Gerçeklikten koptukça…

Siyasetin gerçeklikten kopması, doğrudan yönetememe durumuyla ilintili gibi görünüyor. Siyaset kurumu, kendi başarısızlığını ve yetersizliğini örtbas etmek adına gerçeği eğip bükmeye başladıysa, ortada net bir başarısızlık tablosu olduğunu da üstü kapalı olarak kabul etmiş oluyor.

Hele ki elde bir medya gücü varsa ve bu güç sadece ve sadece siyasi gücün işine gelen, “üretilmiş gerçekleri” pazarlamaya yarıyorsa, bu gerçeklikten kopma halini siyasetçi hiç ama hiç fark edememeye başlıyor. Bu maksatlı medyanın absürd gerçekleri kitlelere pompalamasına ve iyi kötü karşılık bulmasına kendini kaptıran siyasetçi de, bir noktadan sonra bu üretilmiş gerçeklere” inanma yolunu seçiyor. Çünkü hem öylesi işine geliyor hem de kendi yetersizliğini ve başarısızlığını kabul etmek ağır geldiğinden bu yola başvuruyor.

Ekonominin iyi durumda olduğunu anlatmak isteyen ve bir partiye kendini kaptırmış olan alelade “sokaktaki vatandaş” için “kriz varsa neden AVM’ler dolu” veya “yollar arabadan geçilmiyor” türünden absürd ifadeler bir noktaya kadar anlamlı sayılabilir. Sokaktaki adam, sınırlı bilgisiyle ve öngörüsüyle ancak bu kadar bir çözümleme yapmış, kendince ancak böyle bir açıklama getirmiş olabilir.

Aynı şekilde, sıradan insanlar ekonomik meselelerle ilgili hayli komik kaçan “borçları neden para basıp ödemiyoruz” türünden önerilerde de bulunabilir. Netice itibariyle, sıradan insanlar, birilerine karşı herhangi bir yükümlülük ve sorumluluk altında değildirler. İfade özgürlüğü kabilinden karşılanabilir akıl ve mantık dışı sözleri bile... Ancak yönetme sorumluluğunda ve yükümlülüğünde bulunanalar için gerçeklikten kopabilme lüksü, sorumlu bulundukları insanlar hesaba katıldığında söz konusu bile olamaz.

Gerçeklikten kopmak, kitleleri birtakım noktalara sürükleyebilir, bazı “üretilmiş gerçeklere” inanmaları siyasi iktidara biraz zaman da kazandırabilir. Ancak ortada bulunan meseleleri çözmez, kötü olan tabloyu iyiye çevirmez. Gerçeklikten kopmak, ne teşhise ne de tedaviye imkan sağlar. Sorunların daha da büyümesine ne den olur en fazla, öyle olması da daha da fazla şekilde gerçeklikten kopmakla sonuçlanır. Giderek hayal aleminde yaşamaya kadar gider bu durum.

Gerçeklikten kopmanın en önemli yanı ise güvenilirliğin kaybolmasıdır. İnsanların güven duygusu bir kere zedelendikten sonra, bir noktadan sonra siyasetçiye olan itimadı da dibe vurur. “Özü sözü bir olmak” da, yönetim süreçlerini “şeffaf” bir şekilde icra etmek de bu yüzden önemlidir. Yönetme eylemini sadece algılara oynamaya ve propaganda marifetlerine

Son dönemde yaşanan gelişmelere bu noktadan bakıldığında, yakın zamana kadar oy ve seçim kazandıran ve gerçeklikten kopuşun bire bir kendisi olan kamuoyunun algılarına oynamak ve propaganda bombardımanına tabi tutmak eylemleri, kamuoyunu ciddi manada rahatsız ediyor. Hazine ve Maliye Bakanı’nın istifası meselesinin “görevden af talebi” diye takdim edilmesi bile, basit kelime oyunlarıyla kamuoyunu yanlış yönlendirebilme maksadına işaret eder ki, bu da gerçeklikten kopuşu gösterir.

Benzer şekilde, halkı doğrudan ilgilendiren salgın meselesinde gerçek rakamları açıklamayıp da birtakım yeni kavramlar icat ederek “makyajlı” verileri sunmak ve insanların buna inanmasını beklemek, kamuoyunun zaten zedelenmiş güven duygusu da düşünüldüğünde gerçeklikten tamamen kopuşu işaret ediyor. En başta da “süreç iyi yönetiliyor” algısının çöküşünü tabi…

Bu “gerçeklikten kopuş”a kendini kaptıranların, adeta insanlarla alay eder gibi “18 yıl önce araba yoktu” gibi saçma sapan şeyler söyleyebilmesi de, sergilenen zihniyeti özetleyen bir numune oluyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder

# Maliye

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?