Nizam ve intizam

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Nizam; düzen ve kuraldır. İntizam; düzgün, düzenli olma, düzgünlük, düzenliliktir. İslam, nizamdır. Müslümanlık ise hayatın İslam ile intizam edilmesidir. İnancımıza göre devlet, İslam’ın bir parçasıdır. İslam ise bir bütündür. İslam, insanın her türlü işi ile ilgilenir ve adil çözümler sunar. İnsan hayatı maddi ve manevi tarafıyla bir bütündür, ayrışmayı kabul etmez. Muharref İncil’de Hz. İsa’ya; “Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nın hakkını Tanrı’ya ver” sözü atfedilir. Bu sözü temel alan Batı dünyası, din ile devlet işlerini birbirinden ayırmıştır. İslam ise böyle bir ayırımı kabul etmez. İslam; itikat, ahlâk ve şeriattır. Şeriat, ilahi hükümler ve kurallardır. Hayat, maddi ve manevi tarafıyla bir bütün olup, ikisini de İslam düzene koyar. Devlet yönetimi İslam’dan ayrılır ya da İslam, devlet gücünden mahrum kalırsa insanların fıtratları bozulur, böylelikle fert ve toplum hayatında nizam ve intizam diye bir şey kalmaz. Çünkü İslamsız dünya ve ahiret saadeti mümkün olmaz. Bu, ben Müslümanlardanım diyen herkesin itibar etmesi gereken temel esastır. İslam’da ırkçılık yoktur. İnananlar hangi ırktan olursa olsun tek bir ümmet ve tek bir millettir. Üstünlük, ırklarda ve renklerde değil takvadadır. İslam; emniyet, adalet, üretim ve kalkınma, barış ve kardeşlik nizamı ve intizamıdır. İslam nizamı, fitne ve fesada izin vermez, fitne ve fesatla etkin olarak mücadele eder.

YAPISAL DURUM

Müslümanlar, devlet idaresinde hak kitaba, sünnete ve salim fıkha itibar etmişlerdir. Kanunlar, yani yasama faaliyetleri buna göre yapılmıştır. Yürütmenin başı emir sahibi devlet başkanıdır. Yürütme faaliyetleri “istişare” ile icra edilir. Devlet başkanı, adaletten ayrılmaz, memurların tayin ve azlini ehliyet ve liyakat esasına göre yapar. Askerlik ve komutanlıklar, cezaların infazı, inanç ve ibadet hürriyetinin ve sınırların korunması, ekonomik şartların müspet yönde iyileştirilmesi gibi tedbirleri icra eder. Müslümanlar devlet idaresinde adil yargılamaya büyük bir önem verirler. Adaletin dağıtılması, hak sahiplerine haklarının verilmesi ve suçların ortaya çıkarılması ve cezalandırılması yargı organı tarafından yapılır. Atanan hâkimler, meydana gelen müşkülat ve anlaşmazlıkları, tarafsız ve bağımsız olarak çözerler.

Halkın refahı ve devlet görevlerinin yürütülesi için önemli olan şeylerden birisi de bütçenin oluşturulması ve yönetilmesi konusudur. Bu bütçe adil vergilerden oluşur. Müslümanlar devlet idaresinde denetime de büyük önem vermişlerdir. Yöneticileri kontrol etmek, onlara doğru yolu göstermek, meclisin ve âlimlerin görevidir. Denetim, itimada mani bir konu değildir. İstenmeyen olayların henüz meydana gelmeden önlemesi için her türlü tedbirin alınması idarenin ve idarecinin hayrınadır.

TALİM, TERBİYE VE KÜLTÜR

İslam; devletin temel görevlerinden birisinin de vatandaşlarının talim ve terbiyesini sağlamak olarak görür. Yapılacak eğitimde gözetilecek hedef; salih ve toplum yararına iş yapacak, ahlaklı ve çalışkan nesiller yetiştirmektir. Bu nesillerin materyalist muhtevalı bir eğitimle yetiştirilmesi mümkün olmaz. İslam inancının özünde “tevhit” vardır. Eğitim ve kültürde bu esasa öncelikli olarak itibar edilir. Müslüman bir ülkede eğitim ve kültürel faaliyetler “tevhit” esas alınarak yürütülür. Hakkı üstün tutan her millet, maddi ve manevi unsurları ile beraber saadet ve adalet medeniyeti kurar. Irkçı ve emperyalist ülkelerin telkin ve teklif ettiği kölelik eğitimi ve Batı kültürü, bizim milli ve manevi değerlerimize ters düşer. Müslümanları İslam’ca bir talim ve terbiye süreci geleceğe taşıyabilir. İslam, hikmettir. Talim ve terbiye de bu hikmete göre yapılmalıdır.

ADİL İKTİDAR

Adil olmak, her iktidar için önemli bir hedef olmalıdır. Böyle bir iktidarın alametleri ise şunlardır: 1-İslam’ın ortaya koyduğu hak ve adalet esaslarını yönetime ikame etmek. 2-İyiliği emretmek, bütün kötülükleri engellemek. 3-Hakkı üstün tutan, nefis terbiyesini esas alan maneviyatçı bir talim ve terbiyeyi benimseyip yaptırmak. 4-Toplumda tefrikayı, fitneyi, rüşveti, karaborsayı, israfı önlemek. 5-Toplumun zaruri ihtiyaçlarını helalinden karşılamak. 6-Temel insan haklarını muhafaza etmek. 7-Adaleti ve adil yargılamayı tesis etmek. 8-Müslüman ve zimmet ehlinden oluşan halkı arasında fırsat eşitliğini sağlamak. 9-Zekât ve vergileri zulmetmeden toplamak. 10-Evlenemeyecek olanları evlendirmek. 11-Sağlık, eğitim ve imar işlerini düzenli ve adil bir şekilde yapmak. 12-Sağlığa zararlı olan yiyecek ve içeceklerin imalat ve satışını önlemek. Bir iktidarın adil olup olmadığını bu ve benzeri uygulamalarıyla anlamak mümkündür. Adil iktidar; faizci kapitalizmi yürüten değil adil düzeni yürüten iktidardır. Adil Düzen’de faiz ve haksız vergiler olmaz. Faiz ve haksız vergiler emeğin ve helal kazancın düşmanıdır.

İDARİ REFORM

Tarihi ve coğrafi şartları itibari ile barış, huzur ve adalete dayalı yeni bir dünya düzeninin kurulmasında öncülük yapması gereken ülke Türkiye’dir. Türkiye’nin her türlü dış etken ve baskıya karşı, siyasi, iktisadi ve teknolojik bakımdan bağımsız bir ülke olması, sadece ülkemiz halkının saadeti bakımından değil, bütün insanlığın saadeti bakımından da büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin güçlü olması Milli Görüş ile mümkündür. Eğer milletimiz, Saadet Partisi’ni iktidara getirir ise, ülkemizin her yönden gerçek bağımsız bir ülke olabilmesi için yapılacak değişiklikleri ve alınması lâzım gelen tedbirlerle ilgili projeleri iktidara sunmak üzere bir “Yüksek Bağımsızlık Kurulu” oluşturulur. Bu Kurula bağlı “Teknolojik Gelişme”, “Ekonomik Gelişme”, “Siyasi Gelişme” kurulları ile ülke ve milletin yüksek menfaatleri korunur, sömürü ve bağımlılıklar önlenir. Adil bir iktidarın temel duruşlarından birisi de budur. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?