Sabır ve öfke-ı

İnsana özgü birer nitelik olarak karşılaşılan bu olguların tanımlanabilmesi, açıklanabilmesi, anlaşılabilmesi ve değerlendirilmesi için, bunların insanın söz ve hareketlerinde tezahür etmeleri gerekir. Buna bağlı olarak bu iki niteliğin tanımlarının, açıklanmalarının ve değerlendirilmelerinin yapılmasının belli bir ilke, ölçü ve amacı dikkate alınmak durumundadır. Sözgelimi insanın herhangi bir söz ve davranışının ne olduğunu, dolayısıyla ne anlam ifade ettiğini, nasıl tanımlanması gerektiğini açıklamaya yönelindiğinde, belli bir bilgi, daha doğrusu bilim dalının yöntem ve verilerine başvurma ihtiyacı duyulur. Bu bilim dalı ruhbilim ya da psikolojidir.

Bir başka bilim dalı insanın söz ve davranışını, mesela sağlıklılık veya hastalıklılık bakımından ele alır ki, o takdirde fizyonomi alanı söz konusu olur.

İnsanın söz ve davranışı, sadece bir olgu olarak değil, aynı zamanda bir anlam, bir ifade aracı, dolayısıyla bir değer yüklenici şeklinde ortaya çıkar. Bu bağlamda ahlâk veya daha geniş anlamda ethik, estetik disiplinlerinin yöntem, kuram ve bunların ortaya koyduğu verilere başvurulması kaçınılmaz olabilir. Mesela ahlâk veya ethik açısından erdem olarak tanımlanan değer bütününün bir ilkesi veya kuralı sayılan “sabır” erdeminin tanımında, açıklanmasında, sadece dışa yansıyan söz ve davranışla sınırlı kalınmayıp, insanın doğrudan varlığının da irdelenmesi gerektiği yaklaşımı benimsenmiştir. Böylece erdem ile insan mizacı veya kişiliği göz önüne alındığı takdirde, erdem olarak “sabır”ın daha doğru bir tanımına, açıklanmasına ve değerlendirilmesine ulaşılacağı görüşü dile getirilmiştir. Kuşkusuz bu yaklaşım/lar, daha geniş boyutta felsefe dediğimiz, insanın düşünme yetisinin daha geniş açıdan ele alınması anlamına gelmektedir.

Bu çerçevede insana ait birer nitelik olarak belirlenen sabır ve öfke olguları, ahlâk veya ethik bağlamında irdelenmeye çalışıldığında somut, aynı zamanda, sadece birey olarak insanı değil, onun mensubu olduğu bütünü, yani toplumu da doğrudan kapsamaktadır. Söz ve davranış, geniş anlamda ethik açısından siyasi olanı doğal bir şekilde içerir. Son çözümlemede siyasi olan kendini yönetim olgusunda somut biçime dönüştürür. O da ancak ikili bir görünümle gerçeklik düzeyine çıkabilmektedir: Yönetme ve yönetilme.

Durum olarak yönetme etkin, yönetilme edilgin bir nitelik gösterse de, değer bakımından gerçekleşmede yönetilme etkin, yönetme edilgin bir konumda yer alırlar. Hatta denebilir ki, yönetme konumu varlığını, yönetilme konumuna göre belirlemek, tanımlamak ve açıklamak durumundadır. Çünkü yönetilme konumunda olan, yönetim konumunda olanı belirler, ona sahip olduğu birtakım yetkileri, imkânları ve güçleri vermektedir. Bütün yönetim biçimleri veya çeşitlerini bu bağlamda sınıflandırmak mümkündür, aslında, açıkça ifade edilmemiş olsa bile, yapılan sınıflandırmaların temelinde bu vardır.

Öyleyse yönetim biçimi olarak, mesela demokrasi seçilip benimsenmişse, yönetim yetkisi, bu yetkinin içerdiği imkân ve güçler, yönetim yetkisini temsilen devreden yönetilenin maddi ve manevi varlığına, ihtiyaçlarına, beklenti ve özlemlerine vb. bakılarak, bütün bunlar dikkatli bir şekilde tespit edilerek hareket edilmesini şart kılar.

Sabır ve öfke olgularını bu bağlamda irdelemeye başlamak istediğimizde, özetle sabır yönetenin, öfke ise yönetilenin yetki, hak ve sorumluluğunda olmak gerekir. Ama nasıl?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?