Bize ne oluyor?

Bismillahirrahmanirrahim;

âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Ne istiyoruz? Allah bize saadet yolunu göstermiştir. Allah’ın gösterdiği bu saadet yolunu istiyor muyuz? Müslümanlar olarak bunun muhasebesini yapmak zorundayız. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, Allah’ın hakkına riayet edilmiyor, kulun ve toplumun hukukuna riayet edilmediği gibi bunun farkında bile olunmuyor. Kur’an-ı Kerim’i Allah insanlara lüzumsuz göndermedi. O insanlara bir açıklama ve takva sahipleri için de yol göstericidir. Kur’an; faiz haramdır diyor, bu harama bulaşanlar, Allah ve Resulüne karşı açılmış bir savaşın içinde olduklarını umursamıyorlar. Yeni bir yıla gireceğiz. Yeni yıla girişin en belirgin eylemi devletin oynattığı piyangodur ve piyango kumardır. Bu kumar, İslam’ın değil ama Batı’nın, şeytan ve adamlarının kullandığı bir silahtır ve bu silah ile Müslümanlık şuuru yıkılıyor. İçki ve zina işlenen günahlardır ki, bu günahlar ile insanlık rezil ve perişan oluyor. Televizyonlar ve dizileri, akıllı telefonlar, toplumda edep ve hayâyı, sevgi ve saygıyı, iffeti, mahremiyeti yerle bir ediyor, bununla kimliksiz bir tolum inşa ediliyor. Materyalist eğitim, nesilleri Allah’tan, Peygamberden ve İslam’dan uzaklaştırıyor, âlimlerimiz, aydınlarımız, önderlerimiz susuyor. Bizler, bizi biz yapan bütün kelimeleri yerinden ve mecrasından oynattık, İslam ile aramıza kalın duvarlar ördük. Gafletimiz büyüktür, hiçbir bela ve musibet bizi bu gafletten döndürmeye yetmiyor.

SİYASET

Yerinden oynatılan kelimelerden birisi de siyasettir. Siyaset; terbiye ve idare etmektir. İbni Abidin siyaseti: “Halkı, dünya ve ahirette kurtulacakları bir şekilde idare etmekle, onların menfaatlerine çalışmaktır ki bütün İslami hükümler başta ‘iman’ sonra ‘siyaset’ etrafında döner” şeklinde tarif etmiştir. Çünkü kendi arzularına göre ahkâm icat edenlerin yönetimi, genellikle zalimane bir idare, kamunun hukukuna ters siyasettir ki, İslam böyle bir siyaseti haram kılmıştır. Dolayısıyla ırkçı Siyonizm’in, inkârcı, müşrik ve münafıkların tesiri altındaki her türlü siyaset, zalim siyasettir. Hz. Âdem ile başlayan bütün Peygamberlerin yürüttüğü tevhit mücadelesi zalim siyasete karşı olmuştur. İnananlar da, kendi istek ve arzularını bırakıp bu zalim siyasetle mücadele etmelidirler ki İslam’a teslimiyet hâsıl olsun. İslam’da devlet: Müminlerin, İslam’ı bütünüyle yaşamak üzere teşkilatlanıp güç aldıkları hukuki bir kişiliktir. Devlet amaç değil, araçtır. Adil devletinin temel gayesi; adil bir düzen benimsemek, yaratandan ötürü, yaratılana her türlü hizmeti yapmaktır. Sevgili Peygamberimiz, devlet erkânının halka hizmet ettiği kadar efendi olacağını bizzat kendi uygulamaları ile göstermiştir. Nitekim Efendimizin mecliste su dağıttığı sırada yabancı bir elçi gelir ve sorar: “Bu toplumun efendisi kimdir?” Allah Resulü cevap verir: “Toplumun efendisi o topluma hizmet edendir.” Bilinmelidir ki topluma kibirle ve faizci kapitalist düzen ve materyalist eğitimle hizmet edilemez. Topluma, hakkı ve haklılığı üstün tutan Adil Düzen ve maneviyatçı eğitimle hizmet edilir. Müslümanlar ve insanlık bunun farkında olduğu gün kurtulmuş olacaklardır.

İSLAM

İtikat ve düzen olarak İslam, ne tek kişi, ne ufak bir azınlık, ne de soylular dini ve düzeni değildir. Batılıların ve ırkçı Siyonizm’in İslam’ın teokratik bir düzen olduğunu söylemeleri düşmanca bir yaklaşımdır. Batı’da teokrasi, ruhban sınıfının ve kilise ve havranın egemenliğidir. Bu anlamda İslam’da ruhbanlık yoktur ve hâkimiyet mutlak surette Allah’ındır. Batı demokrasilerinde “hâkimiyet milletindir” denir ama her şart altında faiz, haksız vergiler, israf ve materyalist eğitimle millet adına millet tepelenir. İslam’ın ilan ettiği düzen, bütün insanlığın saadetini isteyen adil bir düzendir. İslam düzeninde devlet; Müslüman ve zimmet ehlinden oluşan tebaasının refah ve saadeti için hak ve adalet hükümlerini uygular. İslam, devlet gücünü, insanlığın helak olmasını sağlayacak şer amaçlar için değil, manevi ve maddi kalkınma, üretim, izzet ve onur için kullanılmasını emreder. İslâm’ın düzen için koyduğu esaslar, hiçbir değişikliğe uğratılmaksızın bütün zamanlarda uygulanabilecek mükemmelliktedir. Çünkü İslam dini ve düzeni Allah’tandır, bütündür, eksiksizdir ve evrenseldir. Müslümanlar, zilletten kurtulmak için İslam’ı yeniden özden okumalıdırlar.

HASBİHAL

İnsan yaratılmışların en şereflisidir ve tek başına yaşayamayan sosyal bir varlıktır. İnsanın arzusu, yeryüzünün en önemli değeri olan saadet içinde yaşamaktır. Bunun için Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya gerekir. Bu olmadan Müslümanlar ve insanlık saadet, huzur ve refahtan mahrum kalırlar. Bugün bu hedeflere Milli Görüş ve Saadet Partisi iktidarı ile ulaşılabilir. Saadet Partisi iktidarında faizci kapitalizmin yıkıma uğrattığı ekonomi onarılır, halkın refah düzeyi artırılır ve adil paylaşım sağlanır. Sosyal ve ekonomik hayat, insanı merkeze alacak şekilde tekrar yapılandırılır. İnsan maddi ve manevi varlığı ile bir bütündür. Bu konuda Saadet Partisi’nin düşüncesi şudur. İnsan hakları ve özgürlükler, yaşama ve güvenlik, düşünce ve ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkı, din ve vicdan özgürlüğü gibi üzerinde insanlığın anlaştığı, çoğu uluslararası sözleşmelerde zikredilen ve tabii hukuka aykırı olmayan temel haklara, bütün insanlar doğuştan sahiptirler ve bu haklara dokunulamaz. Bu haklar, insan onur ve haysiyetinin koruma zırhıdır. Saadet Partisi iktidarında, tüm sosyal ve siyasi organizasyonlar, bu doğal hakların korunmasına ve kullanılabilir olmasına hizmet edecektir. Saadet Partisi; hakkı üstün tutan bir anlayışa sahiptir. Bu nedenle gücün hukukunu reddetmektedir. Kaba kuvvete karşı hakkı, hukuku, adaleti savunur. Hukuka dayalı bir düzen, hakka dayalı ilişkiler ve adaletin belirlediği paylaşım için siyaset yapar. Ahlâk ve maneviyat en önde yürüyen bayrağıdır. Selam hidayete tabi olanlara...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Nesrin Çobanoğlu - Allah razı olsun hocam kalemize sağlık ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Aralık 10:29


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?