“Güney’in Necip Fazıl’ı”

Ali Nar hocanın iki kanadı vardır, biri din diğeri edebiyat. Bu iki kanadını İslam için çırpmıştır, bıkmadan usanmadan. Din kanadı Mustafa Sabri Efendi’ye benzer. Ehl-i Sünnet için didinen, uğraşan, mücadele eden, bedel ödeyen. Edebiyat kanadı ise fikren beslendiği ve etkilendiği üstad Necip Fazıl’a. O’nun gibi dini savunurken edebiyatı bir kılıç gibi kullanan” demiştim bir anma toplantısında. Çok memnun olmuşlar ve “beni tam tarif ettin” demişlerdi.

Ali Nar hocanın Ehl-i Sünnet akaidi üzerine çalışmaları, dinde reform ve dinler arası diyalog fitneleriyle mücadelesinin yanında edebiyata özellikle İslâmî Edebiyat kavramının yerleşmesine verdiği emekler takdir edilmelidir.

İslâmî Edebiyat’ın Türkiye’deki temsilcisi olarak, bu kavramın yerleşmesi için kurduğu İslâmî Edebiyat dergisi ve yazdığı kitaplarıyla gençlerin yetişmesi, yabancı kültür istilasından korunması en önemlisi de İslâmî hassasiyetle yetişmesi için verdiği mücadele, edebiyat marifetiyle İslâm’a yaptığı hizmetlerdir, bu yolla hizmet yapılabileceğinin göstergesidir.

İslâm dünyasının ilk bilim kurgu romanı Uzay Çiftçileri, ilk ütopik romanı Arılar Ülkesi, edebiyatın her alanında verdiği eserler hep İslâmî kaygı taşır. Bu kaygı, O’nu edebiyatın her alanında eser veren velut bir yazar, bir fikir adamı, bir münevver yapmıştır.

Elbette içinde dava şuuru taşıyan, yazdığı eserlerde İslâmî hassasiyeti ön planda tutan, ölümsüzlük medeniyetine inanan böyle bir değerin etkilendiği kişiler olacaktır. İşte edebiyat alanında etkilendiği kişilerden birisi Mahir İz hoca diğeri üstad Necip Fazıl’dır.

Üstad Necip Fazıl’ın adını ilk defa Kayseri İmam Hatip Lisesi’nde talebeyken Hasan Aksay’dan duyan Ali Nar hoca, 1960 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde talebeyken Milli Türk Talebe Birliği’nde verdiği konferansta görmüş, 29 Aralık 1965’te Ayasofya Konferansı’nı dinlemiş, bir Ankara ekspresinde tanışarak yıllarca sürecek dostluğa ilk adımı atmıştır. Üstadın Büyük Doğu dergisinde yazı yazmış, vefatından önce son röportajı yapmıştır.

Ali Nar hocaya “Güney’in Necip Fazıl’ı” denilmesinin hikâyesini hocamızın dilinden aktaralım: “Diyarbakır’da öğretmenliğimin ilk yıllarında öğrenciler ve kafadar öğretmenlerle kültürel faaliyetler yapmaya başladık. Özellikle öğretmenlerden Ömer Faruk Turgut’un faaliyetlere kattığı enerji başkaydı. Daha önce trende tanıştığım üstad Necip Fazıl’ı Diyarbakır’a çağırma fikri belirdi ve kabul gördü. Hazırlıkları tamamladık ve üstadı karşıladık.

Konferans dehşetti. Sinema salonu almıyor kalabalığı ve sokaklara taşıyor, üstad şahlanıyor ve şu konuşmayı yapıyor: ‘Hitler demiş ki; bir faşistin normal ateşi 39 derecedir. Biz diyoruz ki, bir Müslüman’ın normal ateşi 40’dır. Ben de bir Müslüman’ın ateşi 40 derece olmalı diyorum. Çünkü buraya, o ateşle geldim.’

Tavan çatlıyor adeta. Ve biter bitmez üstad uçmak heyecanında. Caddelerde hızla yürüyor. Çocuklar bile ‘üstad, üstad’ diye izliyorlar. Biz uçağın kaçta kalkacağını biliyoruz, ancak üstad coşmuş. Araya girip de, ‘Efendim, programı kısa keser misiniz? Çünkü uçak kalkacak’ diyemiyoruz. Konferans bittiğinde uçak da kaçmıştı. Havaalanından otele götürdük. Sabah Efganlı Kadri’nin kahvesinde buluşuyoruz.

Güneyin Necip Fazıl’ı

Daha önce Su isimli şiirim İslam Mecmuası’nda yayınlanınca yankı yapmış. Sene ortasında Mehmet Akif Ersoy’u anmak isteyen üniversite gençliğine yaptığım konuşmayı dinleyenler, ‘Bravo, üstad Necip Fazıl gibi konuştun’ demişlerdi. O günden sonra Diyarbakır’da bize ‘Güney’in Necip Fazıl’ı’ derlerdi. Üstadın Diyarbakır konferansında bu konu açıldı.

Üstadla 4 Nisan 1967’nin sabahı Efganlı’nın kahvesindeyiz. Üstad: ‘Gel bakalım Ali Nar! Seni öyle bir anlattılar ki; gönlüm taştı’ diyor.

Efganlı Kadri katılıyor: ‘Evet üstadım, Ali hocam, Güney’in Necip Fazıl’ı’dır’ diyor.

Ben de, ‘Elbette, üstadımızın eseriyiz’ diye bağlıyorum ve uçuruyoruz üstadı.”

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?