Düzenin Rahatları

Hayatta olan biten her şeyi normal görmek nasıl bir rahatlık acaba? Hâlihazırdaki düzenin sunduklarına inanarak yaşamak nasıl bir yaşamadır. Herhangi bir şeyden rahatsız olmadan gelen günü gönüllü bir şekilde savuşturmak nasıl bir duygu. Yaşanan hayata karşı kendince bir düşüncesi olmadan düzenin vericilerinin sunduklarını adeta öpüp başa koymak, rahat yaşamanın temel kuralı galiba. Her şeyi kabul et her şeyi rahat yaşa! Trend bu herhalde. Her şeyi kabul et derken kabul etmek bile belli kıstaslar gerektirir o nedenle kabulden ziyade her olan biteni normal görmek demek daha doğru olur. Bugün şöyledir normal, bugün böyledir normal yani olanlar birbirinin tersi olsa da normal görünüyor rahatlara. Böyle bir rahatlık insanları rahat yaşatıyor mu acaba? Düzenin vericileri ne verirse alanlar nasıl bir halet-i ruhiyededir?

Yola çıkarken yeni bir yol getirme iddiasından hâlihazırdaki yoldan çıkanlar hangi yolun yolcusudur. Bir fikre inanan, bir ruh dünyasını yaşayan insanların kabul ve retleri olur. Beğenilir beğenilmez ama olur. Şu taraftakiler reddediyor bu taraftakiler kabul ediyor olabilir. Yereldir veya evrenseldir. Bir dünya görüşü olan insanlar o dünya görüşünün gereği ne ise o şekilde yaşayan insanlardır. Doğal olarak öyle olması lazım. Müslüman, Müslüman olmayanlar gibi yaşayamaz. Efendim ben Müslüman’ım ama laik Müslüman’ım böyle bir Müslümanlık yok. Müslüman’san laik olamazsın. Rejim anlamında cumhuriyet değerleri diye değerlerin olamaz. Çünkü cumhuriyet denilen düzen, yabancı bir ideolojidir. İçinde İslam’dan herhangi bir kaide olmayan bir dünya görüşünü bir Müslüman kabul edip yaşayamaz. Mecburen yani silah zoruyla kabul etmeler kabul etmek sayılmaz. Ama mecburiyet yoksa neden laik cumhuriyet rejiminin sunduğu hayata inanıp öyle yaşamak gereksin ki. Bir Müslüman İslam’ın bütün kaidelerinin hayatın her yerinde geçerli olmasını ister. Devlet yönetiminden özel hayata hayatın her milimetresinden her megametresine kadar. Rahatların sorunu burada başlıyor. Daha doğrusu rahatlık meselesi.

Rahatların sorunu sadece makamını koruma sorunu mu; makamını koruyacağı kimse yok aslında. Devletin tepesinde hangi makamı kimden koruyacak, yakın yanında kimse yok. Makam sahibi olanlar diyelim ki makamını korumak için her şeyi normal görüyor yani gelene geç diyor ya makam sahibi olmayanlar? Makam sahibi olanlar gelene geç demese belki de orada durmasına izin verilmeyecek. Bugün sıkı Müslüman yarın sıkı laik olmaları bağlı oldukları göbek bağından kaynaklanıyor olabilir. O göbek bağı ülke içinde olduğu gibi ülke dışında olması da kuvvetle muhtemel. Ya makam sahibi olmayanlar neden her şeyi normal görüyor. Dün uğruna mücadele ettiklerini söyleyenler uğruna mücadele ettikleri değerleri ortadan kaldıran ideolojinin yıldönümü kutlamalarını hangi duygu dünyasıyla gerçekleştiriyorlar acaba. Nasıl bir bağlılıkla bağlılar? Aslında bağ filan yok. Her şeyi normal görme alışkanlığı…

Yeni bir düzen getirmek için yani İslam düzenini getirmek için devletin başına geçenler, devletin yabancı ideolojisini kabul etmiş görünüyorlar. Bu bir değil beş değil artık her yıl duayı ortadan kaldıranlara dua okunuyor ülkemizde. Daha yüz yıl olmadı Kur’an okumanın yasaklanmasına, âlimlerin idam edilmesine, camilerin ahır yapılmasına daha yüz yıl olmadı. Rahatlar nasıl da çabuk unutuyorlar. Toplumu da genel unutturmaya alıştırma yapıyorlar. Unut rahatla, dahası unut rahat yaşa. Peki, biz unutsak onlar unutacak mı, unutmazlar. Bugün başta Fransa olmak üzere tüm Avrupa unutmuyorsa içimizdeki Avrupalılar mı unutacaklar.

Beyler hanımlar tarih unutanları affetmez!        

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder

# Fransa

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?