Anneannenin günlüğünden

Sevgili Furkan;

İki buçuk yıl yaz yağmuru gibi geçip gitti değil mi? Ve emin ol bu süre içinde senden o kadar çok şey öğrendim ki, daha evvel gri gördüğüm renkler gök mavisine, nefti yeşile dönüştü. Seninle geçirdiğim her dakika, her saat öğrenme evrenime bir katkıydı… Teşekkür ederim sevgili yavrum…

Dün akşam oyunlarına dâhil ettiğin kitapları toplarken, masumiyetin canlandı gözlerimde. Ve sesimi yükselttiğimde yüzünde oluşan o garip ifadeyi gördüm… Hüznün senin masum yüzüne hiç yakışmadığını düşündüm ve vicdanımda bir sızı hissettim… İnsan göğsünde o kadar naif, o kadar kırılgan bir kalp taşıyor ki, bir bakış bir ses dahi onu incitebiliyor. Kalp şiddete değil sevgiye meyyal çünkü. Buna hep inanmışımdır sevgili yavrum…

İnsan herhangi bir alanda eğitim alır, bilgi ve deneyimlerini geliştirir, kitap okur, felsefeyle meşgul olur, temel kaynakları hatmeder ve kendini geliştirir. İlmi talep eden hedefine bir şekilde ulaşır. Ama sevgi öyle bir şey değil ki! Sevgi duygularda hayat bulan bir değerdir ki, bu değerin gelişmesi için vakit harcamanız ve emek vermeniz gerekir. İnanır mısın sevginin ne olduğunu seninle geçirdiğim vakitlerde öğrendim sevgili yavrum…

Canlılar âleminde her şey hızlı gelişiyor. Bir hayvan yavrusu doğar doğmaz yürüyor, ihtiyacı olan yiyeceğe ulaşıyor, kendi türüyle otlaklara açılıyor ve hayatta kalıyor. İnsanın gelişim süreci ise oldukça uzun bir sürece tabi. İnsan doğduğunda ihtiyaçlarını ağlayarak ve refleksleri ile dillendiriyor ve gizil bir dil geliştiriyor. Bir yaşına kadar yürüyemiyor, iki yaşında ancak konuşabiliyor, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için zamana ihtiyaç duyuyor. İnsan yavrusu altı yaşına geldiğinde ancak okula başlayabiliyor ve toplumun kurallarını öğrenmesi epey zaman alıyor. Çocukluk, ön ergenlik, ergenlik derken bir insanın gelişimini tamamlaması 20 yılı buluyor. Fakat ilginçtir insanın en kolay öğrendiği şey sevgi oluyor. İki aylık bir bebeğe kaşığı tutmayı öğretemiyorsunuz fakat yüzüne bakıp tebessüm ettiğinizde, dokunduğunuzda, sevginizi ifade ettiğinizde çocuk bunu hissediyor ve mimikleri ile karşılık veriyor ve sevgiyi öğreniyor. Bir yaşında bir çocuk talebinin ne olduğunu izah edemiyor ancak sevgiyi tanıyor, sevginin ne olduğunu biliyor ve sevildiğini hissediyor.

İnsanın öğrenme süreci belli bir zamana tabi, fakat sevgi anne karnında dahi hissediliyor. İnsanın sevgiye karşı algıları her yaşta ve her dönemde açık oluyor. Bebek sevildiğini hissettiğinde kendini güvende hissediyor ve bunu refleksleri ile ortaya koyuyor.

Sevgili Furkan, az önce de dediğim gibi, öğrenme evrenimizi geliştirecek imkânlar mutlaka vardır ve istediğimiz alanda kendimizi geliştirebiliriz. Fakat sevgi, sevilen kişi ile kurduğumuz bağ ve ona verdiğimiz emekle mümkün olabiliyor. Bu fırsatı bana verdiğin için teşekkür ederim.

Zaman bahar yağmuru gibi geçip gidiyor. Hatıralarıma yolculuk yaptığımda zihnim hep sana takılıyor, senin alanında kalıyor. Çünkü sevgiyi öğrendiğiniz kişinin yeri her zaman başkadır ve onu hiçbir zaman unutmazsınız, hayatınızdan hiçbir şekilde çıkarmazsınız, çıkaramazsınız. Gönlünüzün en ücra köşesinde hep canlı tutarsınız onu…

Sevgili Furkan, seninle geçirdiğim vakitlerde sevginin aynı zamanda hoşgörü olduğunu öğrendim. Sevgi ile baktığımdan beni ne dağılan eşyalar, ne kulaklarımı tırmalayan sesler, ne yaramazlıkların, ne inatlaşmaların, ne ağlama seslerin hiçbir şey rahatsız etmiyor, yormuyor, usandırmıyor. Sevileni aslında bir bütün olarak seviyorsun ve verdiğin sevgi zerrecikleri onun gönlünden sana doğru akıyor.

Sevgili Furkan, hayatında bana yer verdiğin için, bana vakit ayırdığın için, bana sevgiyi öğrettiğin için sana yürekten teşekkür ederim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?