Tecrübî serzeniş

Doğru olan hem söze hem de söyleyene bakmaktır. Söz her ne kadar önemli olsa da söyleyen ile anlam kazanır. Sözün güvenilirliği söyleyenin itibarına bağlıdır. Söyleyene olan aşırı sevgi sözün hükmünü yitirmesine, doğru ile yanlışın karışmasına sebep olur. Geçmişi, tecrübe edileni, daha önceki aldatılmışlığı unutarak ahmakça söze inanmak ise kötü netice doğurur. Ateş yakar, su söndürür, cam kırılır, plastik bükülür, bu iş böyledir. Yani, barış, özgürlük, eşitlik, hürriyet, insan hakları ve daha birçok insanın temel haklarından olan kavramı çürümüş, kokmuş ağızlarında meze yaparak oluk oluk insan kanı döken, İslâm ülkelerini yerle bir edenler bugün maskeden, mesafeden bahsedince haliyle kuşku duyuyor insan. Tabi ki korona diye bir illet var, kaybettiğimiz canlar var, dikkat edilmesi gereken bir durum. Bunlara itiraz eden yok ama ne kadar, nereye kadar!

Dünya nüfusunu kontrol etmeye çalışanlar, aileyi yok etme adına insan fıtratına aykırı her türlü ahlâksızlığı meşrulaştırmaya gayret edenler, daha fazla kazanmak için organik olan ne varsa canına okuyanlar, kendi menfaatleri söz konusu olduğunda yeri göğü ateşe vermekten çekinmeyenler, insanları ırklarına göre değerlendirenler, kendinden olmayan, inancından olmayanları insan olarak dahi görmeyenler bir işi sahiplendiğinde siz de şüphelenmiyor musunuz? Uluslararası organizasyonlar, medya, haber ajansları, takım elbiseli, temiz giyimli, tıraşlı, bakımlı haydutlar, yıllardır bütün insanlığı kandıranlar “maske” deyince, maskenizi çıkarıp korkarak bakmıyor musunuz? Dezenfektan dedikleri zaman şöyle bir irkilmiyor musunuz? Mesafe dediklerinde kucaklaşmak istemiyor musunuz?

Gerçekten çok zor durumdayız. Çelişkilerle dolu bir hayatın içinde kime güveneceğimizi bilmeden, önümüzü görmeden adeta körler ülkesinde gibi yürüyoruz. Bazı seslere kulak vererek ilerliyoruz ama bir sonraki adımımızda başımıza ne gelecek bilemiyoruz. Akşamları televizyon kanallarında söylenen yalanlara binlerce kez şahit olmuş bir toplum olarak, kapitalizm canavarı tarafından yüzlerce kez ısırılmış bir toplum olarak, küresel güçlerin insanlık dışı uygulamalarına sayısız kez muhatap olmuş bir toplum olarak adeta karanlıklar içerisinde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.

Bilim putu, medya putu, uluslararası organizasyon putları, küresel putlar, modern putlar, dijital putlar ve daha ne varsa hepsi bizi kendilerine kul olmaya, ayaklarına kapanmaya davet ediyor, ne acı ki birinden kaçan bir başkasına takılıp kalıyor. Doğal ya da yapay yollarla başımıza ne gelirse gelsin, en acımasız şekilde kâr etmeye, yaşanılan felaket de olsa bundan bir çıkar sağlamaya çalışıyorlar. Birkaç milyon insan ölüvermiş inanın umurlarında değil çünkü bunu tarihte sayısız kez yaptılar. Çünkü bunun için araştırmalar, çalışmalar, açıklamalar yapıyorlar. Dünyadaki kaynakların sınırlı olduğundan ve insanların ihtiyacının sınırsız olduğundan bahsediyorlar. Çünkü dünya malı gözlerini doyurmuyor, kazandıkça kazanmak istiyorlar. Varoluşlarını sonsuza dek devam ettirmek istiyorlar. Çünkü bu dünyayı anlamamışlar, öteki dünyadan, mahşer yerinden, hesaptan, kitaptan habersizler. Çünkü hak ve adalet anlayışları bencillik ve çıkar anlayışı ile yer değiştirmiş.

Herkesin kafasında onlarca soru işareti var, cevaplarını bilen birçok kimse var, cevapları açıklayabilen çok az insan var, vicdanları sızlayanlar saymakla bitmez, konuşamayanlar, kızamayanlar, anlatamayanlar, derdini dökemeyenler var bir de. Allah kimseyi oturduğu koltukla, alması gereken kararlar arasında tercih yapmak zorunda bırakmasın. Allah kimseyi koltukta oturmasını sağlayacak yanlışların peşinde mahkûm bırakmasın. Allah kimseyi “iş yapmak mı, birilerinin işini görmek mi” arasında bocalatmasın. Allah bizlere hakikatle toplumun birlikte yaşayabildiği günleri görmeyi nasip etsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?