Öğretmenler günü

İnsan, gözlerini dünyaya açtığı andan itibaren eğitilmeye ve öğrenmeye başlar. Kendi başına gerçekleştireceği eğitimi ve öğretimi ancak yeteneği, deneyimi, imkânı ve gücü sayesinde sınırlı, çoğunlukla da yetersiz, yanlış ve aldatıcı olabilir. Varlığın ve hayatın çok yönlülüğü, ihtiyaçlarının çeşitliliği kaçınılmaz olarak, bir başkasının yardımına, desteğine onu yöneltir, zorlar. Kaldı ki, insan, diğer canlılardan farklı olarak, var oluşunun bir gereği olarak, bir başkasına bağımlıdır. En basit ihtiyacını karşılamak için, mutlaka bir başkasının yardımına başvurmak zorundadır.

Yine insan kendi varlığının ve var oluşunun gereği olarak bilgi denilen olguyla daima ilgilidir. Sadece kendi yeteneği, deneyimi, imkân ve gücüyle elde ettiği bilgi; varlığını, hayatını, çevresini, yaşadığı dünyayı ve onu meydana getiren varlıkları, nesneleri tanımasını sağlamada sınırlı, yetersiz kalır, yanlış ve doğru olup olmama bakımından aydınlatıcı olamaz.

Eğitici veya öğretmen olarak adlandırılan diğer bir insanın yeri, konumu, işlevi ve önemi bu noktada ortaya çıkar. Hayatın akışı içinde çeşitli safhalarda bu eğitmen veya öğretmen anne, mürebbiye, usta, hoca vb. adlar ile nitelendirilseler de, aslında bir açıdan öğretmenlik görevini ve işlevlerini yerine getirirler. Ama “öğretmen”, bütün bunlardan ayrı, bunların üstünde bir yerdedir, konumu, görevi ve işlevi kendine özgüdür. Elbette öğretmen de, anne, usta vb. gibi insandır, ama konumu ve gerçekleştirdiği faaliyet itibariyle bir takım niteliklere, özelliklere sahip olmayı kendiliğinden içermek durumundadır. Öğretmenin belirgin niteliği, hatta varlık nedeni diyebileceğimiz özelliği bilgidir, ama eğitimle ayrılmaz bağı olan bilginin öğretimidir.

İşte bu çerçevede öğretmen niteliği geniş bir anlam kazanır. Dolayısıyla bilginin söz konusu olduğu hemen her alanda öğretmenin değişik yansımalarıyla, işlevleriyle, etkileriyle karşılaşılır. Anlaşılır olması bakımından sanat, edebiyat, düşünce, bilim ve teknoloji alanlarında öğretmenin farklı, çeşitli, oylumlu ve zengin kimlikleri söz konusu olur.

Bir açıdan insanın ve toplumların tarihi bilginin, dolayısıyla öğretmenin tarihi şeklinde de okunabilir. Bilgiye, aynı zamanda öğretmene gerektiği anlamı, değeri ve önemi veren dönemler, tarihin diğer dönemlerinde farklılığını gösterdiği gibi, buna uygun hareket edebilen toplumlar, ülkeler ve devletler, kısaca uygarlıklar da farklarını, özgülüklerini, bir yönüyle de üstünlüklerini ortaya koyarlar. Bunun anlamı bilgi ve öğretmene sevgi, saygı, gerekli özen içinde olmak demektir.

‘90’lı yıllardı sanıyorum, Schröder’in başbakanlığı esnasında Almanya’da bir olay yaşanmıştı. Olay şöyle haber olmuştu: Alman hükümeti, Amerika ve Japonya’nın yıllık bütçelerinde eğitim ve öğretime daha fazla pay ayırmaya başladıklarını tespit ediyor. Bunun üzerine hükümet ve devletin yetkili kuruluşları harekete geçirilip, hâlihazırdaki eğitim-öğretim sistemlerini baştan aşağı gözden geçirmeye karar veriyorlar. Bir yılı aşkın yoğun araştırma, soruşturma sonucunda aldıkları karar, nerdeyse bütün imkânların eğitim-öğretim alanına yönlendirilmesi ve aktarılması oluyor.

Bizdeki eğitim-öğretimin ne durumda ve konumda olduğunu, nasıl bir anlayışa dayanıldığını, yıllardan beri sürüp gelen öğretmen atamalarında, daha doğrusu atanamamalarında gözlemlemek mümkündür. Üstelik ihtiyaç olmasına rağmen, mantık açısından kabul edilmesi güç olan, “ücretli” öğretmen gibi uygulamalar ile sağlıklı eğitim-öğretim olabilir mi?
“Bilgi, güçtür”, bilgi ekonomidir, kalkınmadır, uygarlıktır. Öğretmenin anlamı buradadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?