Reklamı Kapat

Üretmeyen tükenir

54. Hükümet döneminde Başbakan Necmettin Erbakan İran ile çok önemli bir doğalgaz anlaşması yapmıştı. O dönemin koşullarında çok kolay olmayan bu anlaşma, Türkiye’nin doğalgaz sağlayıcılarını Rusya dışında çeşitlendirmeyi hedefliyordu. Hiçbir ülkeye tam olarak bağımlı olunmaması gerektiği ana çıkış noktasıydı. Aslında bu anlaşmaya “yumurtaların hepsi aynı sepete konulmaz” ilkesi de denebilirdi. Ancak 2002’den bugüne AK Parti iktidarı ile yönetiliyoruz. Dünyadaki örneklerine taban tabana zıt hayata geçirilen Varlık Fonu ile ne kadar ekonomik değer varsa her birisini süslü ve teknik cümlelerle pazarlamaya çalışıyoruz. Bu noktada en büyük müşteri de Katar. Türkiye adım adım Katar ile tek taraflı ekonomik bağımlılık ilişkisi içine girmiş durumda. Bütün yumurtalar Katar’ın sepetine özenle yerleştiriliyor. Neredeyse her projenin finansörü Katar, her elden çıkardığımız değerimizin alıcısı Katar haline geldi. Son olarak Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin geçen hafta gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinde Borsa İstanbul’un yüzde 10’unun Katar’a devri için protokol yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklamaya göre Kanal İstanbul Projesi’nin finansörü de yine Katar olabilir. Bunun yanında kimse neden Borsa satıldı sorusunu soramıyor, hadi satıldı kaça gittiği bile sorgulanamıyor. Şeffaflık yok, denge-denetleme deseniz hak getire. İktidar yaptım oldu mantığı ile her şeyi istediği gibi yürütüyor. Bugün iktidarda bir başka parti olsa iktidara destek veren çevrelerin bu satışlara hangi yorumları yapabileceklerini düşünmek bile istemiyorum.

İyi de bir Allah’ın kulu neden bu yapılanların yanlışlığını ortaya koyamıyor? Bir milletin geleceği bu denli bir ülkenin iradesine teslim edilir mi? Katar’ın Türkiye için yaptıklarını küçümseyecek değilim. Çok zor zamanlarımızda yanımızda oldular. Bunun için teşekkürü de sonuna kadar hak ediyorlar. Ancak “güneş çarığı, çarık ayağı sıkar” diye bir söz var. Ülkesinde kendi askerinden çok Amerikalı askeri üslerde misafir eden Katar’ın Türkiye ile olan münasebetlerinin başka dengelerin etkisinde kalmayacağını kim garanti edebilir? Kendi askeri yaklaşık 11 bin iken, 13 binden fazla ABD askerine ev sahipliği yapan Katar, bütün kararlarını iyi-kötü kendisi bağımsız bir şekilde alabiliyor denilebilir mi? Veya soruyu şöyle soralım, ABD, Katar’ın önünü bu kadar açarken neyi hedefliyor olabilir? Bu noktada Katar da mı bir oyuna çekiliyor? Körfez ülkelerinin İsrail ile normalleşme adımları devam ederken, Katar’ın son tahlilde bütün bu süreçlerde özgün kalabileceği düşünülebilir mi? “Seç tarafını” sorusuna net bir şekilde ve bütün bedelleri ödeme pahasına Türkiye lehine cevap verebilir mi? Çünkü ekonomik gücünün siyasi pozisyonuna yansıması öyle zannedildiği gibi değil. Keşke düşünüldüğü gibi olsa ancak bölgesel dengelerin bunu ilânihaye taşıması çok zor. Yaklaşık 3 milyon nüfusu var ve çoğunluğu yabancılardan oluşuyor. Hâl böyleyken Türkiye Katar ile olan ilişkilerini maalesef bir denge içerisinde götüremiyor. Her ekonomik sıkıntının başvuru adresi Katar olarak görülüyor. Her zorluğun Katar ile aşılabileceğine dair bir büyük beklenti ve teslimiyet havası var.

Diğer taraftan sosyal medyada iktidarın bu kararlarının arkasında durduğunu zannedenler, Katar’ın Arap sermayesi olduğu için patırtı çıkarıldığını iddia ediyorlar. Akıl tutulması bu. Böylece işe yine ideolojik bir boyut kazandırarak tartışılmasını kendilerince engellemeye çalışıyorlar. Bu kesinlikle sağlıklı bir bakış değil. Kendilerini kandırıyorlar. Bununla birlikte Türkiye’nin ekonomik olarak içinde bulunduğu koşullar bir Katar’la da aşılamaz. Zihniyet devrimine ihtiyacımız var. Üretmeyen tükenir sözü üzerinde iyice düşünmemiz şart. Finansal oyunlarla, sıcak paranın verdiği rahatlığın sefasıyla gelebileceğimiz nokta ancak burasıdır. Katar’la günü kurtaracağımıza zor olanı yapmalıyız. Doğru kararları alıp geleceğe odaklanmalıyız. Bunları yapamadığımız takdirde daha önce bir yazımızın başlığında da kullandığımız şu atasözü maalesef acı gerçekleri yüzümüze vurmaya devam edecek; arpacıya borç eden ahırını tez satar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?