1 (bir) başkadır

Lise hayatımda ne kadar çok zayıf not aldığımı defalarca yazıp söylemişimdir. Bazıları bunu bir abartı olarak görüp başarısız öğrencilerle özdeşlik geliştirmeye yönelik bir taktik gibi yorumlayabilirler. Geçmişte not döküm cetvelimi hem öğrencilerle hem de okuyucularımla paylaşmıştım. Şimdi buna bir kere daha gerek görmüyorum.

Bana 1 veren öğretmenlerime karşı hiçbir önyargı geliştirmedim. En sevdiğim derslerden -edebiyat gibi- bile sınavlarda 1 aldığımda ne edebiyata karşı bir soğukluk hissettim ne de bundan dolayı bir komplekse kapıldım. Hatta içten içe gizli bir gurur taşıdığımı bile söyleyebilirim. Bilginin de marifetin de rakamlarla ifade edilmeyeceğini daha o yaşlarda kavramıştım.

Herhangi bir dersten 1 aldığı için moralini bozup gözyaşı döken öğrenci arkadaşlarımı hiç ama hiç anlayamamıştım. Dünyada üzülüp gözyaşı dökmeyi gerektirecek o kadar şey varken alamadığı notlar için kendini perişan eden öğrencilerin nasıl bir boşluk yaşadıklarını hep merak edip durdum.

Birçok arkadaş bir zamanlar aldıkları yüksek notların şimdilerde nerede olduğundan ve nerelere gittiğinden habersizdirler. 1 aldığım (öğretmen 1 verdiği zaman demedim) zamanlar öğretmenlerimin bu notu okurken ki tavır ve refleksleri bile değişik olurdu. Mesela 1 alanlara “1 aldın” demezlerdi de, “Otur 1!” derlerdi. Bu refleksleriyle “ayağa kalkmaya zahmete değmeyecek bir not aldın” demek istiyorlardı herhalde. Sahi sizce öğretmenler neden, “Otur sıfır!”, “Otur bir!” diyorlar da, “Otur 10!”, “Otur 1000!” demiyorlar?

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

24 Kasım Öğretmenler Günü ülkemizde bir farkındalık günü olarak kutlanıyor. Uzun yıllardır öğretmenleri onurlandırmak maksatlı kutlanan bu günde eğitimcilerimize methiyeler düzülmekte, eğitim ve öğretmenin sorunları daha etraflı bir şekilde gündeme getirilmektedir.
Dünden bugüne eğitim sistemimizde bir takım yaklaşım değişiklikleri olmuştur elbette. Zamanın değişmesiyle birlikte eğitim teknik ve yöntemleri buna paralel biçimde değişim gösterecektir. Önemli olan bu değişimin gelişimle birlikte yürüyüp yürümediğidir.

Öğretim anlayışımız öteden beri kendini parkur düzeninden kurtaramamıştır. Bilmek ve öğrenmek, peşinde sonu kazanmak ve kaybetmekle biten bir yarışı da sürükleyegelmiştir. Eğitim her ne kadar kâğıt üzerinde öğretimden önce gelse bile uygulamada öğretimden sonraki artık zamanların mahsulüdür.
İdarecisinden velisine kadar şimdilerde öğretmenden beklenen, öğrenciye sınavda çıkabilecek soruların cevaplarını öğretmekten ibarettir. Öğretmenlerin eğitme misyonu bu telaş ve karmaşada neredeyse kaybolup gitmektedir. Zaten hiçbir veli ve de hiçbir veri öğretmenden eğitemediklerinin hesabını sormamakta, üstüne üstlük böyle bir gayret öğretmenler için işgüzarlık olarak değerlendirilmektedir.
Nurettin Topçu’nun iz sürüp sürgün edildiği duyarlıkları ayağa kaldırmalıyız diyen eğitimcilere ne kadar ihtiyacımız var. Evet, öğretmenlik bir fedakârlık mesleğidir (hangi meslek fedakârlık dışıdır ki?) fakat hiçbir iş, vazife ve de formasyon salt fedakârlıklar üzerine yürümez.
Ne annelik ne babalık ne eşlik sadece ve büsbütün fedakârlık üzerine bina edilmiştir. Kendini büsbütün feda eden aynı zamanda gelecek zaman ve mekânlar için kendini insanların istifadesinden uzaklaştırandır.

Değer ve itibar bir şeyin kendi özünde ve bünyesinde her daim var olandır. Öğretmenlerin dışarıdan değer yüklenmesine ihtiyaçları yoktur. Asıl olan çocuklarımıza ve gençlerimize öğrenmenin ve bilmenin kıymetinden yola çıkarak öğretmenin ve öğretenin değerini kavratmaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yaşar Akgül - İyi yararlı ve güzeldi...gününüz mübarek olsun kardeşim...selamlar...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 13:19


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?