Ezeli ve ebedi bir Rabb'in kuluyuz

Yirmi yaşında, aklı başında, İslami bilgisi, parmak ısırtacak kadar güçlü, amel-i salihi yerinde bir tanıdığımı, hayran hayran dinlerken sevdiği şairi de söyleyince şaştım kaldım.
Bizim nesil Mehmet Akif Ersoy, Necip fazıl Kısakürek merhumlar ile Sezai Karakoç ve diğer şairleri okurdu.
Aramızda elli dört yıl olan bir genç, bunları tanımıyor değil, isim olarak biliyor ama bunlar da kendi çağını yaşıyor.

Garipsemeyin, şairini aşağılamayın.
Kur’an ve sünnet konusunda bizimle aynı mı aynı.
Öyle ise şairi, sanatçısı ayrı olsun.
İslam’ın istediği tesettürüne ve şartlarına dikkat ediyor mu yeterli.
Varsın Ay’da yetiştirilen, Mars’ta eğirilen, Gökkuşağı’nda boyanan, Neptün’de dokunan, Merkür’de dikilen kumaştan olsun hiç fark etmez.
Rabbimiz, kendini bize tanıtırken:
“O ilktir, O sondur, O açıktır, O gizlidir, O her şeyi bilendir” (Hadid süresi ayet 57/3).
Kur’an, Allah kelamı olması nedeniyle evveli yoktur, sonu da yoktur.

Yani bütün Müslümanlar Hazreti Adem’le beraber Hazreti Adem’den evvel olan evveli olmayan bir yaratıcının kelamına iman etmişiz ve bu kelamın sonu da yoktur.
Yani kıyamet gününe kadar yeni, taze, su gibi, her zamanın ihtiyacını karşılayacak durumdadır.
Biz, çocuklarımızı kendi kurallarımıza veya herhangi bir ölümlünün kurallarına bağlayamayalım.
Biz, etkimiz altında olan herkesi kendimize benzemesini isteriz.
Kimse kimseye benzemez, istese de benzeyemez.
Çocuklarımızı kendimize benzetmeye çalışmayalım.
Rabbimiz, Sevgili Peygamberimize uymayı ve onu izlemeyi emrederken:
“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı afvetsin. Allah afvedicidir, rahmet edicidir” (Al-i Imran süresi ayet 3/31) diyor.
“O’na benzeyin” demiyor, “O’na uyun” diyor.
Bir diğer ayette:
“And olsun! Allah’ı ve âhireti uman ve Allah’ı çokça zikreden sizler için, Allah’ın Resulünde en güzel örnek vardır” (Ahzab süresi ayet 33/21).

Hayatı Kur’an ayetleriyle nakış nakış işlenmiş güzel bir örnek buyuruyor.
Hiçbir kimse bir diğerinin tıpkısı, misli olamayacağına göre bizim en güzel örneğimizin Sevgili Peygamberimiz olduğunu haber verir.
Günümüzde dünyadan en çok beğendiğiniz ve de sevdiğiniz yaşayan birinin adını internetten arama motorlarına bir soruverin.
Sizin hayranı olduğunuz, tarafları olduğunuz gibi yüz kızartan birçok kusurunun da olduğunu göreceksiniz.
Peygamberler ve son peygamber Hazreti Muhammed sallallahü aleyhim ve sellem, tamamı bu dünyadan kusursuz gittiler. Çünkü kul olmaları nedeniyle bazı küçük hataları sağlıklarında Rabbimiz tarafından düzeltilmiş ve kusursuz örnek olmuşlardır.
O küçük hataları da bizim için rahmet olmuştur.
Onun için Kelime-i Şehadetimizde “Abdühü ve Rasülühü” diyoruz yani önce Allah’a kul olduklarını, sonra elçi olduklarını söylüyoruz.

Kulluğunu kabul etmeyen Hıristiyanlar Hazreti İsa’yı büyütmek için Allah’ın oğlu kabul ederek işlerini zorlaştırdılar. Köyümüzde komşumuz Caba Osman vardı.
Eşi Şerife aba, kendi elleriyle Çulhalık’ta dokuduğu kumaşı sandığına koymuş annemle ben ilkokula gitmediğim yaşlarda iken ikimiz yanına vardığımızda sandıkta sakladığı bezi evlatlık aldığı kıza sakladığını söylemişti.
Yirmi yıl sonra onu giyecek kimse kalmadı.
Yazarlarımızdan, kerpiç evlere, çamurlu sokaklara, odun sobalarının sıcağında kestane közlemelere, bilye oynamalara şiir döktürenlerin nesir saçanların hiçbiri özledikleri  yere gitmiyorlar.
Bunu tenkit için söylemiyorum.
Geriye akan su yoktur. Varsa baskıyla akmaktadır.
Allah bizim gözlerimizi önümüzde yaratmıştır. Öne doğru gideriz.
Binamızı yaparken kerpiçten tuğlaya, tuğladan betona, ağaçtan yapılan kiriş ve hatıldan demir bloklara geçtik.

Yeniliklere doğru koşarken Rabbimizin tabiat kanunlarına uymazsak yelden, selden ve sarsıntıdan zarar gördüğümüz gibi, Rabbimizin Kur’an’daki kanunlarına uymazsak şu anda dünyanın başını ağrıtan savaşlar, katliamlar, devletlerin diğer devletlerin mallarını çalmaları, zorla almaları, para için fuhuş tacirlerinin dünya üzerinde cirit atması, uyuşturucu baronlarının devletler tarafından korunması, faiz üzerinden her gün garibanların cebindeki paranın değerini azaltarak soygun yapmaları gibi haramlar yaygınlık kazanır.
Biz, orta ümmetiz.

İnançta “Allah yoktur” diyenlerle “Allah üçtür” diyenlerin arasında durur ve “Allah birdir” deriz.
Biz, sağın kapitalistliğiyle çok yemekten geğirerek ölenlerle solun komünistliğiyle karın gurultusuyla ölenler arasında, herkesin zaruri ihtiyaçlarını karşılamak boynumuzun borcudur diye zekât ve sadakalarımızla dengeyi sağlayanlarız.
Dinimizin düşmanına bile haksızlık yapmayan bir dinin salikleriyiz.
Dünyadaki bütün kadınların kendi kızlarımız, kadınlarımız gibi saygı değer bilir ve hiçbirinin zina malı olarak alınmasını, satılmasını kabul etmediğimiz gibi, gücümüz oranında engelleyen ve evliliği sevap olarak kabul eden ve duayla nikâh kıyan bir orta ümmetiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder

# Faiz

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

miralay - Güzel makale yazınız için teşekkürler hocam. Allah razı olsun..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 08:20


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?