“Benden hikâyesi”

“Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı.

Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve mavilikleri çok gördük, sizin için çok kötü olacak. Benden hikâyesi.” (Sait Faik-Son Kuşlar)

Adapazarlı hikâyeci Sait Faik, yıllar öncesinden yaşadığı dünyayı böyle tasvir ediyor. Tabiatın zayiatını bugün görseydi acaba neler söylerdi? “Bizim için değil ama çocuklar için kötü olacak” diyordu hikâyesinde. 1906-1954 arası sadece 47 yaş ömür sürmüş olan Sait Faik’in işaret ettiği talihsiz çocuklar bizden başka kim olabilir ki? Bir kuş nasıl boğulur diye sormayın. Onlara yaşadıkları tabiatı dar edersiniz, göçmen kuşların göç yollarını talan edersiniz daldan dala sekmeden boğulup kalırlar. Eski şiirlerimin birinde aynı kaygıyı hissedip şöyle dediğimi hatırlıyorum: “Bir kuş eksik gökyüzünde, günlerden bir gün eksik.” Ortaokul ve lise öğrencilerine isterseniz beş tane kuş, altı tane ağaç ismi saymalarını söyleyin, bakalım zorlanmadan hepsini sayabilecekler mi? Büyük inkıraz ve yıkımların habercisi küçük yıkımlardır. Ağacı tanıtıp sevdirmeden ormanı koruyamazsınız. İnsanı sevdirmeden topluma saygı ve sevgiyi kavratamayacağınız gibi. Sait Faik, yolların çamur içinde kaldığından yakınıyor. Demek o vakitler bu kadar çok betonlaşma yokmuş. Elli yıl sonra Mustafa Kutlu hikâyelerini okuyan kişiler de devran böyle sürerse kendi zamanlarıyla kıyas edip belki de bugünleri mutedil zamanlar gibi yorumlayıp kendi dertlerine yanabilirler.

Son soru: Dünya nereye gidiyor?

El-cevap: Gidecek yer bulamadığı için olduğu yerde debelenip duruyor.

İÇİNİZDE GENEL AF NE ZAMAN?

Affeden kurtulur, hafifler, kendine dönmüş olur. Nefreti ve kini dava haline getiren ise kendi girdabında boğulur. Affetmek unutulan sevgi ateşini yeniden yakmaktır. Mutlak affedici Allah’tır. O bağışlarken sen kim oluyorsun ölsem de affetmem diyen. İlk iş olarak, kucağınızda biriktirdiğiniz taşları bir kenara bırakın. Hem kucağınız kirlenmesin hem de ocağınız. İkinci olarak, günahkâr gördüğünüz kişiye fırlatacağınız taşı fırlatmadan evvel bir zamanlar işlediğiniz kendi günahlarınızı hatırlayın. Elinizdeki taşı günahkâr insanlara fırlatmaktan vazgeçin ve o taşı gediğine oturtun. Taşın gediği neresi mi? Bağrınız efendim bağrınız; bağrınıza taş basın. Yeni bir yılın gelişini bahane edebilirsiniz bunun için. Hafta sonlarını, ay başlarını, baharın gelişini, erik ağaçlarının çiçek açmasını, dünyaya yeni bir çocuğun gelişini pekâlâ çevrenizde küs ya da davalı olduğunuz kişiyi bağışlamak için vesile edinebilirsiniz. Bunun ne kadar zor olduğunu bilmez değilim. Nefse ve egoya zor gelen şeylerin imtihanını başarmaktır asıl olan. Küsüp darıldığınız, davalı olduğunuz kişilerle belli bir süre sonra husumet ve küsme sebebiniz bile hatırlanmaz olup zamanın hafızasından silinir. Geriye doğru düşündüğünüzde aslında meselenin fındık kabuğunu bile doldurmayan bir husustan kaynaklandığını anlar, fakat darıldığınızla kalırsınız. İçinizin hapishanesine tıktığınız kişileri bir an önce salıverin ki içinizde size de yer açılsın. Bu genel af bile olabilir.

Nasıl olsa milyarları bulan insanlık ailesinden elimizin uzanabildiği, gözümüzün ulaşabildiği ya da gönlümüzün kazanabildiği en fazla birkaç yüz kişiyle konuşup barışık biçimde yaşayabiliyoruz. Diğer insanlarla onlar hiç bu dünyada yaşamamış gibi onlar bizden biz onlardan habersiz yaşıyoruz. Üç günlük dünya diye boşuna dememişler. Üç günlük dünyada üç beş yıl dargın durmak dünyayı bir tür kıyamete zorlamaktır. İlle de küslük gerekiyorsa, bunun sınırı üç gündür. Zira dünya hayatı üç gündür!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yaşar Akgül - Dünyamız için güzel düşüncelerinden dolayı ben ve dünya sana teşekkür ediyoruz kardeşim...selamlar olsun...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Aralık 15:28


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?