Reklamı Kapat

Ferhat Koç, Ahmet Kekeç, Ömer Yavuzyiğitoğlu

Peygamber Efendimizin (a.s.m.)  mucizelerinin bir nevi de “gelecekte olacak hâdiseleri haber vermesi”dir. Âhir zamanda zuhur edecek hâdiselerin hemen hemen tamamı ortaya çıkmıştır. İşte bunlardan biri, zamanın çok hızlı geçecek olması, diğeri de ölümlerin çoğalmasıdır. Zaman öyle hızlı akıyor ki, Cuma namazını kıldıktan sonra, hafta su gibi akıyor, bir bakmışsınız yeni Cuma gelmiş. Geçen Cuma için, “sanki dün gibi” diyorsunuz. Bir de ölüm hâdisesi öylesine çoğaldı ki, çok yakından tanıdığımız dostlarımızı birer, ikişer, üçer kaybediyoruz. İşte dostlarımdan Süruri Kale, Mehmet Parlak ve Suphi Aşçı’nın vefatından sonra, basın camiasından yakinen tanıdığımız dostların vefat haberini peş peşe aldık. Her biriyle güzel hatıralarımız vardı. Duaya vesile olması için kısaca bahsedeceğim.

FERHAT KOÇ: Gazetemizin yıllarca Ankara temsilciliğini yapmış, köşe yazıları yazmış, bu halim selim, şefkatli güzel insanı, gazetemizde yazmaya başlamadan yaklaşık on sene önce tanımıştım. 1983 yılıydı. Bir akşam üzeri dayım Mehmet Bozgeyik telefon etti, Ferhat Koç’la birlikte geleceklerini söyledi. Çok sevindik, hazırlık yaptık. Ancak gelenler güngörmüş kimselerdi. Her ihtimale karşı hazırlıklı gelmişlerdi. O saatte nereden bulmuşlarsa bir kasaptan et alıp kıyma yaptırmış, domates, biber, yumurta ve ekmek tedarik etmişlerdi. Yani menemen malzemelerini… Ferhat ağabeyin yazılarını takip ediyordum, ancak kendisini ilk defa görüyordum. Hoş bir sohbet oldu. O gece bizde kaldılar. Sabah birlikte kahvaltı yaptık, bir programları varmış, oraya gittiler. Rabbim Ferhat ağabeyin kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe eylesin, yakınlarına sabr-ı cemil versin…

AHMET KEKEÇ: Basın camiasında okumayı, araştırmayı seven, kıvrak kalem sahibi Ahmet Kekeç’i ilk defa gazetemizde görmüştüm. Ben 1993 Nisan’ında yazmaya başladığımda gazete Topkapı’daki yerindeydi. Nedense orasını çok sevmiştim. İşin doğrusu, yeni yer ne kadar da modern olsa, alışamadım. Her ne ise, ben bilgisayara çok geç geçtim. Yazılarımı daktilo ile yazıp elden gazeteye götürüyordum. Ahmet Kekeç de benim yazımın yayınlandığı sayfanın sekreteri idi. Yazıyı kendisine teslim ediyordum. O arada da bir çay içimi vakitte muhabbet ediyorduk. Yakın tarihe çok meraklıydı. O sahayla ilgili kitapları çokça okuyordu. Gazetecilik mesleğinin emektarlarından olan Ahmet kardeşim, hem kalemiyle, hem konuşmalarıyla kültür dünyamıza katkıda bulunuyordu. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin. Yakınlarına ve dostlarına taziyelerimi bildiriyorum.

ÖMER YAVUZYİĞİTOĞLU: Pek çok hatıramız olan Ömer Yavuzyiğitoğlu ile üniversite yıllarında tanışmıştık. Birlikte Namık Ekin’in tekvando kursuna katıldık. O üniversiteye benden önce başlamıştı, ancak ben kendisinden önce bitirdim ve askerliği kısa devre (4 ay) yapma hakkını elde ettim. Kendisi mezuniyette gecikmiş ve yedek subay olarak askerliğini yapmıştı. Peki, nerede dersiniz? Burdur’daki tugayda, bizim bölükte ve benim bulunduğum takımda, takım kumandanı olarak. Güzel bir tevafuk olmuştu. Spor derslerini bana yaptırıyordu. Ben tekvando kursundan önce dört sene devam ettiğim judo derslerinde öğrendiğimiz ısınma hareketlerini de yaptırıyordum. O arada asistan olarak askere gelmiş olan Ercan Karakaş’ın, “Burhancığım, ne olur mola verelim!” deyişini unutamam. Kendisi hayli kiloluydu, o hareketlerde zorlanıyordu. Yavuzyiğitoğlu inşaat mühendisiydi, inşaat sektöründe çalışıyordu. Sonradan Yeni Asya gazetesinin Yönetim Kurulu Başkanı olarak basın sektörüne girdi. Beni defalarca aradı, “Buyur gel bir kahvemizi iç!” dedi. Bir türlü görüşmek kısmet olmadı. Sonradan kendisi de gazeteden ayrılmak durumunda kaldı. Allah rahmet eylesin, yakınlarının başı sağ olsun.

Rabbim bütün canlıların ecelini takdir etmiş, vakti saati dolduğunda ebedî âleme göç gerçekleşecek. Hedef, Kâinatın Sahibinin huzuruna yüz akıyla çıkmak olmalı. Buna muvaffak olana ne mutlu…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder

# Ankara

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?