Reklamı Kapat

Zarifoğlu tüneli, Aşık Mahzuni Şerif Viyadüğü

Kahramanmaraş- Göksun arasındaki yola Edebiyat Yolu adı verilmiş. Toplam 64,1 km uzunluğundaki bu yolda 11 adet çift tüp tünel, iki adet viyadük, üç adet köprü ve altı adet köprülü kavşak bulunuyor. Bu tünel ve viyadüklere ülkemizin kültür ve sanat hayatına büyük katkılar sağlamış olan Kahramanmaraşlı edebiyatçıların adları verilmiş. Ali Kutlay’ın, Âşık Mahzuni Şerif›in, Hayati Vasfi Taşyürek’in, Abdurrahim Karakoç’un, Bahattin Karakoç’un, Cahit Zarifoğlu’nun, Alaaddin Özdenören’in, Akif İnan’ın, Rasim Özdenören’in, Erdem Bayazıt’ın, Nuri Pakdil’in, Sezai Karakoç’un ve Necip Fazıl Kısakürek’in isimleri güzergâhlar üzerindeki tabelalarda yerlerini aldı. Sosyal medyada Edebiyat Yolu tabelaları üzerinde çok şeyler söylendi. Bir kısmına katılsam da “hakkı teslim” geleneğini sürdürmekten yanayım. Öncelikle şairlerin isimlerinin doğdukları topraklara verilmesi ahde vefanın, kadirbilirliğin bir göstergesidir. Burada hassasiyet gösterilmesi gereken husus emsallerini bu listenin dışında bırakmamaktır. Mesela Tahsin Yücel niye yok diye soracak olanlara verecek bir makul cevabımız olmalıdır. Diğer yandan Akif İnan Urfalı, Sezai Karakoç Diyarbakır-Erganili olmasına rağmen hangi gerekçeyle Kahramanmaraşlı şairler listesinde yer almış? Uzun uzun bunu tartışalım demiyorum elbette. Bu isimlerin hakkı ülke sınırlarını aşacak niteliktedir aynı zamanda. Bir de şunu söylemeden geçmeyelim: Kültür merkezleri, okullar ve de sokak, cadde ve semt isimleri daha yakışırken tünel ve viyadüklere o bölgenin edebiyatçılarının isimlerinin verilmesi biraz aceleye getirilmiş gibi değil midir? En iyisi şair ve yazarların yaşadıkları muhitte geçirdikleri zaman ve biriktirdikleri anıları esas alarak o mekâna isimlerinin verilmesidir. Bütün düştüğümüz şerhlere rağmen sevindirici olan iki şey var. Birincisi, şair ve yazarların adlarının tünel ve viyadük de olsa yollarda yaşatılması, ikincisi ise Kahramanmaraş-Göksun arası mesafenin 64 kilometreye, seyahat süresinin ise 41 dakikaya inmiş olmasıdır.

KALBİ TEYELLEYEN ŞAİR

Zamane şairlerinin tipik özelliğidir, dikkatleri sadece kendi üzerlerindedir ve kulakları sadece kendi sesleriyle doludur. Bir başkasına karşı ilgisizlik aynı zamanda kendinden başkasının marifetine tahammülsüzlük olarak cereyan eder. Hâlbuki şairler ortak bir zamanın şahididirler, birbirleri üzerlerinde etkileri vardır. Ne kadar birbirlerinden uzak kaçsalar da gelecek zamanın penceresinden bugünlere bakıldığında her dönemin şair ve yazarları ortak bir fotoğrafta yan yanadırlar.

Mademki müşterek bir medeniyetin hâsılasıyız, öyleyse aynı zaman diliminde yaşadığımız kalem erbabı ile doğal olarak bir ünsiyetimiz olacaktır. Kendi adıma konuşacak olursam, aynı atmosferi teneffüs ettiğim edebiyatçıların yazdıklarına en az kendi yazdıklarım kadar ilgi gösterip güzel bir şiiri okuduğumda kendim yazmışım gibi sevinirim. Bu konuda o kadar da yalnız değilim elbette. Sevgili şair yazar Hayrettin Orhanoğlu gibi kendi edebi ortamını ciddiye alıp üzerinde kafa yoranlar da var. Uzun süre 90’lı yıllar şiiri üzerinde çalıştığını bildiğimiz Orhanoğlu, bu çalışmalarını çeşitli dergilerde de yayımlamıştı. Başkalarının marifetini görerek onlar üzerinde yazı yazmak nefis terbiyesi gibi bir şeydir. Hayrettin Orhanoğlu uzun süredir ortak zamanın şairlerine dair yazıp yayımladığı tahlil yazılarını şimdi bir kitapta topladı. Kalbi Teyelleyen Şair adıyla kitaplaşan yazılarda şairlerin iki ucunu birbirine tutturmaya çalıştığı şiirleri, adına hayat denilen terzinin maharetli ellerine nasıl bıraktığı izah edilmeye çalışılıyor.

Şairin yaptığı sadece eğreti dikiştir, asıl terziliği yapan ustamız olan hayattır. Yazarının, “Her şeyiyle güzel bir yolculuğa çıktım” diyerek ifade ettiği Türk Şiirinin 1990’lı Yılları serüveninde mercek altına aldığı şairler şunlar: Mehmet Can Doğan, Şeref Bilsel, İbrahim Tenekeci, Ahmet Murat, Hüseyin Akın, Birhan Keskin, Ali Emre, Mehmet Aycı, Suavi Kemal Yazgıç, Orhan Tepebaş, Didem Madak, Bülent Ata, Süleyman Çobanoğlu, Bejan Matur, Cevdet Karal, Ali Ural, Ali Ayçil, Ömer Erdem, Mustafa Atiker, Fatma Şengil Süzer, Mehmet Akıncı, Baki Ayhan T., Hakan Arslanbenzer, Hakan Şarkdemir, Hayriye Ünal, Celal Fedai, Mustafa Muharrem, Osman Özbahçe, Ali K. Metin, Murat Üstübal. Kuşkusuz sırada 90’lı yıllara dair yazılmayı bekleyen daha başka isimler de vardır.

Aynı döneme ait şairlerin bir şiirinden numune alarak poetik dünyalarına dair derli toplu fikirler ortaya koymak büyük bir emek ve başarıdır. Zira bu isimleri bir antolojide bir araya getirmek isteseniz konumlandırmakta zorluk çekersiniz. Belki de o zaman birçoğu yerleştirildikleri sayfalardaki yerlerini yadırgayacaklardır. Hayrettin Orhanoğlu daha somut bir temele dayanarak incelediği her şairin özgün imge evrenini, şiire bakışını, üslubunu ortaya koyan yazılarıyla dönemin ruhunu yakalamaya çalışmıştır. Herkesi ve her sesi, “Tabiatın en küçük hamlesi, yine insan ruhunun tanımlanması için bir araçtır” diyen yazara dikkat kesilmeye çağırıyorum. Şiirin köklerine inmede tasvir ve tasavvurun ne denli önemli olduğunu bu dikkat neticesi görmekte zorlanmayacaksınız. Benden söylemesi.

(Kalbi Teyelleyen Şair-Türk Şiirinin 1990’lı Yılları-Hayrettin Orhanoğlu-Ebabil Yayınları)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yaşar Akgül - Teşekkürler kardeşim kaleminize kelamınıza sağlık...Selamlar...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Kasım 12:30


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?