Türkiye’nin yönü

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, farklı zamanlarda birbirine taban tabana zıt açıklamalar yapıp, bu paradoksal durumu kamuoyuna nasıl yedirebiliyor. Hayretler içindeyiz. AB’yle ilgili yaptığı açıklamalarına bakalım. Putine hitaben: “Bizi Şanghay beşlisine alın, biz de AB’ye Allah’a ısmarladık diyelim, oradan ayrılalım.” “(AB’yle) Tarihi anlaşma imzaladık, bu milattır, vizeler kalkıyor, vatandaşlarımız vizesiz seyahat edecek.” “Kimse kusura bakmasın, biz Avrupa Birliği’nin kapıkulu değiliz. Ey Avrupa Birliği, sen yoluna biz yolumuza.” Ve son olarak: “Kendimizi başka yerlerde değil Avrupa’da görüyor, geleceğimizi Avrupa ile kurmayı tasavvur ediyoruz.”

Türkiye’nin rotasını AB’ye ayarlayan zihniyet, toplumsal yapımızda sosyolojik, kültürel kırılmalar oluşturmuş, insanımızın algılarıyla oynamış, ahlâk ve maneviyat dokumuzda onarılmaz yaralar açmıştır. Aile yapımızın bünyesine dinamitler koyan İstanbul Sözleşmesi, uyum müktesebatıyla getirilen zina ve domuz eti serbestisi bu sürecin ürünüdür. Türkiye dünyada kendisini nereye konumlandırmalı? Bu sorunun cevabını vermek yıllardır uğradığımız kimlik erozyonundan kurtulmak için çok önemli. AB, Türkiye’ye yıllardır kapıkulu muamelesi yaparak neden oyalamaktadır? Çünkü Türkiye Müslüman bir ülkedir. Bir yandan bizi oyalamakta, bir yandan uyum yasalarıyla bünyemize milli ve manevi kimliğimizi yok edecek virüsler koymakta, maneviyatımıza hançerler saplamaktadırlar. Avrupa genelinde İslamofobi’nin hortladığı, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize yapılan şeref yoksunu hakaretlere, saldırılara göz yumulduğu, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in yakılarak faşizmin hortlatıldığı bir süreci yaşıyoruz. Bu rezil, densiz, hadsiz, şeref yoksunu, provakatif saldırılar sürerken, Türkiye’nin AB’ye girmek için can atması çok anlamsızdır. Türkiye yerini İslam ülkeleriyle birlikte konumlandırmalıdır. AB sevdasıyla yanıp tutuşanlar cennetmekân Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın İslam ülkelerinin birliği misyonunu anlayıp hayata geçirmelidir. Erbakan Hocamız D-8 idealiyle İslam ülkelerinin birliğini sağlamış, emperyalizm karşısında nerede durmamız, nereye yönelmemiz gerektiği mefkuresini bizlere miras bırakmıştır. Emperyalizm, bu mefkûrenin kendi sonlarını hazırlayacağını bildikleri için Refah-Yol’u iktidardan alaşağı etmişlerdir. D-8 ideali, İslam ülkelerinin siyasi birliğini sağlıyor, dünyanın kaynaklarını sömüren emperyalizme karşı Yeni Bir Dünya ve Adil Bir Düzen esasını ortaya koyuyordu. Yıllarca İslam Ortak Pazarı kurulması için çabalayan Hocamızın ortaya koyduğu yeni bir dünyanın beş aşaması şunlardı: Müslüman Ülkeler Ortak Pazar Teşkilatı ve Birliği (AB yerine),  Müslüman Ülkeler Ortak Para Birimi ( Dolar/Euro yerine), Müslüman Ülkeler Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BM yerine), Müslüman Ülkeler Savunma İşbirliği Teşkilatı ( NATO yerine), Müslüman Ülkeler Kültür İşbirliği Teşkilatı (UNESCO yerine).

Hocamız ömrü boyunca dünya kaynaklarını sömüren Siyonizm’i bertaraf etmek için mücadele etti. Dünya ekonomilerinin ürettiği değerleri, yeraltı-yerüstü kaynaklarını sömüren kapitalizm, liberalizm, komünizm, küresel emperyalizmin ve Siyonizm’in ahtapot kollarıdır. Tağuti Siyonizm insanlığı ezen sömürü çarklarını (siyasi ve ekonomik) kendi lehine çeviren kirli bir düzen kurmuştur. Bu kirli düzenle dünya kaynaklarını kendisine akıtmaktadır. “Siyonizm bir timsah gibidir. Alt çenesi ABD, üst çenesi AB, gövdesi İslam ülkeleri, kuyruğu ise İsrail’dir.” Türkiye, gücü, kuvveti esas alan bu taguti düzenin karşısında İslam ülkelerini birleştirerek yer almalıdır. Erbakan Hocamızın D-8,  Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen mirasına sahip çıkmalıdır. Yönünü, birlik mefkûresini İslam ülkelerine çevirmelidir. AB sevdası bizi toplumsal, siyasi, ekonomik, sosyolojik, ahlaki ve kültürel yıkıma götürür. Türkiye geleceğini Avrupa’yla kurmayı tasavvur edemez! Nokta!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Yusufserensp - Nedim Odabaş bu günkü makalenizi okudum.Bizi aydınlattığınız için teşekkür ederiz.Allah razı olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Aralık 17:58
01

Müslüm - Çok güzel bir yazı anlayana. Milli Görüş gömleğiniçıkaranlar ve onların arkasında gidenler bu söylediklerizi unuttular. Varsa yoksa dünya menfaati, koltuk sevdası ve dünyalık rahatı, ahireti ise unuttularmaalesef. Allah bu milleti bu gaflet ve delaet uykusundan uyandırsın. İktidarda olanları da islah eylewsin...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Aralık 11:16


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?