“Bir milletin asıl gücü ne parası ne de tankıdır. asıl gücü imanlı evlatlarıdır.”

Yarın, 24 Kasım 2020, Öğretmenler Günü.
Yıl, 2010… Aylardan Şubat…
Yer; Milli Görüş’ün 40’ıncı kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) tarafından düzenlenen ‘Ahde Vefa Gecesi’…
Erbakan Hocamız o gece son derece dikkat çeken bir konuşma yaptı, millî eğitimcilere. Erbakan, öncelikle milli ve manevi eğitimin önemine işaret etti, o konuşmasında. Neler söyledi, bakalım;
* “Eğitim sistemimiz milli ve manevi değerlerden uzak, Batı’yı taklit eden bir anlayışa hakim. Bunlar tuvalete girdikleri gibi çıkarlar. Temizlik nedir, taharet nedir bilmezler. Bunları taklit edeceğiz de elimize ne geçecek?”

* “Irkçı Siyonizm faiz ve haksız vergiler yoluyla 6 milyar insanı sömürüyor. Böyle bir dünyada yaşadığımız niçin çocuklarımıza öğretilmiyor? Çünkü Siyonizm, bu sömürü düzeni devam etsin istiyor, ırkçı emperyalizm devam etsin istiyor. Kendi etkilerini kullanarak öğretimleri de buna göre tanzim ediyorlar. Bunun için şuurlu öğretmenlere ihtiyacımız var.”
* “Bugünkü eğitim sisteminde öğretim tamamen Batı’nın safsataları ve ifsatları üzerine bina edilmiştir. Buna karşılık asıl gerçekler ise milletten saklanıyor. Yani emperyalizm, dünyanın sömürülmesinden bahsedilmesini istemiyor. Faizci kapitalist nizamın tenkitini istemiyor. Onun için bunlar yok. Aynen uyulmuş, onlar taklit edilmektedir.”
* “Vatanın, milletin selameti, yeniden büyük Türkiye’nin kurulması ve yeni bir dünyanın kurulması ancak şuurlu öğretmenlerle mümkün. Batı taklitçiliği fikirlerle çocuklarımızın beyni yıkanıyor. Bizim medeniyetimiz en üstün medeniyettir. Ama bu medeniyetimiz çocuklarımıza okutulmuyor. Neden?”
* “Bir milletin asıl gücü ne parası ne de tankıdır. Asıl gücü imanlı evlatlarıdır. Biz Malazgirt’i tankla topla değil, imanla kazandık. Biz İstiklal Savaşı’nı tankla topla değil, imanla yaptık. Çanakkale’yi imanla koruduk. Bugüne kadar tarihimizin bütün altın sayfalarını imanla yazdık. Bu sebepten iman, bir ülkenin gerçekten en kıymetli varlığıdır.”

* “Öğretmenlik mesleği en şerefli ve o derece de mesuliyetli bir meslektir. Başbakan iken Kahramanmaraş’ta bir okulun açılışında kalbim titredi. Bugünkü eğitim sisteminde çocukların kalbine hiçbir şey konmuyor. Okul açılışında ilk defa kalbim titredi.”
* Binlerce çocuğun sadece dünyası değil ahiretine taalluk eden bir işlem yapıyoruz. Ama bu çocuklarımıza ne öğreteceğiz? Kalbine ne koyacağız? Okul demek, öğretmen demek bu demektir.”
* “Eğitim ve öğrenim baştan sona kadar Hakk’a dayanması gerekir. Öğrenimin temeli, evlatlarımıza mutlaka tarihimizi, imanımızı, kimliğimizi ve ruh kökümüzü tanıtmaya dayanmalıdır.”
* “Bizim çocuklarımız tarihimizi bilmedikleri için bu yanlış maarif yüzünden bugünkü hallere düşüyoruz. Bir sene içinde hapishanelerde uyuşturucudan mahkûm olan çocukların adeti 10 binden 23 bine çıktı. Böyle eğitim olursa böyle sonuç alırsın.”

EĞİTİME İLİŞKİN FARKLI NOTLAR…

1) Eğitim sistemimiz üzerine kâbus gibi çöken Fulbright Komisyonu hâlen yürürlükte!
2) Pandemi döneminde eğitim sistemimiz tam anlamıyla yalpaladı!
3) Ders kitaplarında hâlâ milli ve manevî değerlerimizle bağdaşmayan sayfalar var!
4) Eğitim sistemimiz maalesef “milli” bir yapıda değildir!
5) İslam’ın edep ve ahlak anlayışı eğitim sistemimize hâkim kılınamamıştır.
6) Bütün bunlardan devletin üst düzey yetkilileri de müşteki olmasına rağmen her nedense somut adımlar atılmamaktadır, atılamamaktadır!

MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN 30 SENE ÖNCEKİ EĞİTİM TESPİTLERİ NEYDİ?

Yıl; 1991…
Refah Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve arkadaşları, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bir araştırma önergesi verdiler. Konu; öğretmenlerin içinde bulundukları sıkıntıların tespiti, çarelerinin ortaya konulması, bu mesleğin mensuplarını toplumda layık oldukları statüye kavuşturmak ve alınacak tedbirleri araştırmak… Önergedeki tespitlere bakalım mı;
* “Millî birlik ve beraberliğimizin temininde, millî birliğimizin korunmasında, kültürümüzün nesilden nesile aktarılmasında en büyük görev ve sorumluluk öğretmenlerdedir. Çağı doğru anlamada ve doğru yorumlamada öğretmen rehberdir. Millî ve insanî değerlerin kazanılmasında ve yaşatılmasında öğretmen model insandır ve öyle olmalıdır.”
* “Bugün için öğretmenler sadece bir defa, 24 Kasım günü hatırlanan, eline bir demet çiçek tutuşturularak savulan bir insan ve meslek konumuna getirilmiştir.”
* “Bu insanlar, geçim sıkıntısı içindedirler. Enflasyonun en fazla mağdur ettiği kesimlerin başında öğretmenler gelmektedir. Hayat standartları fevkalade düşüktür. Yeterli sosyal hakları yoktur. Kendini yenileme, geliştirme ve yeni bilgiler edinme imkânlarından mahrumdur.”
* “Öğretmenlik âdeta çaresizlik mesleği haline gelmiştir. Ağırlaşan hayat şartları içinde öğretmen ezilmekte ve kendisine başka çıkış yolları aramaktadır. Mesleğe ilgi azalmıştır. Uygulanan eğitim politikaları sebebiyle neredeyse öğretmenlik kimliği kaybolmaktadır.”
* “Önümüzde bütün vahameti ve boyutları ile duran her sorun, bir parti sorunu değildir, bir devlet ve millet sorunudur. Partiler üstü ve partiler arasında milletçe üzerinde ittifak edeceğimiz, belki de tek sorundur. Millî varlığımızın korunması ve sağlam bir gelecek kurmamız, bu soruna elbirliği ile eğilmemize ve konuyu kökten halletmemize bağlıdır.”
* “Vakit geçmeden, konuyu bütün yönleriyle ortaya koymak ve çareler bulmak bu Meclis’in ve heyetin görevidir. Türk öğretmeni, kendisine sağlanacak her imkânı büyük bir katma değer olarak ve katlayarak millete geri iade edecektir.”
Yıl, 2020… Aradan geçti 30 sene… Sorarım size, Refah Partisi’nin eğitime ilişkin 30 yıl önce tespit ettiği sorunlarda bugün bir düzelme var mı, yok mu? Sizce…

***
Hiç kuşkusuz en güzel öğretmen Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’dir. Peygamber Efendimiz’in (sav) her alandaki örnekliği, “Ben ancak muallim olarak gönderildim.” diyerek öğretmenlik alanında da çağları aşıyor.
Fedakârlık… Cefakârlık… Sabır… Sebat… İlham veren… Bunlar ve bunlar gibi birçok özelliği bünyesinde barındıranlardır, öğretmenlerimiz…
Tüm öğretmenlerimizin ‘Öğretmenler Günü’nü tebrik ediyorum. İyi ki varsınız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Can Dere - Allah rahmet eylesin, ne diyordu Üstad Mehmed Şevket Eygi; Milî Eğitim Bakanlığı, ancak Millî Piyango kadar millîdir.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Kasım 22:33


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Çin'in bulduğu ve Türkiye'de de uygulanacak olan koronavirüs aşını yaptırır mısınız?