Reklamı Kapat

Değiniler

53-Aşırı Yorum Yorar

Gündemin daha fazla yoğunlaştığı günlerde aşırı yoruma maruz kalan insanoğlu sorması gereken soruları soramıyor ve olası bir çıkarıma ulaşamıyor. Çünkü zihinsel süreçlerini ifsat eden, farkındalığını iğdiş eden birçok etkiye açık hale geliyor. Gündemin bu ağır bombardımanının üstüne yorum bombardımanı eklenince insan her türlü zihni aktiviteden uzaklaşmış oluyor. Onun için bazen olup bitenin neticesinde insanların davranışlarını yargılamak, yadırgamak insanı içindeki topluma karşı uzaklaştırıyor. Ekranlardan hanemize dolan her türlü malumat zihinleri yoruyor. Bu yüzden sosyal hayatin gerçekleri ile aşırı yorumlar bir türlü örtüşmüyor. Malumat, bilgiyi öldürüyor. Haliyle malumat ile bir fikir sahibi olunuyor ama bilgi olmadığı için düşünme de olmuyor. Oysa zaman hızlı bir şekilde ve insanın aleyhine doğru akıyor. Belki de kendimize daha sıklıkla sormamız gerekiyor; ‘düşünmeye ne zaman başlayacaksın?’

*

Amerikan seçimlerinin bu kadar çok izlenmesi üzerine konuşulması esnasında acaba geri planda neler oluyordu. Bu sorunun cevabını almak elbette zor. Şimdi sadece TV ekranlarına hapsedilmemiş aynı anda insanların ellerinde, ceplerinde bütün o aletleri görebiliyoruz. Nitekim herkesin bir dünyası var ve o dünya kendi hoşuna gidecek şeyleri duymak istiyor.  Bu yüzden kendine uzak ne kadar konu varsa içine doluyor. Amerikan seçimlerinin dünyada ve ülkemizde bu kadar konuşulmuş olması hangi hakikati saklıyor bizden diye düşünmek gerekiyor. Erkler, (yönetici zümre) bu halden razı olmalılar ki hem bu süreci planlıyor hem de bundan memnuniyet duyuyorlar.

*

Bu kadar konuşmak her şeyi yorumlamak bizden birçok güzel şeyi aldı, götürdü. Odaksızlaşan insanın güdümü kolay olmalı. Ki insan sürekli odağından saptırılıyor. Bizim bu kadar çok ABD seçimlerini konuştuğumuz süreçte depremin etkileri, nedenleri, çözümleri hakkında pek kayda değer bir yol alınmadı. Depremin enkazının temizlenmesi ve kurtarılan çocuklar üzerinden yürütülen magazinleştirme çabaları bizi yine farklı iki algılama kümesine düşürürken, üstelik buradan da bir çatışma üretebiliyoruz. Acılarımız bile iflah etmiyor bizleri. Sürekli bir had bildirme, sen-ben davası güttürüyor. Onun için sağlıklı düşünemiyor ve karar alamıyoruz. Bu kadar çok uzmana sahip bir ülke (ekranlara çıkanların titrine bakarsan) neden doğru düzgün bir deprem gerçeği ortaya çıkaramaz. Neden partiler programlarında buna değinmezler? Ne yapacaklarını açıkça anlatmazlar? Biz normal vatandaşlar neden bunlara bakmayız, talep etmeyiz.

Ya da ekonomik krizin bize olan etkisini doğru bir şekilde ele alamıyoruz. Mutfağımızdan yükselen sesler bize ne diyor, çarsı-pazar ne diyor? Okuyamıyoruz. Ya bize hoş gelen söylemlere fit oluyor ya da seslere rağmen yapılan yorumlar içimizi okşuyor. Yoksa bu kayıtsızlık anlamlı değil. Aslında durum biraz şuna da benziyor; izlediği maçın ardından eve gidip sabaha kadar spor programlarında yorumcuların birbirini tekrarlayan konuşmaları ile maçı algılamaya çalışan insanın haline. Tuhaf, bizler bu kadar yorumun içinde nasıl oluyor da yorulmuyoruz? Sabitemiz ne, farkındalığımız nasıl işliyor, çizgimiz, sınırımız nerede? Aşırı yorum, yorar. Ne diyorlardan ziyade nasıl oluyor, nerede oluyor gibi sorular bize daha çok yol aldırır. Diğer türlüsü dedikodudan, kahve muhabbetinden öteye götürmez. Onun için gündem bizi boğmadan gündemimizi iyi belirleyelim. Edilgen değil, etkin bir gündem belirleyelim. Hoşça bakın zatınıza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder

# Deprem, ABD

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?