“Büyük buluşma” 31 Aralık’ta!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

İSLÂM tarihinin en muhteşem olayı hiç şüphesiz Mekke’nin fethidir. Çünkü Mekke “şehirlerin anası”. Dünya tarihinde, ilk kurulan şehir. Üzerinde Mescid-i Haram’ı (Kâbe) barındırıyor. Kâbe de, dünya tarihinde ilk kurulan mabet. “Beytullah”; yani sembolik olarak Allah’ın evi. Kâbe, dünyadaki bütün mescitlerin genel merkezi. Bütün mescittekiler ve bütün namaz kılanlar, namazlarında Kâbe’ye yönelirler.

İslâm öncesi, Mekke’de ve dünyanın pek çok yerinde müşrikler vardı. Zulüm ve haksızlıklar üzerine bir dünya kurmuş; insanlığı bunaltmışlardı. O kadar ki: “Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta!” Kâbe’yi putlarla doldurmuşlardı. 610’da Hira Mağarası’ndan doğan İslâm güneşi yeryüzünü aydınlatmaya başladı. Hak dinin peygamberi ise, Muhammed-ül Emin olarak tanınmış Efendimiz (s.a.v.).

Daha ilk emirle verildi aydınlık muştusu: “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alâk, 1) Efendimiz (s.a.v.) davete başladı. Çileli bir yolculuk! Kalplerde çöreklenmiş küfür karanlıklarını aydınlığa çevirmek kolay değildi. Büyük müjdeyle başladı tebliğ ve davet çalışması. Şairin diliyle: “Kevser’in başında gel buluşalım! / İnat etme bu küfrün bataklığında!”

Efendimiz (s.a.v.) yaptırım ve davasından vazgeçirme tekliflerine karşı çok net ve kararlı bir duruş ortaya koydu: “Bir elime Ay’ı; bir elime Güneş’i verseniz bile davamdan vazgeçmem!” Bu kararlı; fakat şefkat, merhamet, yumuşaklık, güzel öğüt ve hikmetle yapılan davet karşılık buldu. Küfür karanlıkları dağılmaya başladı. Mazlumlar, çaresizler, yanık gönüller İslâm’a koştu.

BÜYÜK BULUŞMA

İŞTE, Anadolu Gençlik Derneği’nin (AGD) 31 Aralık, Saat 21.00’de başlayacak “Büyük Buluşma”sı insanlığa kâinat çapında büyük bir davayı hatırlatıyor. Genel Merkez olarak düzenlenen programa Türkiye ve dünyadaki AGD kadroları ve tüm hakikat sevdalıları katılıyor. Titizlikle hazırlanan program TV 5, Kanal 42 ve AGD TV’den aynı anda canlı olarak yayınlanacak.

İnsanlık bu ulvî sese muhtaç! Çünkü bugün de Ebu Cehil’ler, Ebu Lehep’ler kol geziyor dünyada. İnsanlık o kadar bunaldı ki!..İlâhi mesaj dışında özüne, yaratılışına aykırı çorak yerlerde kurtuluş aradı. İsyan ve haramlara daldı. Yanlış dehlizlere girdi.

Bu atmosferde DİN-BİR-DER Genel Başkanı M. Hamdi Yıldırım Hoca, yanlış yola düşenleri İslâm’ın aydınlığına çağırdı: “İslâm tarihi boyunca, hiçbir dönemde Hıristiyanlara benzemek maksadıyla kutlanan yılbaşındaki çılgınlıklar, haramlar ve fecaatler yapılmamıştır. İslâm dini geldiği günden beri değiştirilmeden ilk safiyetiyle elimizdedir.”

AGD, “Büyük Buluşma” ile İslâm tarihinin en muhteşem olayını hatırlatmakta; yolunu şaşırmış insanlığa rehberlik etmektedir. Çünkü Mekke’nin fethi, dünya durdukça gerçekleşecek fetihlere örneklik oluşturmaktadır.

Mekke’nin fethi, Mekke’de pişmeden Medine’ye ulaşılamayacağını, fetihlerin gerçekleşmeyeceğini göstermektedir. Fetih “açma” anlamında. Kilitli gönüllerin İslâm’a, hakikate açılması… İnsanî bir değer. Maksat beldeleri ele geçirmek değil; oraları ve gönülleri imar etmek. İslâm’da “fetih” vardır; Haçlılarda “işgal, yağmalama, öldürme, yakıp yıkma”. Tarih bunun örnekleriyle doludur…

İSLÂMSIZ FETİH OLMAZ

MEKKE’NİN fethinde sayısız ders ve hikmetler var. Allah Kendi yolunda olanları yolda bırakmaz. İki dost Sevr Mağarası’na sığınınca, onları korumak için örümcek ağını kurdu; güvercin yumurtladı. Diğer varlıklar Hakk’ı temsil edenlere hizmetkâr! Allah’ın takdir ettiği fetih gelince, yine ebabiller gelir; yine güvercinler görev yapar!

Allah Resulü’nün (s.a.v.) Hudeybiye Barışı’ndan sonraki ilk icraatı, dünyadaki bütün devlet başkanlarına, kabile reislerine elçilerle İslâm’a davet mektupları göndermek oldu. Bizans’a, İran’a, Mısır’a… Demek ki İslâm, “barış” ortamında yayılıyor. İnsanlar “barış” ortamında daha özgür düşünebiliyorlar.

Mekkeliler, Müslümanların himayesindeki HuzaaKabilesi’ne saldırarak, 10 seneliğine yapılan anlaşmayı tek taraflı olarak bozdular. Allah Resulü (s.a.v.) 12 bin kişilik ordu ile Mekke üzerine yürüdü ve fethi gerçekleştirdi. Kan dökmedi. Ebu Süfyan’ın evine, kendi evlerine, Kâbe’ye sığınanları dokunmadı. Fetih sonrası Mekkelileri Kâbe’de topladı ve affetti: “-Hepiniz serbestsiniz; işlerinize dönebilirsiniz!”

Efendimiz (s.a.v.) Kâbe’de şükür namazı kıldı; dua etti. “De ki: Hak geldi; bâtıl yok oldu. Şüphesiz bâtıl yok olmaya mahkûmdur” (İsra, 81) ayetini okudu.

Mekke’nin fethinden sonra İslâm davetinin yolu iyice açıldı. Ebu Süfyan ve hanımı Hind, Vahşi, Ebu Leheb’in oğulları gibi Mekke’nin ileri gelenleri ve pek çok kişi Müslüman oldu.  

Allah’a kul olmadan Müslüman olunmaz. İslâmsız fetih olmaz. Cihat yapmadan, can feda etmeden, kendimizi Allah yoluna adamadan fetih gerçekleşmez.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?