın emir ve yasaklarına ne kadar değer veriyorsak Allah da bize o kadar değer veriyordur.

Siyasi tercihlerimizde, gelecek planlarımızda, hedef ve ideallerimizde, günlük programımızda Allah’ımızın emir ve yasaklarına ne kadar değer veriyorsak Allah da bize o kadar değer veriyordur.

Sosyal, siyasal, ekonomik ve ahlaki alandaki her tercihimizi Allah’ın emir ve yasaklarına göre şekillendirmek, Allah’ın reddettiklerini reddetmek ve tüm hayatı bu bilinçle inşa etmek, Allah katındaki değerimizin daha dünyadayken en önemli göstergelerindendir.

Hayatın her alanında ortaya koyduğumuz davranışlarımızın, tercihlerimizin, ret ve kabullerimizin Allah’ın kitabına ve Resulünün (s.a.s.) sünnetine uygunluğu ne ölçüde ise Allah’ın bize vereceği değer de o ölçüde olacaktır.

Aile hayatımızda, düğünümüzden çocuklarımızı yetiştirmeye, internet kullanımımızdan izlediğimiz dizilere, komşuluk ve akrabalık ilişkilerimizden alışverişlerimize kadar, attığımız her adımda ve sergilediğimiz her davranışta Allah’ımızın emir ve yasaklarına ne kadar değer veriyorsak Allah da bize o kadar değer veriyordur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülaziz Kıranşal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Muvahhid E. - Allah'a İman'dan önce TAĞUTU inkar, Teberri etmek şarttır.

Dinde zorlama yoktur. Rüşd/Hak, batıldan (kesin bir biçimde) ayrılmıştır. Her kim (reddetmek, tekfir etmek, teberrî etmek suretiyle) tağutu inkâr eder ve Allah’a iman ederse kopması olmayan sapasağlam kulp (olan Kelime-i Tevhid’e) tutunmuş (ve İslam dinine girmiş) olur. Allah (işiten ve dualara icabet eden) Semi’, (her şeyi bilen) Alîm’dir. (2/Bakara Suresi, 256)

(İslam’ın kopmaz kulpu Kelime-i Tevhid’dir. Kişinin Kelime-i Tevhid’in ehlinden olması ve söylediği Lailaheillallah’ın kendisine fayda sağlaması için iki şart zikredilmiştir: Tağutu inkâr ve Allah’a (cc) iman.

Tağut, Kur’âni bir kavram olup Kur’ân’da sekiz farklı ayette geçmektedir. İslam’ın en önemli kavramlarından olan tağutu reddetmek, tüm peygamberlerin ortak gündemidir. (Bk. 16/Nahl 36)

Kur’ân’a göre tağut:

- Kur’ân’ın ölçüleri dışında ölçüler koyarak insanları vahyin aydınlığından küfrün karanlıklarına götüren geleneksel, dinî ya da siyasi bilgi kaynağı (2/Bakara, 257)

- Putlaştırılan, uğruna yaşanıp ölünen, dostluk ve düşmanlığın kendisine göre belirlendiği, meşruiyetini Allah’tan almayan değerler ve takip edilen yollar (4/Nîsa, 76)

- Allah’ın yasalarına muhalif kanun yapan ve insanları buna davet eden şahıslar ve kurumlar ile bunların koyduğu yasalar (4/Nîsa, 60)

- Allah’ın dışında ibadet edilen, Allah gibi sevilen, korkulan, gönülden itaat edilen canlı cansız varlıklar (39/Zümer, 17).

Allah’a iman edip, tağutları reddetmeyen her insan tağuta iman etmiş, ona kul olmuş ve Allah’ı inkâr etmiştir. (Bk. 4/Nîsa, 51; 5/Mâide, 60))

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 10 Ocak 14:02


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?