Stratejik şaşkınlık

Geleceğe dair herkes tahminlerde bulunuyor. Bizi nasıl bir geleceğin beklediğini şaşırtarak anlatmaya çalışıyorlar. Ortalık fütürizm, teknoloji ve sosyal medya uzmanlarından geçilmiyor. Mühendislik üzerine kurgulanan bir dünya önümüze seriliyor ya da zorla serilmeye çalışılıyor. Sanki hepimize çip takacaklar diye korkmuyor da değiliz. Aslında el altından üflenen bir korku var gibi. Hep yaptıkları gibi, eskiden nasılsa şimdi de öyle. Çünkü korkan toplumlar kolaylıkla boyun eğer. Ne güzeldir korkaklardan oluşan bir devleti ya da devletleri yönetmek.

İstiklâl Marşı’mızın yazarı merhum Mehmet Akif Ersoy neden “korkma” diye başladı hiç düşündünüz mü? Korkusuzluk bizim inancımızın temelindeki en değerli mefhumlardandır da ondan. Bizde zalim hükümdarın yüzüne zulmünü haykırmak en kral hareketlerden sayılır. Bizim inancımızda Allah’tan başka kimseden korkulmaz. “Nasıl yaaa” demeyin sakın. Hâlâ içinden geçtiğimiz tarihi dönemden çıkmış değiliz. Görmediğimiz bir virüsle dünyayı dize getiren âlemlerin Rabbinden başka kimseden korkmaz Müslüman dediğimiz adam. İstedikleri kadar gelecek ve kuvvet güzellemeleri yapsınlar, kuvvet ve kudret sahibi ancak her şeyi yoktan var eden Rabbimizdir.

Gelecek diyorduk. Herkesin merakla beklediği aslında her ertesi günü bizzat yaşadığımız gelecek. Uzayda koloniler mi kurulacak, insanlık nüfusu yarıya mı inecek, hepimizi kameralarla takip mi edecekler, milyarlarca insan aç ve işsiz mi kalacak, dünyayı robotlar mı istila edecek? Bilinmezliklerle dolu, korkudan geçilmeyen, ne olduğu belli olmayan bir sürü muğlâk soru. Bu durumda soruların cevaplarını mı arasak yoksa bu kaosun oluşturduğu kaygıya mı odaklansak? Evet, dünya tarihinin en hızlı dönemini yaşıyor gibiyiz, ciddi bir teknoloji bolluğu ve inanılmaz bir değişim, dönüşüm var ama unutmayalım ki su içmeye, ekmek yemeye, meyve soymaya, konuşmaya, dinlemeye, muhabbet etmeye devam ediyoruz.

Acaba web 4.0 mı, teknoloji 5.0 mı, sosyal 6.0 mı, tarım 7.0 mı daha önemli? Neyin ne kadar önemli olduğu, hangi bölgelerde neye ihtiyaç olduğuna da bağlı değil mi? Bölge şartlarına, bölgenin sahip olduğu alt ve üst yapılara bağlı değil mi? Mesela bugün Afrika’nın en gariban noktalarına gidin de robotlardan bahsedin bakalım, size nasıl bakacaklar veya sizi anlayan bir Allah’ın kulu çıkacak mı? Biz bile ülkemizde teknolojinin varacağı noktaları tahmin edebildiğimiz halde neyin ne kadar olabileceğini de az çok kestirebiliyoruz. Ayrımı şu noktada gözden kaçırmamak lazım. Erzurum’un dağlarına Medine hurması dikilmez.

Son dönem yaşadığımız dünyada çerçeve içine alınan gündem maddelerinin aşırı ütopik olan kısımlarını ayırt etmemiz lazım. Olacak ile olmayacağı, olacağın nerelerde nasıl olacağını iyi tespit etmemiz lazım. Mesela eğer uzaylılar dünyaya gelecekse Amerika kıtasına gelir, adamların Anadolu’nun bağrında ne işi var kardeşim. Dünyada teknoloji yaygınlaşacak, artacak diye biz neden güzelim ekilebilir, dikilebilir topraklarımızı boş bırakıyor, terk ediyoruz. Böylelikle hem toprağımızdan oluyor hem de teknolojik gelişmeleri boş boş takip ediyoruz.

İnsan yaşadığı toprakları, iklimi, sınırlarını, yapabileceklerini ve yapamayacaklarını iyi bilmeli yani önce kendini tanımalı. Bir keşif lazımsa öncelikle insan kendini keşfetmeli. Ona göre adım atmalı, çalışmalı, üretmeli. Bir strateji belirlenecekse havaya, iklime, malzemeye uygun olarak belirlenmeli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?