Zinaya götüren yollara sapmayın

Son günlerde bir siyasi partinin il ve ilçe teşkilatlarında yaşandığı iddia edilen sarkıntılık ve ırza geçmeler vesilesiyle gayri meşru ilişkiler konusu gündeme oturdu. Hiç şüphesiz ki yargıya intikal ettirildiği için basına yansıyan bu yüz kızartıcı olaylar buzdağının zerrecik mesabesindeki görünen kısmıdır.  Zira bu milleti iğdiş etmek için zina konusunda sınırsız serbestiyet ve alabildiğine teşvik vardır. En büyük teşvik ve özendirmeyi de iktidar yanlısı çok izlenen TV kanalları yapmaktadır. 

İnsan denen organizma hayrın da şerrin de peşinde koşabilme kabiliyeti ile mücehhez olarak yaratılmış bir varlıktır. Ona bu yaratılış kodlarını yerleştiren onun yaratıcısıdır. Dolayısıyla da onun zaaf ve noksanlıklarını en iyi bilen yine O’dur.

Yüce Allah hayatın bir erkekle bir dişiden üremesini irade buyurmuş ve bunun için de insanı erkek ve kadın olarak iki farklı yaratılışla yaratmıştır. Neslin devam etmesi için de ikisini birbirine müştak ve muhtaç kılmıştır. Ama ikisi arasındaki ilişkileri hayvanlar gibi alabildiğine serbest bırakmamış aksine insanın hayvanlar derekesine düşmemesi için bazı yasaklar ve yasalar koymuştur. Bugün tolumun özendirildiği Avrupai hayat ne yazık ki bu konuda hayvanlardan dahi aşağı seviyededir.

Kadın-erkek ilişkilerini düzenleyen yasalardan birisi de bu iki cinsin birbirinden nasıl faydalanabileceğini düzenleyen yasasıdır. İslam fıkhında buna “Nikâh” ya da “Evlilik Hukuku”  denir. Buna göre; birbiriyle evlenmesinde dinen engel bulunmayan bir erkek ile bir kadın ancak nikâh kıyıldıktan sonra birbirine helal olur ve birbirinden istifade edebilirler. Nikâh bağı olmayanlar asla birbiriyle beraber olamayacakları gibi birbirlerini zinaya teşvik edecek ortamlarda da birlikte bulunamazlar. Bu gerçeği Yüce Rabbimiz İsra Suresi’nde şöyle açıklıyor: “Zinaya yaklaşmayın.” (İsra, 32)

Evet, işlenen her bir suçun mutlaka bir mukaddimesi, bir düşünce ve hazırlık aşaması, bir ilk adımların atıldığı başlangıç noktası vardır. Uçurumun kenarında dolaşmayı adet haline getirenler mutlaka bir gün o uçuruma yuvarlanırlar.  Nitekim haramların kenarlarında dolaşanların mutlaka bu haramlara dalacağını bildiren bir hadis-i kudsi’de şöyle buyurulmaktadır:  “Bilin ki her hükümdarın bir koruluğu vardır. Allah’ın koruluğu ise O’nun haramlarıdır. (Devamlı haramların etrafında dolaşanlar)  tıpkı bir koruluğun etrafında hayvan otlatan çobanın durumuna benzer, sürüsü her an oraya girebilir.” (Müslim, 4094)

Bunun için İslam sadece zina filinin işlenmesini yasaklamakla yetinmemiş ona götüren yolları da aynı şeklide yasaklamış, kapatmıştır. Yabancı erkelerle yabancı kadınların aynı ortamda bir zaruret olmaksızın bulunmaları,  avret yerlerine bakmaları, tokalaşmaları şehvet hissi duyulup duyulmamasına bakılmaksızın haram kılınmıştır. Eğer bu kurallar ihlal edilirse zinaya götüren yola girilmiş demektir. Evet, her açık yol bulan sarkıntılık yapar veya daha ilerisine teşebbüs eder denemez ama bu işi gerçekleştirenler de bir açık kapı bulanlardır.

Son günlerde bir siyasi partinin yönetici ve üyelerinin arasında yaşandığı iddia edilen ve medyaya yansıyan çirkefliklerin İslam’ın bu koruyucu hükmünün ne denli gerekli olduğunu bir kez daha fiilen ispatlamış oldu. İslam Allah’tan korkan, sırf kendi rızasını kazanmak için mescide gelen kadın ve erkeği onca insan içerisinde aynı safta namaz kılmaya müsaade etmiyor. Hatta daha ileri gidiyor ve aynı safta namaz kılmaları halinde namazlarının geçersiz olacağını söylüyor. Aynı şekilde erkekler için en hayırlı saf en ön safı, en tehlikeli olanı da en arka safı sayıyor. İşte Nebevi uyarı: «Erkeklerin teşkil ettiği safların en hayırlısı birinci saftır. En kötüsü de en son saftır. Kadınların teşkil ettikleri safların en hayırlısı en son saftır, en kötüsü de en öndekidir.» (Müslim, 440; Ebu Davud, 678; Tirmizi, 224) Çünkü kadınlar caminin arka tarafında namaz kılarlar. Bu durumda erkelerin kadınlara en yakın safı en arka saf, kadınların da erkeklere en yakın safı en ön saflarıdır. Burada bile kalbi etkileşim olmaması için bir yasaklama konulmuyor ama bir derece farkı konulup birbirinden uzak durmaya teşvik ediliyor.

Bugün ülkemizde maalesef cahiliye hayatının kuralları geçerlidir ve cahiliye hayatının bütün çirkeflikleri serbestçe işlenmesinin ötesinde teşvik edilmekte ve koruma altındadır. Namuslu insanlar artık nerede ise ailesi ile birlikte toplu ulaşım vasıtalarına binemeyecek duruma gelmiştir. Bunu bu hale getiren şüphesiz ki zinayı ve zinaları korumak için çıkarılan yasalar ve medya organlarında yapılan aleni teşvik ve yönlendirmelerdir.  Polonya bile aile kurumunu yok eden İstanbul Sözleşmesi’ni “Katolik aile geleneklerine aykırı” olduğu gerekçesiyle çekilmek isterken bizim iktidar partisinin buna sahip çıkması ne kadar düşündürücüdür! Dikkat ederseniz artık milletten beş çocuk isteme furyası da yok.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

rami görür - toplumun fertlerinin hiçmi suçu yok hcm. neden hükümete kabahat bulunuyor. hükümetin din konusunda attığı adımlarıda görmek gerek. dini yayınlar ve eğitimler v.s v.s

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 14 Aralık 11:14


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?