2020’de fobinin rahmete dönüşmesi

Covid-19 denilen coronavirüs veya koronavirüs olarak da yazılan bulaşıcı hastalığın birçok insanımızın ölmesine, ben ve eşim de olmak üzere birçoğunun hastalanmasına sebep olan, tedbir olarak getirilen yasaklar nedeniyle ekonomik olarak birçok işyerinin zarar etmesine veya kapanmasına sebep olmuş ve olmaya devam etmektedir.

İnşallah halkımızın el ele vererek tavsiye edilen tedbirlere uyarak bunu en az zararla atlatacağız.

Hep zararından bahsetmek yerine bize getirdiği faydalarına bakmak sıkıntılarımızı hafifletebilir.

Bu koronadan önce birçok aile bireyleri  sabah ve akşam yemeğini birlikte yiyemezken, bir senedir aile fertleri, birbirlerini gündüz gözüyle gördüler, güldüler, eğlendiler, yemek yediler, kitaplar okudular, tartıştılar, bilgi kaplarını birbirine akıttılar ve dengelendiler…

Bu hastalık nedeniyle Müslümanların günde beş vakit namazda abdest için beş defa yüzlerini yıkadıkları ve en eski yazılı metin olarak bulaşıcı hastalıklara karantina tavsiyesini Sevgili Peygamberimizin yaptığı hadis-i şerifin Birleşmiş Milletler’de ve dünyanın en çok satan gazetelerinde gündeme gelmesi.

*****

Online yoluyla arzu ettiği konuşmaları, dersleri, yayınları takip etmeyi öğrendiler, öğrettiler.

YouTube, Instagram, WhatsApp, Facebook, Twitter, Zoom gibi kanallardan fezaya bilgi yaydılar, bilgi aldılar.

Mektebini veya medresesini kapatanlar, Zoom’lama yoluyla derslerini daha fazla öğrenciye canlı yayınla yaydılar.

*****

85 yıllık hasret bitti.

İki milyar Müslüman’ın yanan yüreğine su serpildi. Yangın sönmedi.

Paragöz sömürgenlere, “Burnunuzu, toprağa sürteceğiz” mesajını kanun adamları, politikacılar ve halkın tamamının kararı olduğu haberi verildi.

Aklımızı teknolojik gelişmeyle, midemizi dolarla, elimizi ayağımızı Batılı çağdaş kralların kurallarıyla bağlanmış olarak arkasından gittiğimiz güruha, hâlâ ruhumuzu satmadığımızı gösterdik.

Ayasofya ibadete açıldı.

*****

18 ay önce, 25 yaşındaki İtalyan vatandaşı Silvia Constanzo Romano, “Africa Milele Onlus” isimli sosyal yardım kuruluşunun gönüllüsü olarak gittiği Kenya’da, 20 Kasım 2018’de Batı işgal ve sömürüsüne karşı direnen Müslüman direnişçiler tarafından Kenya’nın Chakama bölgesinde iken Somali’ye kaçırılır.

İtalyan gizli servisi, kızı bulamayacağını anlayınca Türk istihbaratından yardım ister ve MİT kısa bir zamanda bulup Mogadişu’da kızı İtalyanlara teslim eder.

Teslim anını televizyondan seyrettik.

İtalyan kız, tam tesettüre bürünmüş.

Basın, tesettürün sebebini sorunca kız cevap veriyor:

“Onlar bana kendi gerekçelerini ve kültürlerini açıkladı. Benim din değiştirme sürecim de yavaş biçimde son aylarda oldu. Bu ne bir ilişkiyle ne de bir evlilikle oldu, sadece saygıdan.”

Batılı siyasiler, İslam’ın gücünü bizim gafillerimizden çok daha iyi bilirler.

Onun için herhangi bir Müslüman’la kendi eğittikleri en yetişmişleriyle bile teması kesecek tedbirler alırlar.

*****

Fransız sömürgenlerin Mali’yi kendi yetiştirdikleri kukla yöneticilere bırakıp giderken aç ve biilaç bıraktıkları ülkenin çocuklarına hizmet etmek için 1994 yılında Mali’ye gelen bir Fransız hanımefendi, Mali’nin Gao şehrine gelir ve o çocuklara yardıma başlar.

Gazetelerin haberine göre dört yıl önce yeniden yine geldiğinde, Mali’de faaliyet gösteren el-Kaide örgütüne bağlı bir teşkilat, bu 75 yaşındaki Sophie Petronin hanımefendiyi kaçırır.

Dört yıldır, Fransız istihbaratı kadını aramaktadır ama bulamamaktadır.

Sonunda kadını kaçıranlarla Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında pazarlık başlar.

10000000 (on milyon) Euro  verilecek ve Fransa zindanlarında haksız yere işkence edilen ve isimleri verilen 130 Müslüman serbest bırakılacak.

Macron, Fransız istihbaratının dört yıldır arayıp da bulamadığı bu bayanı ülkesine getirirse, hem kendisi için bir şov olur hem de Fransız istihbaratının başarısı olur zannıyla kabul eder.

Biz televizyondan Macron’un şova hazırlanırken bükülen dudağını, çatılan kaşını, havada kalan elini ve kaçar gibi giden sırtını gördük.

08.10.2020 günü, Paris’te uçağın merdivenlerinden usul usul inen bu hanımefendiye ilk eli Macron uzatır ve “Hoş geldin Sofhia” der.

Hanımefendi elini vermez ve “Ben Sofhiya değilim, benim adım Meryem. Mali’ye Allah’ın rahmeti için dua edeceğim, zira ben bir Müslüman’ım. Siz bana Sophie diyorsunuz, ancak sizin karşınızda Meryem duruyor” der.

*****

Karabağ’da Ezan-ı Muhammedi’nin okunması. İnşallah yakın zamanda ezanla ilan edilen sisteme de geçilecek faaliyetlere Türkiye önderliğinde başlanır.

*****

2020 yılında göçlerle Avrupa Birliği’ne bir milyonun üzerinde Müslüman göçmenin yerleşmesi.

Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Afrika’da beyni ve bazusu miskin miskin dura dura bozulmuş Müslüman insanların yuvalarını başlarına yıkarak, ayaklarının altındaki hazineyi kaçırmak için gelenler, kendi ayaklarına baltayı vurdular ve kendi ülkelerini ileride fethedecek insanları ülkelerine yerleştirdiler.

Avrupalılar, kendileri çok iyi bilirler ki, zalim, güçlü bileğiyle sömüren Roma İmparatorluğu’na son verenler, zulmettikleri, adam yerine koymadıkları, aç ve sefil bıraktıkları Germenlerin, Vizigotların, Ostragotların ölümü göze alarak Roma’ya doğru yaptıkları göçler nedeniyle Batı Roma yıkılmıştır.

Şu anda Kanada hükümetinde, 30 bakandan iki tanesi göçmen olarak Kanada’ya sığınan Müslümanlardan meydana gelmektedir.

Anadolu Ajansı’nın 27.04.2020’de yayınladığı habere göre Kanada Mültecilik ve Vatandaşlık Bakanı Somali asıllı Ahmed Hussen’in Kanada parlamentosuna sunduğu rapora göre 2019’da 330 bin mülteci, 2020’de 341 bin mülteci kabul etmişler.

“Güzelliğim bozulmasın” mantığıyla hareket eden Batı, doğum yapmaması nedeniyle neslini devam ettiremeyeceğine karar verince ziraatın ve sanayinin değerini insandan daha üstün tuttuğundan hiç değilse ekonomimiz ayakta kalsın adına mülteci kabul ediyor.

Onlar da çoğalıp çocuk sayısınca para almak için çocuk çoğaltmaya başlıyor ve böylece yine kendi düşünürlerinin hesaplarına göre 2070’de Avrupa ve Amerika’nın Müslüman yöneticilerinin eline geçeceği inancıyla fobilerini katlamaya devam ediyorlar.

Korktukları başlarına rahmet gibi yağınca, babalarının kendilerini kandırdıklarına üzülecekler ve İslam’ın rahmet damlalarını içine sindiren çiçeklerin o damlaları medeniyet olarak renk renk, rengârenk ve burcu burcu kokuya dönüştürecekleri iki dünyalarını güzelleştiren, gül yaprağı içinde gülyağının etrafı güzel kokularla doldurması gibi, ahlakı hukukun içinde gül kokusu gibi veren  İslam dinini oralara getiren Müslümanların adlarını bütün cadde ve sokaklarına yazacaklardır inşallah.

“Olmaz” Avrupa cadde ve sokaklarının çoğunluğunun başında “Rue de Saint…” yazar. Saint’ten sonra gelen isim genellikle Romalıların katlettikleri Hıristiyan tebliğcilerdir.

Önce öldürdüler, sonra sokaklarına, caddelerine  ve de meydanlarına öldürdüklerinin adlarını yazdılar.

Avrupa’nın bağrında açılan beş bin caminin dernek üyelerinin isimleri, ileriki zamanlarda cadde ve sokaklara isim olacaktır inşallah.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Muhammed Enes Gökalp - Selamün aleyküm çok çok hürmet ve saygıverdiğim değerli hocam rabbim şafi ismiyle sive ve sizin gibilere şifa versin selam ve dua ile ALLAHA EMANET OLUNUZ

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Ocak 16:14
01

Mahmut Uçar - Değerli hocama YÜCE RABBİM şifalar versin ve sizi ,ailenizi muhafaza etsin. Selam ve dua ile.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 31 Aralık 21:37


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?