Aşıdaki endişe giderilmeli!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

BÜYÜK devletler aşı konusunda birbirleri ile yarış halinde. İşin uzmanları gece gündüz çalışıyor. Covid-19’a, aşıdan başka bir tedavi yöntemi yok mudur, dersiniz? Virüs ilk defa Çin’in Wuhan şehrinde görüldü. İlk ölümler orada görülmesine rağmen, Çin aşı kullanmadan virüsü nasıl sıfırladı?

Halkımız, haklı olarak, “aşı da aşı; illâ aşı” korosunu tutturanların tavırları karşısında endişeli. Bu endişeye düşmesinde cevabı verilmeyen soruların da etkisi var. Dikkat ediyor musunuz? Özellikle küresel güçler silâhla yapılan savaşları durdurdu. Şimdi, bu görüntü silâh dışı yöntemlere giriştiklerini düşündürüyor.

ABD 2005’te Hastalık Politikası adıyla çok gizli bir birim oluşturdu. 2013’te Çinli bilim insanlarının ölümcül bir virüs geliştirdikleri basına yansıdı. Savaşların farklı yöntemlere evrildiği algısı oluştu. Çin, bu süreçte büyük bir ekonomik genişleme içine girdi. Çin’in güçlenmesi ABD’yi tedirgin etti.

ABD’nin yok edemediği güce karşı gizlice anlaşma yoluna gittiği yorumları var. Virüsün başlamasından sonra, ABD’nin Çin’e, dünyadaki pastayı paylaşma konusunda kapitalist ve sömürgeci kurallar teklif ettiği konuşuldu. Aşı konusunda da bir anlaşmaya varılmış olabilir mi? Devletler düzeyinde konunun iyi araştırılması gerekli.

Uzun süredir konuşuluyor. Dünya nüfusunu azaltmayı amaçlayan etkili bir grubun varlığı sır olmaktan çıktı. Resimleri, açıklamaları, söylemleri hep halkın gündeminde… Bütün bunlar, konu üzerinde büyük bir titizlik göstermek için yeterli sebep değil mi?

DÜZMECE ŞEYLER VAR

DÜNYANIN en zengin insanlarından, kısırlık oluşturan aşı kampanyaları ile tanınan Bill Gates’in söylemleri endişe verici. 5 yıl önce, müjde verir gibi, 2020’de 5 yıl sürecek ölümcül bir virüsün çıkacağını söyledi. Şimdi de, “Daha en kötüsü gerçekleşmedi. Virüs şimdikinden daha ölümcül olabilir” diyerek korku duvarları örüyor. İnsanları aşı olmaya teşvik ediyor. Covid-19’u Bill Gates’in çıkardığı iddiaları bile var.

Tesla ve SpaceX gibi şirketlerin sahibi iş insanı ElonMusk da, “Oldukça düzmece bir şeyler dönüyor” açıklamasını yaptı. Dezenfektanların bulantı, baş ağrısı, renk körlüğü gibi rahatsızlıklara sebep olduğu da konuşuluyor.

Avusturyalı bir parlamenter milletvekillerinin bulunduğu oturumda kolaya Covid-19 testi yaptı ve pozitif çıktı. Testlerin güvenilirliğinin olmadığını anlattı. ABD’de üretilen aşıların denemelerinde alerjik reaksiyonlar oluştu. Bu atmosferde aşı gibi tedavi yöntemlerine nasıl güveneceğiz?

Dünya çip konusunda düşündürücü bir süreç yaşıyor. Önce pasaportlar çipli duruma getirildi; sonra da kimlikler! Salgın sürecinde ise HES kodu uygulamasına başlandı. Uzun süredir, aşı vesile yapılarak insanların vücuduna çip takılacağı konuşuluyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) gelen haberler de güven verici değil. Aşının “bedava” oluşunda da teşvik edicilik seziliyor. Sanki aşı olmayanlara dünya zindan edilecekmiş gibi bir hava var. “Toplumun hafızası” durumundaki 65 yaş ve üstündeki insanlara “sebepsiz” yere kısıtlama uygulanması da tedirginlik sebebi.

SAVAŞTAN DAHA YIKICI

ÇİN’İN nasıl bir toplum olduğunu bilmeyen mi kaldı? Bir sene önceki yarasa, kurbağa, fare gibi kızartılmış egzotik hayvanların görüntüleri hâlâ hafızalarımızda. İnsanın yiyip içtikleri mizacına, karakterine yansır. “Çin işkencesi” sözü dünyaca meşhurdur. Çin, Covid-19’dan kendini aklama peşinde. O yüzden yanıltıcı propagandalar yapıyor.

Ya Doğu Türkistan’da yaptıklarına ne demeli? Doğu Türkistan İnsan Hakları Genel Sekreteri Nurettin İzbasar’ın sözlerine kulak verin: “Çin, her yıl 25 bin Uygur Türk’ünü öldürerek organlarını satıyor. Bundan 4 milyar dolar para kazanıyor.” (Millî Gazete, 08.12.2020)

Çin, Doğu Türkistanlılara dünyayı zindan etti. Dinlerini bile yok saydı. Toplama kamplarında işkenceler yapıyor. 500 bin Doğu Türkistanlı zorla fabrikalarda çalıştırılıyor. Dünya devi 4 şirket de buna göz yumuyor.

Biz, bütün bunları yapma tıynetinde olan bir ülkeden aşı alıp da şifa bulacağız, öyle mi? Konuşulması bile ürpertici. Yıldız Tilbe’nin tepkisine katılıyorum: “Ölüm sizden önce gelsin, sizden iyidir.”

Bize fayda, yine bizden! Virüsün çıktığı günlerde 22 üniversite, “aşı üretecek alt yapıya sahip olduklarını” açıklamıştı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış, “yerli aşının Faz-1 ikinci dozlamasının tamamlandığını, yan etkisinin görülmediğini, yıl bitmeden Faz-2’ye başlayacaklarını” (14.12.2020) duyurdu. Bilimsel ve ekonomik bütün gücümüzü “yerli aşı”da toplamalıyız. Küresel güçlerden alınacak aşıların etkisi büyük bir savaştan daha yıkıcı olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?