Tercih gömlek değilse çömlektir

İki ay kadar önceydi. 65 üstülerin para üstü değerinden hallice sanıldıkları ve dışarılarda nefeslenmelerine müsaade edildikleri o günlerde Mümin Vatansever ile Şehremini’nden Topkapı Sur Dibi’ne doğru yürüyorduk. Bir ara durdu; beni tuttu ve sordu: İsmail Kara, Milli Görüş gömleğini önce Erbakan çıkardı demiş; ne dersin?

Ne anılan kişi ne de bir başkası üstünden duymamıştım. Derinliği olmayan bu iddianın sorusunu anında cevapladım.

“Köylüsü olmanın gereğini o da böyle yerine getirmiş.”

Köylüsü, kasabalısı, mahallelisi... Meramımı anlatmıştı Mümin Vatansever; gülümsedi, taşları böyle döşendi o yolun diyorsun sen, dedi.

Sonra oturduğumuz belediye çayhanesinde Demirel’in ünlü soru cümlesini canlandırdım ona karşı. “Ne zaman demiş, nerde demiş, niçin demiş, kime demiş?” Telefonunun hafızasından iki yazı aktardı. Hemen oku, biraz konuşalım dedi.

“Perspektif Online” sitesinde, hazırlanmasına çok emek verilmiş, soranın ve cevaplayanın aynı kişi olması muhtemel röportajda, kitaplarına yazdığı tezlerin bir özeti anlatılırken, bizim ilgileneceğimiz kısımlarında konuşmasının şunları söylüyor kahramanımız, Ak Parti’yi öne alarak.

“Biliyorum Ak Parti İslamcılıktan vazgeçtiğini beyan ederek kuruldu ve küreselleşme politikalarına uygun bir siyasi dil kullanarak, bir program geliştirerek iktidara geldi. 2013’lere kadar bu istikamette gitti. Sonra konjonktürün de etkisiyle milliyetçi damarlarını, statükoyu daha fazla hatırladı.

(.....)

Ben İslamcılıkta ilk vazgeçişin Refah Partisi’yle ve Adil Düzen projesiyle başladığını düşünenlerdenim, onun için düşünce planında –Milli Görüş gömleğini ilk çıkaran Erbakan’dır– demiştim.”

Bilim insanı sayın Kara’nın Ak Parti’yi nasıl anladığı ve bildiği ilgi alanımıza girmez. Lakin etkisinden dolayı olanların hoş görülmesini sağlayan “Konjonktür”ü konuşabiliriz.

Hani şu Pensilvanya’yı ziyaretgâh yapan AKP insanlarının, FETÖ’lü fotoğraflarını üstünlüklerine delil olarak kullanan AKP etiketlilerin 15 Temmuz’dan sonraki savunma cümlelerinde sık geçen “O günün konjonktüründe öyle gerekiyordu” diye kayda aldırdıkları “Konjonktür”ü konuşmalıyız biraz.

Sözlük manası oldukça karışık “Konkjonktür”ün. Ekonomi deniliyor, toplumsal, siyasal deniliyor; istatistik, olgu, nesnel durum yararı da sağlanınca, gelecekteki gelişmeler iyi oluyormuş, güzel oluyormuş gibi anlaşılmalıymış.

Durmuş, durmuş da niye 2013’lerde etki etmiş bu “Konjonktür”? FETÖ “kan”cıklığına mürekkep gözüyle bakan AKP propagandistlerinin, ki onlar da köylüsüdürler, kutsamaları da “Konjonktür” etkisinden midir? Bu etkinin ekonomik boyutu nedir o köylülerdeki? Bu sorular cevabını bilmediğimiz sorulardır der ve geçeriz, kendi mizahımıza.Bilim insanı kahramanımızın affına sığınarak şöyle bir latifeyi yazmaktan geri durmayacağız. Zira sayfamız “Değmesin Yağlı Boya” adıyla ünlenmiştir.

Lahananın üniversite okumuşuna karnabahar denir deyimini hatırlarız ve ancak bu açıklıkta yazabiliriz, iki köylüsünü mukayese edeceğimizde.

Bu gülümsemelerden sonra bilimsel ciddiyetle söylediği “Düşünenlerdenim” kelimesinde de bir mola vereceğiz adı geçen kahramanımızın. Düşünenler kimler? Kendisini içlerine attığı düşünenler, kaç kişidirler ve nerede toplanmışlardır? “Düşünenler” olduklarını hangi makalelerde veya kitapta tarihe not düşürmüşlerdir.

Refah Partisi ve Adil Düzen projesi bir var olma ve sahiplenme destanı iken, bir “cılık”a sarmaya durmak ancak laf olsun, torba dolsun sosyolojisinin lüzumsuzluğudur.

Siyasi hayatının hiç bir noktasında “İslamcılık” kelimesini kullanmamış bir Erbakan’ın haleflerinden sayın Karamollaoğlu başkanın çıktığı her tv kanalında “Ben İslamcı değilim, Müslümanım!” ısrarının esbab-ı mûcibesini böyle bilimsel karalamalar görülünce anlamak daha kolay olmalı. “Milli Görüş gömleğini ilk çıkaran Erbakan’dır, demiştim” cümlesini “Düşünce planında” paravanının arkasında tutan sayın bilim insanı Kara’nın, bu iddiasına karış duruşumuzu, hangi ihtiyacı sebebiyle söylediğini hissettiğimizi yazarak ifadelendirelim. Ne zaman demiş, nerde demiş, niçin demiş sorularını rastgele cevaplarsak, maksat hasıl olur sanıyoruz.

AKP kuruldu “Milli Görüş” gömleğini çıkaranlarca...

Milli Görüş partilerinde mücadele vermiş, hayallerini canlı tutmuş ve birliktelikten beslenmiş insanlar geldiler ve kahramanımıza sundular kanayan yürek acılarını.

Bu gömlek çıkarmak da ne oluyor? Akıl çıkması gibi bir şey mi? Sonra sıra nelerin çıkarılmasına gelecek? Kim zorlamıştı onları “Milli Görüş” gömleğini giymeleri için; gömlekle, donla ilgisi olmayan onca parti varken kapılarının az ilerisinde... Gibi sorular, sorular, sorular...

İstediler ki biri bir teselli versin. İktidar olduklarında kandırılmayacaklarını söylesin.

Madem ki sıfat var. Madem ki bilimden, bilimsellikten anlıyor. Biraz da doktorculuk oynamanın ne mahzuru var. Yedi yerde yarası olanlara bir de o mu vursun yani. Kandıran kandıracak, vuran vuracak nasıl olsa Temmuz’lara ulaşıldığında. Değil mi efendim?

 Şimdi hiç konuşulmayan “Adil Düzen” projesi dersek, hatırlarlar mı, CHP’nin Ecevit ağzı ile sahiplenmeye çalıştığını, “İnsanca hakça düzen” şeklinde ünlediğini meydanlarda. Hele buradan bir girelim, görelim Mevla neyler?

“Milli Görüş gömleğini ilk çıkaran Erbakan’dır, demiştim.”

Bu cümle Erbakan’ı eleştirme, onda hata bulma cümlesi değildir. Bu cümle Ak Parti’yi kuranları aklama, haklı kılma söylemlerinin tümünü içine alan bir savunma cümlesidir.

Yaşanacak ve yaşatılacak yanlışların hepsinin üstü bu cümle ile örtülecektir maksatlı bir üretim cümlesidir bu.

Demirel’in böyle bir cümlesi yoktu mesela. O, bahanelerini aktüalitenin içinden tek başına çıkarıyordu. Köylü başbakan olmasına rağmen köylülerinden kışlık azığı gelirdi sadece...

Üretim sıkıntıya mı girdi. Çıkıyor, gerdanını kıra kıra “Petrol vadı da biz mi içtik” diyordu. Hiç kimsenin de aklına çıkarılmış bir gömlek fikri düşmüyordu.

Durup dururken denmez elbette “Milli Görüş gömleğini ilk Erbakan çıkartmıştı” hatalı cümlesi.  Sebebini biz böyle yazdık. Söyleyeni incitmek gibi bir düşünceden çok uzakta durmaya çalışarak... Hayırlara yorumlansın yazımız!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?