Bir musibettir; kutuplaşma

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Arifler; “bir musibet, bin nasihatten iyidir” demişler. Bin musibetten bir ders bile almayanların dünyada uğrayacağı cezalar, ahirette uğrayacağı büyük cezanın habercisidir.

Dıştaki ve içteki zilletin önemli sebeplerinden birisi de kutuplaşma, gruplaşma ve tefrikadır. Rabbimiz: “O dinlerini parça parça eden ve kendileri de değişik gruplara ayrılanlardan olmayın…” ayetiyle bizleri uyarıyor. Yine Rabbimiz: “Dinlerini parça parça eden ve kendileri de değişik gruplara ayrılan kimselerle senin bir ilişiğin yoktur…” ayetiyle de, takınılacak İslam’ca tavrı telkin ediyor. Bir kimse, kutuplaşma, gruplaşma ve tefrikadan kaçındığı ölçüde Müslüman’dır. Müslüman; sıfatların adamı olmayı değil dava delisi bir nefer olmayı tercih eder. Dava delisi bir Müslüman; İslam’ı kendi çıkarları ve özel hesapları için istismar etmez, O’na teslim olur. Allah’a inanan tevhit ehli her Müslüman, her şeyde tevhidi, birlik ve beraberliği tercih eder. Tevhit dini olan İslam, itikat ve eylemde ittifak etmeyi emreder. Bizim ittifakımız Allah’ın ipine sarılmaktır. Bu ittifak, bir tercih değil mecburiyettir. İrfan; beyan ettiğim fikirlerde ben de yanılabilirim ahlakına sahip olabilmektir. Emperyalist zalimlerin ittifak ve koalisyon yapmaya mecbur olduğu bir dünyada, mazlum müminlerin aralarında bir birlik oluşturamayışları hangi nakil ve akılla izah edilebilir?

Irak’ın, Afganistan’ın, Filistin’in, Arakan’ın, Keşmir’in, Yemen’in zalimler tarafından işgali bizi ittifak halinde çalışmaya zorlamıyorsa demek ki, biz de işgale uğramışız demektir. Bir ülke topraklarının işgalinden çok daha kötü olanı, gönüllerin ve kafaların işgalidir. Mücadele öncelikle, insanın içinde kazanılır veya kaybedilir. Irkçı emperyalizmin işbirlikçisi yandaş medyanın, materyalist eğitimin ve çevre şartlarının oluşturduğu fitne ve fesat, müminlerin ittifak etmekten başka yollarının olmadığını haykırıyor.

TEŞKİLAT

Teşkilat; bir gayeyi gerçekleştirmek ve bir programı yürütmek için hiyerarşik bir düzen içinde bir araya gelerek faaliyet gösteren vasıflı ve yeterli sayıda insandan oluşan yapıya teşkilat denir. Bir başka tanım da şudur. Teşkilat; aynı kavramlara aynı manaları yükleyip aynı tanımlarla düşünerek aynı eylemleri ortaya koyabilen insanlar topluluğudur. Allah; razı olduğu İslam yolunda kenetlenmiş evler gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever. Ümmet olmak, teşkilat halinde olmaktır. İnsanları hayra çağıran, adil düzeni emreden, faizci kapitalist düzeni men eden bir topluluk olmak anlamında ümmet, müminlerin teşkilatlı yapısıdır. Müminlerin teşkilatlanması sıradan bir olay değildir. Burada gözetilecek hususlar ise şunlardır.

1-Gaye; milletin ve tüm insanlığın saadetidir. Bu ise, “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünyanın” kurulması ile gerçekleşebilir. 2-Plan; öncelikli hedefleri ve muhtemel problemleri tespit ederek uygulanması kolay ve gerçekçi çözümler ortaya koyarak yazılı hale getirmektir. 3-Program; planlanan işlerin kimler tarafından nerede, ne zaman ve hangi vasıtalarla yapılacağını tespit etmektir. 4-Teşkilat kademeleri; merkezden taşraya ve en ufak yerleşim yerine kadar kurulmuş olan yapılardır. 5-Hiyerarşi; teşkilatta hiyerarşik yapı esastır. Bu yapı itaat ve sadakat, disiplin ve ciddiyet ile hayat bulur. 6-Bir araya gelmek; yönetim kurullarının haftalık ve aylık toplantılarda bir araya gelmesidir. 7- Vasıflı insan; eğitilmiş insandır. 8-Yeterli sayıda insan; en üst kademeden, en alt kademeye kadar yönetim kurullarının belirtilen sayılarla oluşturulması, eksiksiz toplanması ve çalışır halde olmasıdır.

BAŞARI

Yukarıda belirtilen teşkilat unsurlarının tam olarak gerçekleşmesi ve işler hale gelmesi için bütün faaliyetler, Teşkilat Çalışma Esasları’na uygun yapılmalıdır. Görevler, mazeretlerin arkasına sığınmadan “tekeden süt çıkartmak” azmiyle eda edilmelidir. Başarı için, sahip olunması gereken hususiyetler şunlardır. a-İnanç sahibi olmak; inancı olmayanın başarması olmaz. Başaracağımıza inanalım ki, zafer bizim olsun. Başarıya götürecek güçlü bir imana sahip olmak ancak, Sabır, Sebat, Azim, Sadakat ve Salih Amel ve Hayra Hizmet ile olur. b-İlim sahibi olmak; görevin yapılması ilim iledir. Bilgisizliğin zaferi olmaz. Teşhis için de tedavi için de ilim gerekli bir şeydir. c-Görevi özümsemek; yüklenilen görevin manasını bilmek ve ona göre çalışmak bir hidayet meselesidir. Hesabın görüleceği gün, herkes görevinden hesaba çekilecektir. d-Davayı tanımak; davayı tanımak iddia ederek olmaz. Onun mükemmelliğini, diğer davalara olan üstünlüğünü kavramak ve uğrunda mal ve can fedakârlığında bulunmak, davayı tanımış olmanın ölçüsü olabilir. e-İstikamet sahibi olmak; açıları sağlam olmaktır. Kula kölelikte değil, mülkün tek sahibi olan Allah’a kullukta karar kılmaktır. f-Ağız tadıyla çalışmak; teşkilatımızda kimse kendisi için çalışmaz, kardeşleri için çalışır. Kendisi için istediğini önce kardeşi için ister. Bu özellik, teşkilat mensuplarına ağız tadıyla birlikte çalışma imkânını sunar. Birbiriyle kavga halinde olan kadrolar, huzur içinde birlikte çalışamazlar. g-Mali ve insan kaynaklarını harekete geçirmek; mücadelede başarıyı sağlayacak hususlardan birisi de, insan kaynakları ile mali kaynakları birlikte harekete geçirebilmektir. Öncekiler, bu iki kaynağı harekete geçirdikleri için başardılar. İnsan ve mali kaynakların harekete geçirilmesi bir inanma meselesidir. İnanç ve kararlılık olduğu zaman bütün kapılar Allah’ın inayetiyle açılır.

BİZ

Biz; hakkı üstün tutan, nefis terbiyesini esas alan, maneviyatçı görüşü benimseyen Milli Görüşçüler=Saadet Partililer olarak, bütün insanlığa önderlik ve rehberlik ettiğimizi unutmamalıyız. İslam’ın asli meselelerinde ihtilâf edemeyiz. İmtihandayız, bize bu imtihanı kaybettirecek her türlü söylem, davranış ve eylemden uzak durmalıyız. Hatasız insan olmaz. Başkasının hatasını gerekçe yaparak, hatalı davranışta bulunmak hak değildir. Hepimiz hak yoldayız, tavaf esnasında kardeşine dirsek atanlardan olamayız. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?