Kıbrıs’ta yeni dönem ve sorunlar

Bismillâhirrahmânirrahîm;

KIBRIS her dönemde stratejik önemini korudu. Çünkü tabiî bir üs durumunda. Hindistan yolunun geçiş güzergâhında. Enerji nakil hatlarının kontrol istasyonu... Kıbrıs’taki yüksek enerji rezervleri ve yüksek dozajdaki hidrokarbon yataklarının ortaya çıkması, sömürgeci Batılıların iştahını büsbütün kabarttı. Doğu Akdeniz olayında dünyanın gözünün bölgede oluşu, sömürgecilerin tatbikat alanı haline gelmesi Kıbrıs’ın önemini herkese öğretti.

Kıbrıs’ta hassas bir seçim dönemini geride bıraktık. Allah, soydaşlarımızı Annan Planı’nın şerrinden koruduğu gibi, seçimlerde de yardımını gönderdi.

Seçimin 1. turunda, Türkiye ile birlikte yürüyen Ersin Tatar yüzde 32.34 oy alırken; Rumlara sıcak bakan Mustafa Akıncı yüzde 29.84 oy almıştı. Yüzde 21.67 oy alan Cumhuriyetçi Türk Partisi 2. turda Mustafa Akıncı’yı destekleyeceklerini açıkladı. 2. turda Akıncı’nın kazanma ihtimali büyüktü. Fakat 2. turda seçime katılım oranının yükselmesi sebebiyle, Ersin Tatar yüzde 51.96’lık oyla cumhurbaşkanlığını kazandı. Mustafa Akıncı ise yüzde 48.05’te kaldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı tebrik ediyorum. Kendisini bekleyen yığınla sorun olduğunu görüyorum. Önce, KKTC’de Rumlara sıcak bakan büyük bir kitlenin bulunması düşündürücü… Ersin Tatar Kıbrıs’ın geçmişini, geçirdiği badireleri, sömürgeci güçlerin Kıbrıs üzerindeki hesaplarını çok iyi anlatmalıdır.

Özellikle Kıbrıs’ın manevî cephesi kesinlikle ihmal edilmemeli. Hala Sultan, manevî şahsiyetler, Kıbrıs’ın yüzde 30’unun; Maraş bölgesinin tamamının Osmanlı’dan kalan vakıf arazisi üzerine kurulduğu bütün dünyaya anlatılmalıdır. 

KIBRIS’TA RUM SORUNU

KIBRISLI Rumların “Enosis” denilen Büyük Yunanistan’ı kurma hayalleri bitmiyor. Bu yüzden, Kıbrıs’ta yalnız kendi varlıklarını istiyorlar. Mücadelenin içinden gelen Ersin Tatar durumun farkında. Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonraki ilk açıklamasında buna dikkat çekti: “Rumlar, hiçbir zaman Türkleri eşit görmedi. ‘Çoğunluğuz, güçlüyüz, Kıbrıs’ın tümüne sahip olacağız’ dediler. Enosis zihniyeti hâlâ devam etmektedir.”

GKRY, Kıbrıs’tan toprak tavizi istiyor. Türkiye’nin garantörlük hakkı ve Kıbrıs’taki askeri varlığından rahatsızlar. Hâlbuki Kıbrıs Barış Harekâtı ve ardından Türk ve Rum unsurlarının ayrı devlet kurmaları toprak sorununu ortadan kaldırmıştı. Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlük hakkı, önceki konumu dikkate alınarak uluslararası anlaşmalarla belirlenmişti. Asker bulundurma hakkı ise, Kıbrıs Barış Harekâtı ile oluşmuştu.

Yeni dönemde, KKTC kazanılmış haklarından asla taviz vermemeli. İki toplumun birleştirilmesi oyunu, Kıbrıs’ta 1974’ten önceki vahşete dönülmesi, soydaşlarımızın azınlık durumuna getirilmesi demektir. Yapılacak iş, KKTC’nin dünyada daha çok tanınır duruma getirilmesidir. Ersin Tatar’ın, on binlerce şehit pahasına kazanılmış Kıbrıs’tan asla taviz vermeyeceklerini söylemesi sevindiricidir. Türkiye ile “uyum” içinde çalışacağını söylemesi Türkiye adına da büyük bir kazanımdır.

Kıbrıslı Prof. Dr. Ata Atun, Batı’nın 7 maddelik Akdeniz planını açıkladı. Bunlar içinde, seçimlerde AB yanlısı adayların desteklenmesi, Kıbrıs müzakerelerini yürüten liderlere baskı yaparak Birleşik Kıbrıs Devleti’nin kabul ettirilmesi, Türkiye’nin bölgeden çıkarılması gibi ülkemiz aleyhinde maddeler var.

MANEVÎ DİRENÇ ŞART

KIBRIS dünyanın gözdesi bir ada. Üzerinde nice oyunlar oynandığı ortada. Doğu Akdeniz’de yaşananlar bölgedeki hareketliliği hızlandırdı. Yeni dönemde Ersin Tatar’ı ciddi sorunlar bekliyor. Özellikle seçimlerin bekledikleri gibi sonuçlanmaması Batılı ülkeleri rahatsız etti. Yeni senaryolar peşinde olacaklarından şüphe yok. Akdeniz’de yapılan askeri tatbikatlar bunun işareti.

Erbakan Hoca, KKTC kurulduktan sonra, Rauf Denktaş’a Kıbrıs’ta manevî bir hava oluşturmasını, İmam Hatip Okulları açmasını teklif etti. Bir ara bir grup genç Rauf Denktaş’a karşı protesto gösterisi yapmıştı. Bu olay üzerine Erbakan Hoca’nın sözlerini hatırladığı, nerede yanlış yaptığını fark ettiği söylenir. Kıbrıs, eğlence merkezi oluşu ile değil; manevî havası ile anılmalı. Sayın Ersin Tatar’ın “manevî kalkınma”yı öncelemesini isteriz.

Türkiye, uyum içinde çalışmayı arzulayan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar dönemini iyi değerlendirmeli. Ferasetli bir dış politika izlemeli. Rumları cesaretlendirecek söylemlerden kaçınmalıdır. 2004’teki Annan Planı konusunda hükümetin tutumu Rumları ve Rum yanlısı politikacıları cesaretlendirmiştir. O kadar ki, Rumlar Annan Planı’ndaki tavizleri yeterli görmedikleri için plana “hayır” demişlerdi.

Temel Karamollaoğlu da, 2004’te dönemin Türkiye başbakanının Harvard Üniversitesi’ndeki konuşmasında “Kıbrıs’ta toprak verebiliriz” sözünü etmesinin Rumları cesaretlendirdiğini anlatmıştı (15.10.2020). Saadet Partisi’nin Kıbrıs konusundaki duruşu nettir: “Kıbrıs asla pazarlık konusu yapılamaz. Türkiye Kıbrıs’ı bir yük, bir engel olarak görmemeli; adadaki askeri varlığını güçlendirmeli; Kıbrıs’ta askeri bir üs kurmalıdır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?