ABD seçimleri ve sonrası

Bismillâhirrahmânirrahîm;
3 Kasım 2020’de yapılan ABD başkanlık seçimlerinde, Donald Trump ve Joe Biden arasında kıran kırana bir seçim kampanyası yaşandı. O kadar ki, oy sayımları sürerken iki lider de, “Ben kazandım” diyerek zaferlerini ilân ettiler. Oylar sayıldıkça Trump gerginleşiyor, “Seçimin çalındığını, bazı yerlerde oy sandıklarının sayılmadığını” iddia ediyordu. Manzara ABD’de kaos ve endişe oluşturdu. Bazı eyaletlerde Trump yanlıları seçimi protesto etti. Yer yer çatışmalar yaşandı.

50 eyalette sandıklar açılıp oylar sayıldıktan sonra, Joe Biden’in yüzde 49.52 oy ve 306 delege ile seçimi kazandığı ilân edildi. Trump, yine yenilgiyi kabul etmiyor, “Seçimi iptal ettireceğini” açıklıyordu. Son günlerde gerginliğin etkisini kaybettiği görülüyor.
Amerika sömürgeci ve terörü himaye eden bir ülke olsa da; varlığını sürdürebilmek için oturmuş kurumlara sahip. Pentagon ve CIA’yı “ABD’nin beyni” diyebiliriz. Temsilciler Meclisi, Senato ve Kongre icraata malzeme veren kurumlar!

Başkan’ın yanında, Başkan Yardımcısı da etkili konumdABD’de “başkan”ın değişmesi genel politikalar ve yapı üzerinde temel farklılıklar getirmiyor.
Kim gelse, ABD’nin varlığı ve İsrail’in güvenliğini önceleyen icraatlar yapıyor. Trump, başkanlığı öncesi ilk seçim kampanyasını başlattığında, “ABD’nin Ortadoğu’da ne işi var?” diyordu. Başkan seçildikten sonra gördük ki, en önemli icraatlarını Ortadoğu konusunda yaptı. Hatta 55 İslâm ülkesini Cidde’de toplayan ilk başkan oldu.

BİDEN’E DİKKAT!

TÜRKİYE kamuoyu Joe Biden’ı, 1988’de ABD Senatosu Dış İlişkiler Başkanı iken, Türkiye’nin Filistin davasını destekleyeceğini açıklaması üzerine yaptığı şu tehditle tanıdı: “Türkiye’nin etrafını ateş çemberine çeviririz.” Son 32 senede Türkiye’nin komşularına yapılanları göz önüne getirin! Biden, Obama’nın başkanlığı sırasında Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. O dönemde İslâm dünyasının uğradığı işgalleri hatırlayın! Eldeki veriler Biden döneminin “sert” geçeceğinin işareti!

2 Mayıs 2018’de, İGMG’nin düzenlediği Almanya’nın Köln kentinde yapılan Uluslararası Arakan Konferansı’na katıldım. Yemekte, Amerika’dan katılan Türkiye asıllı İGMG’nin temsilcisi ile tanıştık. Trump döneminde zorluk çekip çekmediklerini sordum. “Biz çok memnunuz” dedi. Tutarsız ve ne yapacağı belli olmayan Trump’tan memnuniyetlerine şaşırdım. Açıklama getirdi: “Ötekiler sinsi davranıyorlardı. Trump ne yapacağını önceden söylüyor. Biz de tedbirimizi alıyoruz.”

Biden döneminin, “Gelen gideni aratır” sözünü doğrulayacağını düşünüyorum. Uzun tecrübesi sonucu politikanın kurdu haline gelmiş. ABD’nin sömürgeci politikasını ustalıkla uygulayacak gibi duruyor. Çevresinde Siyonizm’i benimseyen çok insan var. Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in eşi Yahudi kökenli. Biden’in Siyonizm’e, Trump’tan fazla destek vereceği anlaşılıyor. 2016’da New York’ta yapılan Yahudi Kongresi’nde açıklamıştı: “Ben Siyonist’im! Siyonist olmak için Yahudi olmak gerekmiyor.”
Biden’ın yönetim kadrosunda da çok sayıda Siyonist var. Bir oğlu ve bir kızının eşleri Yahudi kökenli! Biden’ın “Theodor Herzl ödüllü bir başkan” oluşu her şeyi anlatmaya yetiyor.

GÜÇ BİRLİĞİ ŞART

İSRAİL Başbakanı Netanyahu, Biden ve yardımcısı için tebrik mesajı yayınladı. Biden için söylediği şu: “İsrail’in harika bir dostu!” Olaylar, ABD ve Türkiye ilişkilerinin de zor bir döneme girdiğinin sinyalini veriyor.
ABD seçimleri sürerken, Türkiye Rusya’dan aldığı S-400 füzelerinin Sinop’ta test atışlarını yaptı. ABD bundan çok rahatsız oldu. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Sözcüsü Jonethan Rath Hoffman, “Bu durum aramızdaki güvenlik ilişkisini ciddi olarak tehdit ediyor” açıklamasını yaptı. NATO Büyükelçisi Kay Bailey Hutchison ise, “Bunun potansiyel ciddi sonuçları olacak” tehdidinde bulundu. Türkiye Cumhurbaşkanı’nın cevabı: “ABD’den izin mi alacağız.” ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, 17 Kasım’da Türkiye’ye teamüllere aykırı bir ziyaret yaptı. Ankara’ya uğramadı. İstanbul’da yalnız Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüştü. Yanında Vatikan Büyükelçisi Paul Russell vardı.

Bütün bunlar ABD’nin plan ve uygulamaları! Peki, biz ne yapıyoruz? Gelişen şartlarda bizim de ciddi bir yol haritamız olmalı. Türkiye gibi büyük bir ülke başkalarının planlarına figüranlık yapamaz.
Şurası bilinsin ki, Türkiye ABD’den çok güçlü! Etrafında, Türkiye’nin tarihî görevini üstlenmesini bekleyen 2 milyarlık bir İslâm dünyası var. Allah, dünya nimetlerinin büyük çoğunluğunu İslâm dünyasına vermiş. Batı’nın varlığımızı sömürmesine göz mü yumacağız? Niçin imkânlarımızı kendimiz kullanmıyoruz? Niçin aramızda “güç birliği” yapmıyoruz? Bilelim ki, sömürgeciler bütün güçlerini bizim dağınıklığımızdan alıyorlar. Hani liderlerimiz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?