Allah için, Allah'ınızı severseniz

12 Eylül 1980 darbesi olduğunda ben Mersin’e bağlı Mut kazasında vaiz olarak görev yapıyordum.
Birkaç ay geçtikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan bir müfettiş geldi. Şehirde görev yapan beş tane imam hakkında soruşturma yapmış, son olarak beni çağırdı ve bu imamlarla ilgili bilgilerimi anlatmamı istedi.
Bu arada kendisi daktiloya kâğıdını yerleştirdi ve “Seni dinliyorum” dedi.
Ben, “Önce ellerini daktilonun üzerinden çek. Beni bir dinle.
Benim söyleyeceklerim yalnız sende kalacaksa konuşayım, yok Kenan Evren’in verdiği emre binaen onlara teslim edilecekse ben bunların iyiliklerini anlatayım sen yaz:
Bu imamların hepsini tanıyorum. Kenan Evren Paşa’nın diline doladığı gruptan oldukları için soruşturma yapıyorsunuz.

Bu beş arkadaşın eksiklerini biliyorum. Benim de eksiklerim var ama bu arkadaşların her biri Kenan Evren’den daha fazla İslam dinine hizmet ediyorlar. Beş vakit namaz kıldırıyorlar. Şimdi ben, beş vakit namaz kıldıranı, beş vakit namaz kıldırmayana şikâyet edeceğim öyle mi?
İyiliklerini anlatmaya başlıyorum” deyince “İfadenizi almıyorum” dedi ve daktiloyu kapattı.
Bengaldeş’te İslami hareketleri ayakta tutan nur dağı gibi adamlardan hiçbirini tanımıyoruz ama Batı’nın verdikleri isimlerden olduklarından ve de elliye yakın İslam âlimini idam ettiklerinden anlıyoruz ki bunlar sağlam Müslümanlar.
Ama Akif merhumun ifadesiyle “Adam aldatmasını a’la biliyor ... dölü” dediği İslam düşmanı Batılıların verdiği isimleri idam etmek için yine Bengaldeş’te İslam’a güzel hizmetler yapan ve onları kendilerine rakip bilen Müslümanlara şikâyet yaptırıyorlar ve de idamları gerçekleştiriyorlar.
Mısır’da da durum aynı değil mi?
Önce İhvan’ı yok etmeye çalışırlarken diğerlerinin sırtını sıvazlıyorlar ve “Keşke her Müslüman sizin gibi olsaydı” gazıyla kendilerine hizmet ettiriyorlar.
Çeçenistan’da aynı oyun oynandı.
O günlerde Çeçenistan’a yardım götürenlere “Komutanlarla da görüşüyorsanız, sakın işi sühuletle, barışarak, anlaşarak halledelim” diyen Çeçenlere silah doğrultmasınlar. Müslüman bir Çeçen sizin gibi düşünmese de adam Müslüman, ama onu kışkırtan adam dört yüz yıldır Çeçen Müslümanların kökünü kazımak için çalışıyor.

Mevlana Mesnevi’sinde Tahir’ül Mevlevi tercemesinde 4750-4754 no’lu beyitlerinde delikanlının birinin kendi annesini öldürdüğünü gören adam “Anneni neden öldürdün?” deyince “Kötü iş yaptığı için” der.
Adam, “Ananı öldüreceğine ananla zina eden adamı öldürseydin deyince delikanlı, “O zaman her gün bir adam öldürmem gerekecekti” diye cevap verir.
Dinimize düşman olanlar, içimizden birilerini birbirimize kışkırtıyorlar. Birimiz de o kışkırtan adama ağız dolusu … fışkırtıyoruz. Bunun sonu bitmez. Ama kışkırtana karşı tavır alırsak birlik ve beraberlik sağlanır ve o bize karşı ağzını bozanlarla bitlikte daha ne güzel hizmetler ederiz.
Tenkitlerimizde haklı olabiliriz ama haklı olmamız, amelde hatası olan kardeşimizi yıpratarak temelde hatası olan kâfirlerin yanında olma durumu olabilir. Sonra o kardeşimizin bize göre hatası, bu günün sorunu değil.

İstanbul’u fethedilirken, Ayasofya’da meleklerin kanatlarının rakamı konusunda tartışan papazlar gibi birbirimizle papaz oluyoruz.
Bütün hadis kitaplarında “Bir adam geldi” veya “Bir adam, Allah Rasülü’ne şöyle dedi veya yaptı.” diye başlayan hadislerin çoğunda yeni Müslüman olmuş, adap erkân bilmeyenlerin söz ve davranışları anlatılıyor, Allah Rasülü’nün verdiği cevap da naklediliyor ama o sahabenin adı edeben verilmiyor.
Daha sonra o sahabeye “Sen şöyle demiştin” gibi söz de söylenmiyor.
Uhud’da Okçular Tepesi’nde hatalı hareket eden ashabın adı da hiçbir kitapta yazılmamıştır.
Ünlü bir komutan olan İkrime (Allah ondan razı olsun)’nin yanında hiçbir zaman İkrime’nin babası Ebucehil’in aleyhinde söz edilmemiştir.

Bunları bildiğimiz halde, hatta bu konuyu anlattığımız halde, konuşma bittikten sonra yine Müslüman kardeşlerimizden birinin yazdığı veya söylediği sözleri naklederek onun şahsiyeti sıfırlamaya çalışılmamalıdır.
Yanlışın doğrusunu yazalım, söyleyelim, yapalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Toprak - Çağın en hastalıklarına derman olacak güzel bir yazı! Yüreğinize kaleminize sağlık!..

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 20:39


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?