İzole olmak ruhsal sorunlara davetiye çıkarıyor

Allgemeine Zeitung gazetesinde yer alan habere göre Almanya’da karantinada kalan kişiler depresyon, kaygı ve stres bozukluğu gibi sorunlara maruz kaldılar. Karantina, izole hayat sadece Almanya’da değil bütün dünyada aynı etkilere neden oldu ve insanlar yalnızlaştıkça yalnızlaştılar. Düşünün, elzem ihtiyaçlarınız dışında hiç kimse ile irtibat kuramıyorsunuz, yakınlarınızla ilişkilerinizi askıya alıyor ve yalnızlığa çekiliyorsunuz. Karşılaştığınız, gördüğünüz, duyduğunuz her şey korku veriyor, tedirgin oluyor ve kendinizi geri çekiyorsunuz. Sınırlı vakitlerde dışarı çıktığınızda ise yanınızdan geçenleri bir tehlike olarak görüp uzaklaşıyorsunuz, herkesi, her şeyi virüsü taşıyan bir araç olarak görüyor ve adeta robotlaşıyorsunuz.

Karantina günlerinde hayat enerjinizi ve yaşama sevincinizi güçlendiren bütün öğelerden kopuyorsunuz. Zihninizi dinlendirdiğiniz yeşil alanlardan, sonsuz bir okyanus gibi akan insan selinden, hayatınıza anlam katan sabah yürüyüşlerinden, akraba ziyaretlerinden, arkadaşlarla bir araya gelip sohbet ekmekten kaçınıyor ve verilen cezanın bitmesi için gün sayan mahkûma dönüşüyorsunuz. Sıradan şeylermiş gibi gördüğümüz bu alışkanlıkların hayatımızda ne kadar büyük önemi varmış değil mi? Ve farkına varamadığımız onlarca nimete sahipmişiz… Evinizden maskesiz çıktığınız günleri hatırlayın, arkadaş ziyaretlerinizi, seher vakti yaptığınız yürüyüş seanslarını, bir bardak çayla mutlu olduğunuz günleri hatırlayın bir de… Bir servet denizinde yüzmekteymişiz de farkında değilmişiz meğer…
Bir yıl öncesini hatırlayın, zaman nasıl akıp giderdi değil mi? O zamanlar virüsle karşılaşma endişesi taşımadan çıkar, komşunuzla selamlaşır, kalabalığa karışır, toplu taşıma araçlarına biner, işinize koyulurdunuz. Hayatınızın rutinleri olarak gördüğünüz o sıradan davranışlar aynı zamanda hayatınıza anlam katan bir renk cümbüşüymüş meğer. Bütün bu renklerin kaybolduğu bir süreçten geçiyor ve maskelere sardığımız korkularla yaşıyoruz şu günlerde.

İnsanın daha evvel kardeş, arkadaş akraba olarak görüp yakınlık kurduğu kişileri virüs taşıyan bir tehlike olarak görmesinin karşı tarafa bıraktığı tahribatı düşünebiliyor musunuz? Artık bir insan olarak değil bir tehlike olarak algılanmaktasınız. Öksürseniz, hapşırsanız, nefes alıp verseniz bütün gözler üzerinize yöneliyor ve insanlar nefret dolu bakışlarla uzaklaşıyorlar. Susuyorsunuz, sesinizi biraz yükseltseniz o nefret dolu bakışlar şiddete dönüşecek ve siz haklı olduğunuzu iddia dahi edemeyeceksiniz. İnsanlar endişeli, insanlar tedirgin, insanlar gergin…

Allah insanı ve evreni sarsılmaz bir ahenk üzerine yaratmıştır. İnsan bu düzenek ekseninde kendi türüyle iletişim kurmaya, güneşle, doğa ile toprakla buluşmaya ve diğer canlı türleri ile aynı toprak parçası üzerinde yaşamaya ihtiyaçlıdır. Bu imkânları onun elinden aldığınızda ruhsal sorunlar baş gösterecektir ki, bugün uzmanların sıklıkla dile getirdikleri sorun da zaten budur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?