Orada birisi var mı?

Fay hatları üzerindeki Anadolu’muzda deprem gerçeğini İzmir’de yaşanan acı tablolarla yine hatırladık. Devlet hukuki kuralları koyar... Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise yerel yönetimler, Mimarlık ve Mühendislik, İnşaat Mühendisleri odaları ve bu işin merkezinde olması gereken Yapı Denetimleri aracılığıyla süreci takip eder. Riskli binalar muhakkak tespit edilir. Oturuma kesinlikle izin verilmez. İmar Affı ucubesiyle depreme dayanıksız yapıların önü açılmaz. İzmir’de yaşadığımız acı tablo, kuralsızlık ve denetimsizliğin belgesi oldu. Binalar deniz kumuyla yapılmıştı, mühendislik görmemişti ve riskli yapılarda oturum sürüyordu. İddia o ki marketler alan genişletmek için kolon ve kirişleri kesmişti. İmar ve iskanın rant fırıldaklarıyla döndüğü, üç kuruş vergi toplamak için zırt pırt İmar Affı çıkarılan bu ülkede kırılan faylar değil, vicdansızlığımızdır, izansızlığımızdır. Denetim yoksa, bir karış toprağa rant gözüyle bakan müteahhitler vicdansızca deniz kumu kullanır, demirden, çimentodan çalar. Yaptıkları bu binalar da elbette başımıza yıkılır. 1999 depremi sonrası hayatımızın merkezine oturan kentsel dönüşüm, tamamen lafta kaldı. Hukuksal pürüzler giderilemedi. Yerel yönetimlere daha çok yetki verilmesi gerekiyordu. Bina bazında kat malikleri anlaşamadı, anlaşılan yerlerin birçoğunda projeler bitirilemedi, müteahhitler kayıplara karıştı.

Uzmanlar 3 milyon yapının olduğu İstanbul’da muhtemel depremde yüzde 75 hasar olacağını, orta ve az hasarlı binalar bir yana 175 bin yapının ise tamamen yıkılacağını söylüyor. Tost olacak, kâğıt olacak, enkaz olacak 175 bin bina. Tasavvur edin! Yani İstanbul’da hayatın duracağı demektir bu durum! Orada birisi var mı nidasını kullanmamak için devlet, ilgili bakanlık ve yerel yönetimler, tüm ilgili kurumlar koordinasyon halinde şehirlerimizi depreme hazırlamalı. Cansiperane çalışan kurtarma ekipleri Ayda bebeği,  Elif bebeği enkazdan çıkardı, gözlerimiz yaşardı, sevindik. Binaları öylesine güçlü yapalım ki hiç kimse enkazda kalmasın. Deprem ilahi bir gerçek! Tedbirimizi alıp, tevekkül edeceğiz. Sonrasında ise ah vah etmenin anlamı yok. Deprem sonrası uzmanlar medyaya üşüşüyor, korkunç senaryolarla zihinlerimiz bulandırılıyor. Laf salatasıyla deprem gerçeği çözülmüyor. Yapılarımızı muhakkak depreme hazırlayacağız! Fay hatlarıyla örülü Japonya’da da deprem oluyor. Orada yıkıcı bir tablo neden oluşmuyor? Onlardaki mühendislik bizde neden uygulanmıyor? Edebiyat yapmayalım… Kayıkçı kavgalarını bırakalım! İktidar ve muhalefet belediyelerinin elini taşın altına koyması ve bu işi çözmesi gerekiyor. İlgili bakanlığın birincil görevi iş işten geçtikten sonra millete konut yapmak olmamalı. Asıl misyonu ve önemli görevi ta başından riskleri tespit edecek sistemi oturtmak olmalıdır. Tweetler atarak, zevahiri kurtaran nutuklar çekerek, kayıkçı kavgaları yaparak gerçeklere tül örtülmesin. İmar fırıldaklarıyla şehirler talan edilmesin, riskli binalar tespit edilsin, vicdansız müteahhitlere aman verilmesin. Kural, denetim, yaptırım. 99 sonrası ıvırtı-zıvırtı her şeye deprem vergisi getirilip toplanan paralar için Devşirme Maliye Bakanı Mehmet, “Duble yollar yaptık” demişti. Ne alaka! Acilen Deprem Fonu kurulmalı ve toplanacak paralarla depreme hazırlık yapılmalı. İzmir’deki acı tablo sonrası İstanbullular da deprem çantalarına saldırmış. Binaları öyle yapalım ki belki hiç kullanamayacağımız bu çantalara ihtiyaç bile kalmasın. Son olarak, güzel İstanbul’umuz için Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum” demişti. Bu itiraf aklımıza canım İstanbul’umuzun siluetine hançer gibi sokulan Zeytinburnu gökdelenlerini getirmişti. Sahi; Erdoğan, İstanbul’umuzu hançerleyen o binaların yıkımını niye sağlamadı?! Soralım!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?