Ahlâkı ayağa kaldırmak

Ahlâk meselesi insanlığın başından beridir üzerinde düşündüğü kadim bir meseledir. Çünkü insanları sosyal bir varlık olarak düşünürsek toplum içerisindeki yerini ahlâki karşılığıyla değerlendirebiliriz. Bu yüzden tüm peygamberler, filozoflar, âlimler ve öncü şahıslar ahlâkı ayağa kaldırmanın mücadelesini vermişler, bu konuda düşünmüşler ve yazmışlardır. Mevzuya girerken bir Müslüman olarak bize ahlâkı hatırlatan ilk referansımıza müracaat etmemiz önemlidir.

Bu yüzden Kur’an’da geçen yaratılış kıssasının iki farklı pencereden değerlendirilmesinde fayda var. İlki Allah Teâlâ’nın insanı yaratma tasarrufu karşısında meleklerin, “Yeryüzünde fesat çıkaracak bir canlı mı yaratıyorsun?” şeklindeki itirazıdır. Bu itiraz insanın muhtemel fiillerine dönük bir itirazdır. Bir de aynı kıssanın devamında gelen İblis’in Rabbimizin secde et emrine karşı koyduğu, “Beni ateşten onu topraktan yarattın ben ona secde etmem” itirazı vardır. İblis’in itiraz gerekçesi ise Adem’in kökeniyle kendi kökeni üzerine yaptığı kıyaslamadan kaynaklanıyor. Yani fiile değil kökene yönelik bir itiraz. İki itiraz arasındaki farklılığın mahiyetini görmemiz gerekiyor. Meleklerin itirazı muhtemel insan davranışlarıyla yani ahlâki tutumuyla alakalıyken İblis’in itirazı ise insanın kökeniyle yani bizzat failin kendisiyle alakalıdır.   

Bu kıssanın bize söylediği insani ilişkilerin temel belirleyicisinin ahlâki davranışlar olduğudur. Bundan dolayı insanlara yaklaşımımızın belirleyicisi onların ne kökeni, ne kimliği, ne mezhebi, ne de dini tercihidir. Kişinin doğduğu topraklar, konuştuğu dil, ten rengi, ahirette tayin ettiğimiz yeri insani ilişkilerimize yön tayin etmemelidir. İmtihan sahası dünyaysa ve imtihanın sonucunu belirleyen amelse ahlâk bizim için en önemli kıstas olmalıdır.

Günümüzün temel meselelerinin başında kökenin önemsendiği, ten renginin farklı bakışa neden olduğu, dilin hiyerarşiye tabi tutulduğu, şeklin özün önüne geçtiği değerler yargısının oluşması ve kabul görmesi gelmektedir. Bu değerler yargısının ahlâk olarak kabul edildiği andan itibaren insani ilişkilerde esas alınan örnek, İblis’in Hz. Adem karşısında takındığı tutumdan ibarettir. Bu noktadan sonra bu değer yargılarını kuran failin, bizzat kendisini ahlâkın asıl belirleyiciliğinin dışında tutması kaçınılmazdır.

Böylece yapılan her kötü davranışın meşruiyetini sağlayacak gerekçeler üretilebilir. İyiliğin belirleyicisi olarak yüklem değil özne alındığı zaman öznenin yaptıklarının ahlâki görülmeme şansı olmayacaktır. Son günlerde sıkça karşılaştığımız ve özellikle sosyal medya üzerinden yapılan öznesiz eleştirilerin psikolojik karşılığı kanaatimce burada yatmaktadır. Öznenin ahlâki olduğu varsayımı, kötülüğü gizlenemeyen davranışları izah edemiyor. Bu davranışların özneyle irtibatı kurulmadan eleştirilmesiyle de eleştiri sahipleri açısından vicdani tatmine dönüşüyor. 

Tarihi tecrübe dini alanları belirlerken inanç alanı, ahlâk alanı ve ibadet alanı şeklinde bir ayrıma tabi tutmuştu. Bunu yaparken dinin insana dönük inşasını doğru bir hiyerarşiyle kurmayı amaçlıyor. Fakat dinin değişik gerekçelerle hayatın içerisinden çıkarılma gayretleri bu ayrımın hiyerarşisini bozmuş ve ahlâk alanının içeriğini boşaltmıştır. Ahlâkı yeniden ayağa kaldırmak için şekli değil özü öncelemeli, faili değil fiili kıstas kabul etmeli, sorgulamaya başkalarının davranışlarından değil kendi davranışlarımızdan başlamalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?