Reklamı Kapat

Teknik futboldan tekno futbola!

Birkaç gündür yazıları, notları biriktiriyordum. Süper Lig için geçtiğimiz hafta notları, Şenol Güneş’in spor müdürleri ile yapmış olduğu zoom toplantısı, TFF, naklen yayın gelirleri ve kulüpler arası gelişmeler, Başakşehir ile Sivasspor’un Avrupa maçları derken futbolun efsane isimlerinden Maradona vefat etti. Notları şimdilik bir kenara bıraktık, hem Maradona’yı analım hem de teknik futboldan bahsedelim istedim.

Öncelikle dünya starı olan Maradona’nın ya da spikerlerin deyimiyle Maradona Gooollll Gol Gol Gol Goooollllll Diego Armanda Maradona Gol’ün artık galaksimizde bir yıldız olarak yer aldığını belirtelim. Işıklar içinde uyusun ve toprağı bol olsun dileklerimizi yineleyelim.

Teknik futbol için Pele, Cruyf, DiStefano, Eusebio, Puşkaş, George Best, Beckenbauer, Boby Charlton, Hagi, Can Bartu, Metin Oktay, Baba Hakkı gibi isimleri sıralayabiliriz. Tabi birçok futbolcuyu eklemek mümkündür. Fakat yukarıda belirttiğimiz isimler herkes tarafından bilinen, öyle veya böyle sevilen, rakip olsa da kaliteli bir futbol ustaları olduğu için bir değerdirler.

Bu isimlere Maradona’yı da ekleyebiliriz. Hem kulüp takımlarında hem de milli takımda oynadığı ve de oynattığı futbol ile yıldızlaşmıştır. Napoli’yi adeta diplerden almış, Milan ve Juventus’un borusunun öttüğü dönemlerde zirveye çıkarmıştır. Napoli yönetimi, Maradona’nın transferinden sonra stadın kapasitesini 20 bin ekleme yaptırmıştır. Arjantin Milli Takımı’nın her maçı onun sayesinde reyting ve bilet rekoru kırmıştır. Tıpkı diğer isimler gibi adeta futbol için yaratılmıştır. Allah’ın bahşettiği özel yetenekleri vardır. Vuruş stilleri, taktiksel düşünceleri, kendilerine has hareketleri, kurallara göre yaptıkları kurnazlıkları mevcuttur. Birbirlerine olan hayranlıkları, konuşma tarzları, yardımseverlikleri ve bilinçli demeçleri ile sanki bambaşka bir galaksiden gelmiş gibiydiler.

Örneğin, Eusebio, DiStefano hayranıydı. Bir röportajında Real Madrid ve birlikte DiStefano efsanesini babasının çalıştığı halden getirdiği meyve sandıklarına sarılı gazetelerden okuduğunu, daha sonra Mozambik’ten Portekiz’e göç ettiklerini, Benfica’da topla tanıştığını ve Real Madrid-Benfica Şampiyon Kulüpler Şampiyonası Finali’nde DiStefano ile karşı karşıya geldiklerini ifade etti. “R. Madrid, üst üste bu kupayı kaldıran takımdı ve DiStefano en büyük itici gücüydü. Eusebio, DiStefano benim idolümdü. Maçı biz kazanmış, R. Madrid’in fiyakasını fena halde bozmuştuk. Maç sonunda herkes kupa sevinci yaşıyordu. Kupaya odaklanmıştı. Ben ise DiStefano ile forma değişikliği yaptım. Ve onun terli formasını şortumun içine sakladım. O hengâmede düşürür kaybederim diye sakladım. O forma benim için kupadan daha değerliydi” diye konuşmuştu.

Yani işte böyle dostlar.

Maradona da hatırladığımız golleriyle, başkaldıran demeçleriyle efsane isimler arasındaki yerini aldı. Belki son yıllarında özel yaşantısına ve kendi sağlığına çok özen göstermedi. Biz yine de dönelim o teknik futbolun bize verdiği keyifli günlerine. Topun yağmuru, çamuru yediğinde ağırlaştığı, saha zeminin yazın köpekbalığı sırtı gibi zımparalaştığı, kışın ise su ile dolan zeminde topu sürmenin zorlaştığı dönemlere. Daha sonra çim sahalarda teknikler, düşünceler, sistemler ve yeteneklerin her türlüsünü izlediğimiz nostaljik günler güzeldi.

Teknolojik buluşlarla, yeni kurallarla futbol başka bir hâl aldı. Doping içermeyen ilaçlar, vitaminlerle fizikler değişti. Kondisyon, hız, tempo ve performans zirve yaptı. Saha zeminleri doğal çim, suni çim, alttan ısıtmalı, üstten kapalı oldu.

Kaleciler gol yesin diye futbol topu küçüldü, silikon kaplandı. Yağmurda daha kaygan olsun kaleciler topa hakim olamasın diye. Kramponların burun tabir ettiğimiz yere bir parça daha eklendi. Artık burun da vursanız isabet kaydedecekti. Zaten o teknoloji de 2002’de bizim başımıza dert açtı. Brezilya ile oynadığımız yarı final maçında Ronaldo’nun pis burun vuruşu hem defansı hem de Rüştü’yü hareketsiz bıraktı.

Artık teknik futboldan tekno futbola geçiş yapmıştık. Yeni kurallarla top oyunda daha çok kalıyor ve daha tempolu oynanıyor. Taktikler de ona göre değişti takım oyunu sistemi geldi.

İşte Messi, Ronaldo ve De Brüyne kulüplerinde teknik futboldan örnekler sundukları için bu kadar seviliyor. Her ne kadar üstad dediğimiz isimler kadar milli takımlarına çok katkıları olmasa bile yine de hayran kitleleri mevcut.

Evet, Maradona bu teknik futbolun en iyi örneklerinden biriydi. Sayfalar dolusu, sütunlar dolusu bu isimlerin taktik, teknik, kurnazlık, bilgili demeçler ve bilinçli yaptıkları hareketlerini yazabilirim.

Fakat tadında bırakalım. Biz gelişmeleri artık VAR odasından izleyelim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?