Amerika’nın yaptırımları ve olası sonuçları

Amerika Birleşik Devletleri ( ABD) Kongresi’nin her iki kanadında da üçte iki çoğunlukla kabul edilen, Türkiye’ye dönük S-400 yaptırımlarını da içeren savunma bütçesi ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Kısa adı CAATSA olan ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası uzun zamandır zaten ABD’nin gündemindeydi. Başkan Donald Trump’ın ayak direttiği yaptırım kararları nihayetinde kongreden geçmiş oldu. Genel hatlarıyla sadece Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 Hava Savunma Sistemleri üzerinden okunan bu yaptırımlar, aslında Rus doğalgazını Avrupa’ya taşıyan Türk Akım ve Mavi Akım boru hattı projelerini de kapsıyor. Yani yalnızca savunma boyutuyla değil, doğrudan ekonomik ilişkileri de hedef alan bir kararın Kongre’den geçmiş olmasının sonuçları, ABD-Türkiye ilişkileri açısından şimdi çok daha fazla odaklanılan bir başlığa dönüştü.

Diğer taraftan Trump en büyük istifade edenin Çin olacağı gerekçesiyle yaptırımları veto edeceğini açıkladı. Aslında kararların Kongre’den üçte iki çoğunlukla geçmiş olmasından dolayı Trump’ın veto etmesinin sonuca bir etkisi olmayacak. Buna rağmen Pazar günü Twitter mesajıyla kararı veto edeceği bilgisini paylaştı. Veto sonrası Kongre’nin kararı değişir mi, bu konuda net bir varsayımda bulunmak da zor.

Bununla birlikte bu kararların Türkiye açısından farklı boyutları var. En son 10-11 Aralık Avrupa Birliği zirvesinde silah ambargosu için ABD’nin adres gösterilmesi de direkt bu konuyla bağlantılı. Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in, “Türkiye’ye silah ihracatı meselesinin NATO üyeleri arasında ve yeni ABD yönetimiyle koordinasyon içinde tartışılması konusunda hemfikir kaldık” açıklaması topu ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’a atmak anlamını taşıyor. Almanya’nın AB dönem başkanı olması belki de Fransa ve Yunanistan’ın zirveden istediklerini tam olarak alamamasını da beraberinde getirdi.

Şimdi merak edilen şu; bu yaptırım kararları ile birlikte ABD-Türkiye ilişkileri nasıl gelişecek? Son günlerde Türkiye’nin İsrail’e büyükelçi atadığına dair iddialar da aslında Biden’a gönderilen bir mesaj sayılabilir. Tam da bu noktada şayet bir pazarlık masasına oturulacaksa endişe odur ki, Fırat’ın doğusunda PYD/YPG güçlerini doğrudan destekleyen ABD, Türkiye’nin önüne bu kartı koyabilir. Suriye’deki fiili durumun meşru hale getirilmesi adına taleplerde bulunabilir. Ayrıca uzun zamandan beri ABD’nin PKK’yı tasfiye sürecine soktuğu da bilinen bir gerçek. Bunu planlarken PYD/YPG’yi tartışma alanından çıkarmaya çalışmanın hesaplarını yaptığı biliniyordu. Bunlardan dolayı bu yaptırım kararlarının en önemli tartışma ve pazarlık alanı, Suriye ve Türkiye-İsrail ilişkilerinin bundan sonraki seyri olabilir.

Bu durumda Türkiye-Rusya-İran arasında süren Astana ve Soçi süreçlerinin akıbeti de tartışmaya açılabilir. Kimi TV tartışma programlarında S-400’lerin Azerbaycan’a verilebileceği gibi seçenekler Türkiye için doğru ve sağlıklı bir çıkış sayılmaz. Bu saatten sonra Türkiye’nin hava savunma sistemlerine olan ihtiyacını tartışmaya açmak bile abesle iştigal olur.

Sonuç olarak İkinci Mahmut’tan bize miras kalan “denize düşen yılana sarılır” sözünü sürekli test etmeye gerek yok. Öncelikle karada, güvende kalabilmeyi ve yılanlara muhtaç olmamak için denize düşmemeyi başarmak lazım. Yoksa bugünün yaptırımlarının adı CAATSA olur yarın başka bir şey. Sonra da şeytan kovalamaktan salâvat getirmeye vakit kalmıyor diye şikâyet ediyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Ali - Bu yaptırım tiyatroları yeni değil, her seferinde yiyoruz, hepsi danışıklı dövüş. Türkiye abd'ye rağmen adım atamaz kimse bizi kandırmaya devam etmesin. Erdoğanı halk nezdinde güçlendirmek (abd'ye bile dik duruyor havası vermek), Rusyaya yakınlaşıyormuş gibi yapmak için yapılıyor. Suriye gibi bir çok konuda Rusyaya bazı şeyleri kabul ettirebilmek için bu s400'ler alınıyormuş gibi güya abd'ye rağmen yapılıyor. Ne kadar balık hafızalıyız, son 10 yılda kaç kez ab ülkeleriyle, israille, abd ile güya karşı karşıya geliyoruz. Hepsi fos. Numardan da olsa tek karşı gelmediğimiz bir ülke var İngiltere, ilginç değil mi....

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 15 Aralık 14:33


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?