Zaman, düşünce ve yalnızlık

Zaman yönetimi diye anlatılır, örnekler verilir. Zamanın nasıl kullanılacağına dair yazılır, çizilir ama zamanın tanımının zorluğuna pek değinen olmaz. Ne de olsa bir şeyler söylemek her zaman daha önemlidir. Zorlanmaktansa, “bilmiyorum” demektense, bildiği kadar konuşuverir insan. Biz de aralarında en etkilendiklerimize göre hareket ederiz. Ona göre de düşüncelerimiz ve söylemlerimiz şekillenir. Zaman hakkında çok sözler söylenmiştir. Bunların içerisinde en dikkat çekenlerden biri doğal olarak İbni Haldun’a aittir. İbni Haldun’a göre zaman: “Bekleyince yavaşlar, gecikince hızlanır, üzülünce can yakar, mutlu olunca kısalır, acı çekince bitmek bilmez, sıkılınca uzar.” İbni Haldun aslında “zaman da bu dünya ve içindekiler gibi aldatıcıdır” demek istemiş sanki. Zamana anlam katan insandır diğer bir anlayışla. İnsan ve insanın kavramlara yüklediği anlam. İnsan ve insan yaşamının akışı, yerine göre tüm tanımları alt üst edebiliyor.

Belki de zaman insanlara ve dünyaya mahsus bir şey. Aslında zaman diye bir şey yok ya da bizim algıladığımız anlamda bir zaman yok. Zaten başkaca bildiklerimizin de ne kadarı doğru ki! Nihayetinde eğer bu dünyada en değerli varlıklarımızın arasında zamanı sayıyorsak bu değere uygun hareket etmekte fayda var. İnsanın yaşadıkları, zamanın insan üzerindeki her türlü etkisini olumlu ya da olumsuz şekillendirebiliyor. Bu durum aslında daha çok hislerle alakalı. Bazen hislerimiz gerçeklerin yerini almıyor mu? Kötü bir şey hissettiğinizde korkmaya başlarsınız, tedirgin olursunuz, panikler ve telaşa kapılırsınız. Durumun hissettiğiniz gibi olmadığını öğrendiğinizde tekrar rahatlarsınız. Öncesinde hissettiğiniz duygular da gerçektir, sizi rahatlatan bilgi de. Bazen gerçeğin ne olduğunun önemi yoktur, önemli olan insanların hisleridir.

Zamanın etkisini kontrol etmek istiyorsak yapmamız gereken şeyler var demektir. Hızlanmasını istiyorsak beklemek yerine hareket etmeli, bir iş bittiğinde diğerine geçmeliyiz. Can yakmasın istiyorsak üzüntüden kurtulmalıyız, bunun en kolay yolu da kendimizden daha kötü durumda olanları bilmek, başımıza gelenlerin İlahî takdir çerçevesinde olduğunun şuurunda olmaktır. Aşırı hızlanmasının önüne geçmek için planlı olmak, işleri vakitli yapmak gerekir. Çok kısalsın istemiyorsak daha az gülmek, insanların dertlerine ortak olmak gerekir. Zamanın süresi, hızı, etkisi bir tarafa, sahip olduğumuz zaman bir tarafa. Odaklanmamız gereken bizim ne kadar zamana sahip olduğumuzdur. Bunu bilmez insan ama her insanın mutlak bildiği bir şey vardır, herkes her an bitecek kadar zamana sahiptir ve kimse bunun önüne geçemez.

Bütün bu düşüncelerden sonra özetle zaman, dolu dolu yaşanması gereken, dinlenecek kadardan fazlasına feda edilmemesi gereken, herhangi bir şeyle satın alamayacağımız, kaybettiğimiz kısmı geri döndüremeyeceğimiz belki de hayatta sahip olduğumuz en önemli şeydir. Zaman, insanın üzerine en çok düşünmesi gereken, anlam arayışı listemizin başında olması gereken önemli bir kavramdır.

İnsan, kibrin, nefsin ve şeytanın işbirliğinde hazırlanmış birçok şeyin arkasından aldana aldana yürüyüp gidiyor. Hakikat, hep popüler alanlarda aranıyor, kalabalıklarda, kitlelerin arasında, en çok satanlarda, ekranlarda, medyada. Hâlbuki hakikat yalnızlığın dostudur. İnsanın hakikat yolculuğu önce kendi ile baş başa kalarak, zaman, dünya ve insanlar üzerine düşüncelere dalarak başlar. İnsanın zaman ayıracağı en önemli şeylerden biri de düşünmektir. Araştırdıkça düşünmek, düşündükçe okumak, okudukça öğrenmek ve öğrendikçe tekrar düşünmek gerekir. İnsan, zamanının en önemli kısmını tekrar tekrar düşünmeye ayırmalı. Düşünmek, insanın bulması gerekeni araması, aradığını bulması için şarttır. İnsan, düşündükçe güçlenir ve düşünce, yalnızlığa âşıktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?