Dünyadan Kalan

Okulun camı şangır şungur inince topuklayıp bahçenin yan tarafındaki bakkalın önüne vardık. Bakkal dışarı çıkıp ne oldu çocuklar dediyse de sesimizi çıkarmadık. Sekiz on arkadaştık. Top falsolu bir şekilde gelirken gelişine vurunca okulun camından içeri girip karşı pencereye çarparak sınıfta ders anlatan öğretmenin yanına vardı. Aynı zamanda okulun müdürü olan öğretmen topu eline alıp dışarıda bizi arayarak buraya gelin çocuklar diye bize seslenince, ilk önce duymazdan gelip sonra korka korka yanına vardık. Kim şut çekti, hiçbirimizde ses yok. Ben şut çekmiştim ama kimse beni söyleyemiyordu. Sonunda ben vurdum öğretmenim dedim. Bu arada sınıflardaki bütün öğrenciler dışarı çıkmış gelişecek cümbüşü seyretmek için etrafta dikilmişlerdi. Neden cama şut çekiyorsun demesiyle çat çat sesleri aynı anda duyuldu. Arkadaşlarımın ve sınıfımızdaki kızların yanında! Sonra öğretmen tekrar sınıfa gitti. Tokat atarken topu yere bırakmış, top yanımızda duruyordu. Ben haşarılıkla ve tokadın siniriyle topa bir kere daha vurunca top yine az önce camı kırılan pencereden girerek karşı duvara çarpıp pat pat ederek öğretmenin ayağının dibine vardı. Bu sefer dışarı çıkmadı. Topu ayağıyla tutarak yarın cam parasını getir dedi. Akşam eve dönerken dayağı söz konusu eden iki kızın saçlarını çekip ağlattıktan sonra bir arkadaşımı da bir güzel patakladım eve vardım. Moral binbeşyüz! Eve vardım arkadaşımın annesi bizim eve şikâyete geldi. Bir daha yaparsa bir daha aynısını yaparım dedim sinirlenerek. Annem kadını teselli edip gönderdi. Bizimkiler ne olduğunu sordu. Öğretmen cam parası istiyor dedim. Tamam veririz cam parasını, konu kapandı. İlkokul üçüncü sınıfa gidiyordum.

Her gün asfalt yolda futbol oynardık. Okula öğleyin gidiyorsak sabahleyin başlar öğleye kadar top oynardık. Eğer sabahçı isek okuldan gelir gelmez yola çıkar başlardık. Ben ilkokula giderken ilkokul beş, ortaokul üç seneydi. Her Allah’ın günü top koştururduk. Sabahleyin arkadaşlarım beni yoldan çağırırdı. Bazen kahvaltı bile yapmadan topa başlardık. Çocukluğumda ve ilk gençliğimde futbol oynamayı çok severdim. O kadar severdim ki kendimi Maradona sanırdım. Akranlarımdan bir arkadaşımla ikimiz çok iyi futbol oynardık. Öyle ki bizden büyükler futbol oynarken yaşıtlarımı oynatmazlar bir beni bir de o arkadaşımı iyi oynadığımız için oynatırlardı. Okulda teneffüslerde de hep top oynardık. Futbola düşkünlüğümden dolayı ortaokul ve lisede okul takımına seçilmiştim. Lise birin ikinci döneminde gözlük kullanmaya başlayınca futbol hayatı da mecburen sona erdi. O yıllarda maçları hiç kaçırmaz radyodan dinlerdim. TRT’nin spikeri “Maradona, Maradona, Maradona” dedikçe daha bir kulak kesilirdim. Çocukken, futbol oynarken giydiğimiz spor ayakkabının üzerinde de Maradona yazardı. Halen futbolu severim. İçimde kalmış bir ‘heves’ olarak…

Dünya futbolunda beş oyuncuyu çalımlayarak geçip gol atan tek futbolcu, ki söz konusu gol “yüzyılın golü” diye tescillenmiş, Maradona’dır. Demek ki o gol gibi bir gol halen yok. Maradona bir futbol efsanesidir. Maradona’dan sonra Messi var. Bana kalırsa günümüz dünya futbolunun efsanesi Messi’dir. İkisi de Arjantinli. Futbol Avrupa’da oynanır oyuncu Arjantin’den çıkar. Son yıllarda yeni bir efsane daha doğuyor futbol dünyasında. Bu sefer Arjantinli değil. Mısırlı Müslüman futbolcu Muhammed Salah. Sorun şu ki Müslüman olması dolayısıyla önü kesilebilir. Çünkü futbolda iyi oynamak yetmez. Fakat bir gerçek var ki yaptığı işi iyi yapan mutlaka karşılığını alır. Ne kadar engellense de bu böyle. Efsane olmak yetenek gerektirir. Yetenek Allah vergisidir sonradan kazanılmaz. Efsane olmak efsane olanın bile elinde değil tamamen nasip. Maradona öldü ya, benim çocukluk günlerim geldi dizildi dilime…

İnsana bu dünyadan bir ölüm bir de heves kalır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Gazali - Futbola bi mukabele. Dünya bugün var yarın yok. Birlik eğitim şart Türkiyeye bugünlerde

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 21:14


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?