Selam ve emniyet

En son sokakta kime selam verdiğinizi hatırlıyor musunuz? Ya da en son ne zaman biri size sokakta selam verdi? İlk kısıtlamaların biraz daha gevşetildiği günlerdi. Bir yere gitmiş geri dönüyordum. O kadar dalmışım ki bir teyzenin selamı ile kendime geldim. Bir selam sizi ne kadar sarsabilir bilmiyorum ama beni epey sarstı. Birkaç saniye olduğum yerde kalakaldım. Ve üzerine de uzunca bir süre düşünme ihtiyacı duydum. Salgından dolayı aylardır evlere kapanmıştık ve bu süreçte telefonla ya da online eğitimler haricinde kimseye selam vermemiştik. Aylar sonra sokağa çıktığımızda da o kadar çok korkmuş ya da korkutulmuştuk ki bırakın selam vermeyi herkes birbirinden kaçar hale gelmişti. Düşünebiliyor musunuz birbirimize selam vermeyi unutacak kadar korkutulmuşuz. İnsanlar maske, mesafe, hijyen tedbirinden öte birbirlerine öcü muamelesi yapıyor, bir an önce işlerini halledip eve dönebilmenin derdinde. Bunun tam tersi hiç tedbir almayan bir kesimin varlığını da inkâr edemeyiz. Ancak konumuz şu an bu değil. Konumuz birbirimizden korkmamız, güven ve emniyet duygumuzun gittikçe azalması…

Tabi bunun altında yatan birçok sebep var. Aylardır bir belirsizlik üzerine yaşıyoruz. Bu virüsten nasıl korunacağımızı bilmiyoruz. Tıp dünyası maske takmamız işe yarıyor mu yoksa maske takmak çok daha tehlikeli mi hâlâ daha net bir şekilde bunun cevabını veremedi. Bir ara bu hastalık sadece yaşlıları öldürüyor, gençler korkmasın havasına bile sokulduk sonra birer birer genç hasta haberleri almaya başladık. İlaçlar ve aşılar çok daha derin bir tartışma konusu. Gerçekten işe yarayıp yaramadığı, yan etkilerinin ne olduğunu bile bilemiyoruz. Maske, mesafe, hijyen kurallarına dikkat etmemiz söyleniyor ancak evinden hiç çıkmadığı halde hastalanan kişiler var. Elbette bunlara uymayalım demiyorum sadece içinde bulunduğumuz durumun belirsizliğini göstermeye çalışıyorum. Doğru ve sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmiyoruz. Bilmediğimiz bir şeyle mücadele etmemiz çok zordur. Belirsizlik insanda korkuyu tetikler. Korku insanın hayatta kalması için gereklidir. Ancak bu korku dozu artırılırsa psikolojik olarak bizi yıpratır ve savunma mekanizmamız çöker. Burada bizi belirsizliğe sürükleyen en büyük sorun ise İslam âleminden bir bilim adamının çıkıp bizi bilgilendiremiyor oluşudur. Bedenlerimizi tehdit eden bu virüsten daha ciddi bir problemimiz varsa bugün, birbirimizden haberimizin olmaması, bir arada olamayışımız, kendi sorunlarımıza kendimizin çözüm üretemiyor oluşumuzdur.

Peki, içinde bulunduğumuz bu belirsizlik ve korku hali ile selamın ne ilgisi var? Selam, basit bir karşılaşma geleneğinden daha fazlasıdır. Selam, emniyettir, güvendir. Selam, Müslümanlar arasında bir paroladır. Müslüman, elinden ve dilinden emin olduğumuz kişidir. Bir kişi selam verdiği zaman biliriz ki o kişi Mümin bir kimsedir ve ondan bize zarar gelmez. Selam, samimiyettir. Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde selam çokça zikredilmiş ve birbirimizi sevmemiz için selamı aramızda yaymamız tavsiye edilmiştir. Demek ki sevginin ve muhabbetin anahtarıdır selam. Selam, duadır. Barış, huzur, esenlik senin üzerine olsun demektir. Evlerimize kapandığımız, güvensiz hissettiğimiz, endişelerimizin had safhaya ulaştığı bu dönemde ihtiyacımız olan her şey var selamda. Aslında bizim özümüze dönmeye ihtiyacımız var. Müslüman’ca düşünebilmeye, Müslüman’ca yaşayabilmeye ihtiyacımız var. Bizim birbirimize ihtiyacımız var. Birbirimizi sevmek içinde selama ihtiyacımız var. Selamı yayalım ki sevgi, samimiyet ve emniyet tomurcukları tekrar yeşersin… Selam hepimizin üzerine olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Hatice Kaya - "Kendi sorunlarimiza kendi çözümlerimizi üretmiyor oluşumuz" kesinlikle virusten daha büyük bir problem...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Aralık 14:44


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?