Bir ihanet, bin musibet

İslam tarihine bir göz atacak olursak, son 20 yıl çok değişik ve büyük ibretlerin yaşandığı bir dönem olmuştur.

Önce Milli Görüş Lideri Erbakan Hocamızın çizdiği iktidar rotasının 3 ana başlığını hatırlayalım:

İlki, Yaşanabilir Bir Türkiye başlığıdır.

İnsanlarımızın saadet ve selameti için çalışıldığı, emeğin ve sermayenin karşılığını tam aldığı, faizin, sömürünün, israfın olmadığı, kendi servetlerini işleyerek kazanan, müreffeh ve mesut bir Türkiye’nin kurulması. Milli Görüş eline geçen, pek kısa da sürse, fırsatları değerlendirerek bu yönde büyük adımlar atmış ve ne yapacağını da böylece göstermiştir.

İkincisi, Yeniden Büyük Türkiye başlığı altında kendi sanayisini kurmuş, kendi ordusunu modern şekilde kendi imkânları ile donatmış, bölgesinde sulhu ve sükûnu sağlamış, borç alan değil, yardım eden bir konuma gelmiş bir Türkiye’nin kurulması. Eline fırsat geçtikçe de bu konuda dev adımlar atmış, yaptıkları yapacaklarının göstergesi ve teminatı olmuş bir Türkiye amaçlanmıştı.

Üçüncüsü ise Yeni Bir Dünya başlığı altında, dünya barışının sağlanması ve sürdürülmesi için, mazlum milletlerin bir araya gelmesi ve barış merkezini oluşturması hedefidir. Bu konuda da 8 tane büyük İslam ülkesini aynı gaye etrafında bir araya getirerek kurmuş olduğu ve kısa sürede onlarca mazlum milletin birleşerek oluşturacakları bir merkez konusunda dev adımlar atılmıştı.

Milli Görüş hareketine; yoluna koyduğu bu gerçekçi ve tek çözüm olan üç ana başlığı bile bile, göre göre, ABD ve AB’nin kaşıdığı ihtirasları sebebiyle ihanet edip gidenlerin 20 yılda ülkemizi, İslam dünyasını ve kendi iki dünyalarını mahvettiklerini bugün ibretle ve üzüntüyle izlemekteyiz. Bir ihanetin bin musibete sebep olduğu artık aşikâr olarak ortaya çıkmıştır.

Milli Görüş’ün Yeni Bir Dünya düsturuna ihanet edilmekle İslam dünyasının mahv-ü perişan olduğunu, can, mal ve mukaddes değerlerinin ayaklar altında çiğnendiğini artık herkes görüyor. Buna işbirlikçilik yolları ile yardım edenlerin de iki dünyasının perişan olduğunu anlayabilmek için allame olmaya gerek yoktur.

Kendi ihtiraslarının kurbanı olarak Milli Görüş’ün diğer iki umdesinin önünü kesenlerin, 20 yılda geldikleri yerin, musibetlerle dolu olduğu da herkes tarafından görülür oldu.

Bir iki örnekle konuyu toparlayalım:

Sorulsa ki, Cumhuriyet döneminde en çok “faizle mücadele edilmesi gerektiğini” söyleyen, ama her söyledikçe faizi misli misli arttıran, en çok faiz ödeyen, hangi iktidar ve kimlerdir? Cevap malumdur. Bu faiz konusunun, ülkemizi büyük musibetlere duçar ettiği gibi, yetkililerin her iki dünyasının da mahvına sebep olacağı aşikâr değil midir?

Sorulsa ki, Cumhuriyet dönemi boyunca ülkemizi en çok ve ölçüye sığmayacak ve toparlanması da zor olacak borca sokan hangi iktidardır? Devamında sorulsa, ülke imkânlarının tükendiği, büyümenin eksiye düştüğü, yedeklerin bile eritilerek rezervlerin eksi bilmem kaçlara indiği dönem hangi dönemdir? Cevap son 20 yılı işaret eder. Bunlar çok büyük musibetler değil midir? Tüyü bitmedik yetim hakkının gaspı sayılmaz mı? Bu da iki dünyanın mahvı değil midir?

Sorulsa ki, Cumhuriyet dönemi boyunca en çok rüşvetin, en çok vurgunun, en çok yalanın, en çok israfın, en çok şatafatın bulunduğu dönem hangisidir? Ne cevap verilebilir? En çok işsizliğin, en çok adaletsizliğin, gelir bölüşümündeki en çok dengesizliğin, en çok ahlaksızlığın olduğu dönem hangisidir? Zinanın, lanetli fiillerin, cinayet ve tecavüzlerin en yaygın olduğu, boşanmaların had safhaya çıktığı dönem hangi dönemdir? Resmi ve internet kumarlarının en yaygın olduğu dönem, evlere bile, ilkokul öğrencilerine bile sirayet eden bu illetin yıkıma sebep olduğu dönem hangi dönemdir?

Üstelik bu tespitler sadece herkesin gördüğü hususlar. Daha neler var şu anda tahmin etsek bile tam bilemiyoruz.

Bütün bunlar en başta, ihtiraslarını şaha ¡kaldıran kişilerin, iki dünyasını da mahveden sebepler değil midir?

Bunlar bizim kardeşlerimizdir. Bu saydığımız musibetleri keyif alarak söylemiyoruz. En başından beri ikaz ediyor, yazıyor ve söylüyoruz. Yazık olduğunu ifade ederek, içimiz kavrularak söylüyoruz.

İbret alınıp yanlışlardan dönüş olmazsa, daha ne musibetlerin başa geleceğini kestirmek de mümkün değildir. Geçmiş kavimlerin kıssaları Kur’an’da boşuna zikredilmemiştir. O musibetlerin her birinin, Allah’ın yarattığı tabiat kanunlarına raptedilmesi olayı tamam da, Kur’an diliyle anlatılan gerçek sebepleri bu günkü türden musibetler değil miydi?

Kur’an’ın tabiri ile: NEREYE GİDİYORSUNUZ?

UFUKLAR KARARDI

Milli Görüş’e ihanet kararı,

Ne kadar yanlış bir karardı!

Millet gördü en büyük zararı,

Ülkemin ufukları karardı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Türk - RTE masal anlatiyor, yüzde 50 narkozlanmis gibi onu takip ediyor. Vaktini sov yaparak geciriyor. Temel meseleler büyüdükce büyüyor. Yaptigi islerin cogu gayri islami. 90 li yillarin sonunda Almanya Dortmunds Avrupa Milli Görüs toplantisinda 50 bin kisinin önünde bagirarak söyledigi sudur: catlasalarda, kudursalarda ölümüne milli görüs. Ve bu sahis bu toplantidan 3 yil sonra biz milli görüs gömlegini cikardik dedi, sonrasi bir zamanda müslümanin, hristiyanin, yahudinin parasini öpüp basimin üstüne koyarim dedi, yolumuz AB dir dedi. Isi gücü dalevere yani.Yirmi yildan beri ülke faiz ekonomisi ile yönetiyor. Kuranda Faizciligin Allaha ve Peygamberine karsi savasmak oldugu bildiriliyor, bu sahis Faiz bir dünya gercegidir diyor. Baska söze hacet varmi???

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 14 Aralık 10:54


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?