“Yetime, yoksula dokunmanın bu denli güzel olduğunu o gün öğrendim!”

Erol Köstek… İstanbul, Tuzla’da faaliyet gösteren Gurbetçiler Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı.

Sıkı bir Milli Gazete okuru.

Anadolu’nun ücra bir köyünde yokluklar içinde başlayan, ama ortaya koyduğu iradeyle, çalışmayla, gayretle “bir başarı öyküsü”ne dönüşen hayat serüveni…

1957 yılının ilkbahar aylarında Erzincan Refahiye Çatalçam köyünde 5 çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi.

23 Nisan 1967 yılında babasını İstanbul’da bir tren kazasında kaybetti. Annesi ve kardeşleriyle köyde baş başa kaldı.

Annesi Kiraz hanımın dirayeti ve çabasıyla kenetlendi, aile.

İlkokulu ve ortaokulu köyünde okudu. Liseyi de Erzincan Ticaret Lisesi’nde bitirdi. Lise yıllarında, -benim de İmam Hatip yıllarımda barındığım- Erzincan Vakıflar Talebe Yurdu’nda kalarak okulunu tamamladı. Erol Bey, yıllar sonra mezun olduğu Erzincan Ticaret Lisesi’nin restorasyon masraflarını üstlenecekti. Şu cümleleri benim hayat çizgime de çok yakın geldi;

* “Size garip gelecek ama lise son sınıfa kadar yeni elbise nedir tanımadım desem abartı olmaz. Günlerce belki haftalarca kalemsiz ve deftersiz okula gittim geldim.”

* “Anamı çok özlerdim. Kokusu burnumda tüterdi. Zannediyorum okulun son dönemleriydi. Köye anamı ziyarete gittim. Dönüşte traktörle 24 km’lik yolu gidecektik. Traktör parası da 1,5 ya da 2 lira. Ben bu parayı vermemek için 16 kilometrelik bir dağ yolunu yürümeyi tercih ettim. Yol üzerinde bir köy var. O köyde de cennetmekân halam yaşıyor. Halama uğradım. Nasihatlerini dinledim ve ayrıldım. İlçeye doğru giderken arkadan çığlık çığlığa bir ‘Erol, Erol…’ feryadı duydum. Döndüm, koşarak geri geldim. Bir ablanın elinde kırmızı bir 10 lira. ‘Abla bu nedir?’ dedim. ‘Bir abi sana verilmesi için bırakmış’ dedi. Ben o paranın mutluluğunu hazzını ömrüm boyunca bir başka yerde tadamadım. Bunca para bunca servet elimizden geçti ama o 10 lirayı hiç unutamadım…”

* “Daha sonra araştırdığımda yine cennetmekân Ali Rıza Keçeci diye bir abinin İstanbul’dan geldiğini ve benim tek başıma o dağlardan aşıp gittiğimi gördüğünde, ‘Ya, bu çocuk haliyle ilçeye yürüyerek nasıl gidiyor?’ dediğinde teyzem diyor ki, ‘O çocuk bizim Vesile’nin yetimi!’ ‘Keşke bir harçlık verseydik!’ diyor ve teyzem onun verdiği parayı bana ulaştırıyor.  Hayatımda alacağım en büyük derslerden birini o gün alacağım aklıma bile gelmezdi. Yetime, yoksula, fakire dokunmanın bu denli güzel olduğunu Yaradan bana o gün öğretti. O tadı herkesin tatmasını tavsiye ediyorum!”

BULAŞIKÇILIKTAN PLASTİK SANAYİ PATRONLUĞUNA!

Sanayici, işadamı Erol Köstek, Erzincan Ticaret Lisesi’ni 1975 yılında bitirdi. İyi bir üniversite kazanamayınca kendini bir anda İstanbul’da buldu.

Kalacak yeri yok, cebinde parası pulu yok. Kendi kendine aldığı kararla yatacak yeri olan bir iş arayışına girer, koca İstanbul’da;

“Ne iş olursa o işi yapacağım. Pendik’te dolaşırken bir lokantanın camında, ‘tabakçı aranıyor’ ilanını gördüm. İçeri girip, ‘yatacak yeriniz var mı?’ diye sordum. ‘Evet, yatacak yerimiz var delikanlı, gel!’ dediler. Beni aldılar, mutfağa geçirdiler, önüme bir kirli önlük taktılar. Ve lavaboyu gösterdiler. Haa, demek ki tabakçılık buymuş! Ben orada tam 2,5 ay bulaşık yıkadım. Daha sonra komi, garson olduk ve sonunda da bana kasayı teslim ettiler. 1,5 yıl o lokantada orada çalıştım.”

Daha sonra Sedef Tersanesi’nde muhasebe elemanı olarak işe başladı, Erol bey. Burada 27 ay çalıştı.

Derken 1980 öncesi vatani görevini yapmak üzere askere gitti.

Askerden döndüğünde Sedef Tersanesi ortaklarından Cemil Gürlek bir gün kendisine, “Gel seni Libya’ya gönderelim, önün açılır!” teklifini yaptı. 

“Beni zorla Libya’ya göndermek istedi, cennetmekân Cemil Gürlek. ‘Bana biraz müsaade edin, ben anamın rızasını almadan böyle bir karar veremem!’ dedim. Anama konuyu açınca itirazının had safhada olduğunu gördüm. Ama bunun benim için bir fırsat olduğunu anlattım ve anamı zar zor ikna ettim.”

“STFA (Sezai Türkeş-Fevzi Akkaya) İnşaat’ın bünyesinde Libya’ya gittim. Şirketin, Mali ve İdari İşler Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışacağımızı söylediler. Mali ve İdari İşler Müdürü çaycıyı çağırdı ve ‘Erol Bey’i ambara götür!’ dedi. Erol, ambar bilmez, malzeme bilmez, cıvata çeşidi bilmez, kumpas nedir tanımaz. Gittim koskocaman bir hangar. Malzemeler gelişigüzel dökülmüş. Şirketin başka nerede ambarı var diye araştırdığımda başka şantiyelerin ve Genel Merkez şantiyesinin de olduğunu anladım. Müsaade istedim, araba aldım ve tek tek onları gezdim, çalışanlarla konuştum. Ve sonunda orada gördüğüm ambarlardan çok daha üstün bir ambar tanzim ettim.”

BİLGİ PAYLAŞILMALI, MEZARA GİTMEMELİ!

Tam 4 yıl Libya’da çalıştı, Erol Köstek. 1985 yılının Mart ayında Türkiye’ye döndü. Ve bugünkü şirketin adımlarını attı.

Hiç tanımadığı, kan bağının olmadığı Yılmaz Vural İlhan adında bir sanayici ile tanıştı. “Plastik işi yaparsanız size ne biliyorsam öğretirim” dedi. O gün bugün Vural İlhan öğretmeyi sürdürüyor. Erol Bey, “İyiliğin böylesinin de olduğu, bilginin mezara gitmemesi gerektiğini de Vural abimiz bana öğretmiş oldu” diyor.

Ve ekliyor; “Şirketimiz bugün Tuzla-Kimyacılar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 20.000 m² kapalı ve 4.000 m² açık alanlı tesiste faaliyetine devam etmektedir. 125-130 kişiyle, 24 saat çalışarak yaklaşık 70 ülkeye ihracat yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bu sene aldığımız bir belge ile de kendi kategorimizde İstanbul genelinde ihracatta 24. sırada olduğumuzu gördük.  Bunun gururunu da Yaradan’ımız bize yaşatmış oldu…”

***

Son bir not; Erol Köstek farklı sosyal sorumluluk projelerine de katkı sunuyor. Bunu da gelecek yazıda ele alalım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Orkun - Çok hoş bir hayat hikayesi. Ağlattın bizi Adnan bey...

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 20 Kasım 13:50
01

Meltem - Allah yolunu açık etsin Erol Köstek beyin. Belli ki iyiliksever, hamiyetperver bir işadamı. Rabbim daha çok versin. Yetime dokunmak elbette çok anlamlı. Keşke tüm işadamlarımız aynı duyarlılıkta olsa...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 20 Kasım 10:02


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?