Ehl-i Kitap cennetlik mi?

kur’an-ı Kerim’de Yahudiler ve Hıristiyanlar “ehl-i kitap” olarak isimlendirilse de gayr-i müslim olarak görülmüştür. Kur’an-ı Kerim’i tebyinle görevli Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu taifeyi gayr-i müslim olarak görmüş, onlara buna göre muamele yapmıştır.

Allah indinde geçerli tek dinin İslâm olduğu Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılmaktadır: “Doğrusu Allah katında makbul olan din, İslâm’dır. Kendilerine kitap verilenler (Yahudi ve Hıristiyanlar) hakikati bildikten sonra, aralarındaki ihtirastan dolayı, İslâm dini hakkında ihtilâfa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, şüphe yok ki Allah, onun cezasını vermekte çok çabuk hesap görücüdür” (Al-i İmran, 19). Başka bir ayette ise kim İslâm’dan başka bir din ararsa kabul edilmeyeceği, “Kim İslam’dan başka bir din ararsa asla kabul edilmez. O ahirette de kayba uğrayanlardandır” (Al-i İmran, 85) ayetiyle açıkça belirtilmektedir. Son dinin kitabına da iman emredilerek şöyle buyrulmaktadır: “O halde Allah’a, O’nun Peygamberine ve indirdiğimiz O nura (Kur’an’a) iman edin” (Tegabûn, 8).

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kıyamete kadar bâki kalacak son dinin Peygamberidir ve O’na itaat etmeden kurtuluş mümkün değildir. “Biz seni bütün insanlara bir rahmet müjdecisi ve azap habercisi olarak gönderdik” (Sebe, 28) ayeti Peygamberimizin (s.a.v.) tüm insanlık için gönderildiğine işaret eder. Bunun içindir ki tebliğini tüm insanlara yapmıştır. Tebliğde Yahudi ve Hıristiyanlar istisna tutulmamış, “bunlar nasılsa ehl-i kitap, ehl-i necattır” denilmemiştir. Tam aksine, Tevbe Suresi’nde ehl-i kitap oldukları halde Allah’ın ve Resulü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak din İslam’ın benimsemeyenlerle cizye verinceye kadar savaş emredilerek şöyle buyrulmaktadır: “Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde, Allah’a da, âhiret gününe de iman etmeyen, Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram tanımayan, hak dinini (İslâm’ı) din olarak benimsemeyen kimselerle zelil bir vaziyette tam bir itaatle, cizye verinceye kadar savaşın” (Tevbe, 29).

Kur’an-ı Kerim’deki Yahudi ve Hıristiyanlarla alakalı ayetlere bakıldığı zaman onların İslâm’a davet edildiği, İslâm’ın hâkimiyetini tanımamaları halinde itaat edip cizye verinceye kadar savaş öngördüğü, onlarla dostluğun yasaklandığı ve en önemlisi de onların gayr-i müslim oldukları yer yer beyan edilmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de Yahudi ve Hıristiyanlar hakkında, “Gerek ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, hem de devamlı kalmak üzere cehennem ateşindedirler. Onlar bütün yaratıkların en şerlisidirler” (Beyyine, 6), “Yahudiler ve Hıristiyanlar, ‘Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz’ dediler. De ki: Öyleyse günahlarınızdan dolayı size niçin azap ediyor?” (Mâide, 18) vb. ayetler bu taifenin delalet ehli olduklarını anlatmaya kâfidir.

İslâm geldikten sonra Yahudi ve Hıristiyanların da Hz. Muhammed Aleyhisselam’a iman etmesi gerektiği, “Ey Resulüm de ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize gelen, Allah’ın Peygamberiyim. O Allah ki, yer ve göklerin tasarrufu O’nundur. Ondan başka hiç bir ilâh yoktur, öldürür ve diriltir. Onun için hem Allah’a hem de bütün kelimelerine iman getiren o ümmi Peygambere, Resulüne iman edin ve o peygambere uyun ki, doğru yolu bulasınız” (A’raf, 157-158) ayetinde açıkça belirtilmektedir.

Nisa Suresi, 150-151’inci ayet-i kerimede ise, “O kimseler ki, Allah’ı ve Peygamberlerini inkâr ederek Allah’la Peygamberlerinin arasını ayırmak isterler ve ‘Biz (peygamberlerin) bir kısmına inanır, bir kısmını inkâr ederiz’ derler. Böylece (imanla küfür) arasında bir yol tutmak isterler. İşte bunlar, hakkıyla kâfirlerdir. Biz de kâfirler için aşağılayıcı bir azap hazırlamışadır” buyrulmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’deki, “Gerek ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, hem de devamlı kalmak üzere cehennem ateşindedirler…” (Beyyine, 6) ve “Kim Allah’a ve Peygamberine iman etmezse muhakkak (bilsin) ki, biz o kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır” (Fetih, 13) ayetleri gerek müşriklerin gerekse ehl-i kitabın Allah’a ve Peygamberine iman etmeden cennete gidemeyecekleri anlatılmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Sahih-i Müslim’de rivayet edilen hadis-i şeriflerinde konu hakkındaki hükmü açıkça beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Nefsimi elinde tutan (Allah’a) kasem olsun ki, bu ümmetten her kim -Yahudi olsun, Hıristiyan olsun- beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?