Düşünme zamanı

Hayat, sürekli kendini yeniliyor. Doğası gereği böyledir. Zaman akıyor ve ilerliyor. Her adım bir yenilenmedir. Yenilenmenin de bir tarzı var.

Durağanlık insana yakışmayan bir durum. İnsan sorumluluk sahibi. Her adımı ve eylemi bilinç gerektiriyor.
Düşünme insanın en etkili gücü. İnsanı var kılan, sorumluluk bilincini anlamlandıran, hayatı güzelleştiren.
Kaotik bir zamandayız. Gürültücü ve karmaşık. İnsanı boğan bir süreç. Teknoloji, sanayi, kullanılan araçlar. İnsan bir kuşatma altında. Nesnelerin varlığı insanın yaşama alanını daraltıyor. Buna eşya desek yeridir. İnsanın kendi konumunu ele geçirmiş bulunuyor.
Tam da şu zamanda insanın sağlıklı olabilmesinin zamanı. Düşünmenin, susarak düşünmenin. Gürültü ve şamata insana düşünme fırsatı vermiyor, boğuyor.
İnsanlar bir arada yaşamak zorunda. Ama bu yaşama genel değil. Aileler ile sınırlı. Ailelerin ise aralarında sevgi ile birbirine tahammül edecek yaklaşımlarla olmayı zorunlu kılıyor. Zorunlu birliktelikler, iyileştirmek ve güzelleştirmekten başka seçenek yok.

İnsanlar sokakta, toplu yerlerde bir arada olamıyor. Kaçınılmaz bir durum. Böyle olunca insana düşen, kendisini bu yeni hayata alıştırması. Daha doğrusu, boşalan zamanını düşünceyle doldurması.
Reklam ve gürültü insanın aklını başından alıyor. Koşulluyor, düşünmesine fırsat tanımıyor. İnsanın bilinçaltı işgal ediliyor. Gözlerini açıp kapattığında reklâmın insan beynine doldurduğu nesneleri düşünüyor. Asıl olması gereken durumunun ötesine itiyor, kendisinden uzaklaştırıyor.
Bir çocuk gözlerini açar açmaz, oluş kanalları açılınca yabancılıklarla dolduruluyor. Çocuk kendisini bilmeden, anlamadan büyüyor. Yeni hayatta bambaşka bir tip olarak ortaya çıkıyor.
Düşünme, çokça düşünme. Susarak düşünme. Bilinç kanallarını işler hâle getirme.
Okuyarak kendisine tercih yolları aralamak. Bu, onu sağlıklı olana götürüyor. Çok şey öğrenmek, içselleştirmek ve derinleştirmek. Roman ve öykü, çokça şiir okumak. Masallar dinlemek. Hayal dünyasını açmak. Ötelere uzanmak. Bulunduğu daracık odanın içindeki ekranlara kilitlenmeden, ufkunu daraltmadan düşünmek.

Susarak sevmek, susarak gözleriyle anlatmak. İnsanın insanı hâl diliyle anlaması, düşünmesi, yakınlaşması, sevmesi en doğal olanı. Bu da insanın birbirine olan yakınlığıyla gerçekleşebilir.
Yakınlık, sevgi ve gönül dilidir. Düşünce, sevgi dilini geliştirir.
İnsan dostlarını kimi zaman en yakınlarından çok seviyor. Dostluk özel bir oluş. İnsanın insana koşulsuz bağlanması ve yol arkadaşlığıdır.
Güzel şiirler düşüncenin, hayalin ve sevginin gerçek dili. İnsanın içinden akan duru ırmağı. Güzel şiir güzel düşüncelerden, sahihliklerden ve içtenliklerden doğar. Şiirin dili etkilidir. Çok kalabalığı sevmez. Fazlalıklardan kendini arındırır.
Gürültü, patırtı, çok konuşma, gevezelikler insan için fazlalıklardır. Bunlardan ne kadar arınırsa o kadar kendi olur ve düşünmesine fırsat doğar.

Bir dize, kısa bir şiir saatlerce konuşmadan çok daha ağır basar, değer kazanır.
Düşünmeyen insanlar, ulu orta konuşurlar. Sözlerinin nereye varacağını kestirmezler. O anki patırtı onları mutlu ediyor görünse de sonuçları boştur. O laf kalabalıkları çöp olur gider, hiçbir işe yaramaz.
Günümüz medyası, televizyonları gevezeler üretiyor. Onlardan besleniyor ama onları ve insanlığı da tüketiyor.
Derin susalım, düşünelim, sözlerimizi belleğimizde bin tartalım azar azar sunalım. Asıl güzel hayat o zaman başlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Çin'in bulduğu ve Türkiye'de de uygulanacak olan koronavirüs aşını yaptırır mısınız?