Sevginizi ölçünüz

“Ben Rabbimi seviyorum” diyene inanırım. Elimizde sevgi ölçme aleti yok.

Rabbimiz:

“Ey iman edenler, Allah yolunda (cihat) için yürüdüğünüzde iyice araştırın. Siz dünya hayatının malını isteyerek, size selam verene: ‘Sen mümin değilsin’ demeyin. Ganimetlerin çoğu Allah katındadır. Daha önce siz de öyle (kâfir) idiniz de Allah size ihsanda bulundu. İyi araştırın. Muhakkak Allah yaptıklarınızdan haberdardır” (Nisa süresi ayet 4/94).

Seven, sevdiğini, ya sözle, ya gözle, ya da yazılı olarak sevdiğine bildirir.

Özde olan, gözde, yüzde ve sözde kendini gösterir.

Size göre, en yüksek makamdaki bir sevdiğiniz size, “Gel” dese, ne yaparsınız?

Bütün sevdiklerinizi yaratanı hiç düşündünüz mü?

Hatta bize “sevgi” denen o güzel, tatlı, şirin ve hoş şey bile Rabbimiz tarafından verilmiştir.

Ancak biz, Allah’ın verdiği sevgi sermayesini yanlış yönlendirebiliriz.

Nimet olarak verdiği serveti, şöhreti, şehveti put haline getirip kâfir de olabiliriz Allah korusun.

Onun için bütün sevdiklerimizin önüne Allah’ın sevgisini almamız gerekir.

“Eee, biz Rabbimizi de seviyoruz” cümlesi yanlış.

“Biz, Rabbimizi seviyoruz, onun yarattığı ve razı olduklarını da seviyoruz” cümlesi daha doğru.

Peki de sevdiğimizi nasıl belli ediyoruz?

“Gel” deyince gidiyor muyuz?

“Verdiğimden ver” deyince veriyor muyuz?

“Yapma” dediğinde ne yapıyoruz?

Mesela, “Namaz kıl” dediğinde kılıyor muyuz?

Alnımızla secde arası 150 santim.

Alak süresinin son ayetinde, “Secde et ve bana yaklaş” buyurmuş. Bir buçuk metrelik mesafeyi aşamayanların “seviyorum” demesine kim inanır?

“Ben hiç namaz geçirmedim” diyenler, üç dakikada acele kıldığımız iki rekâtlı namazın kaç dakikasında dikkatimizi namaza veriyoruz. Namazda iken dışarıdaki işlerimizin ne kadarını hallediyoruz?

Bülbül, sevdiği gülüne kavuşmak için üç bin kilometre uzaktan gelerek sevdiği gülüne kavuşunca, dikenler bağrına batar kan akıtırmış da bülbül duymazmış.

Mecnun, Leyla’sına sonunda kavuştuğunda, Mevla sevgisinden Leyla’yı görememiş.

Osman Şemsi Efendi (1814-1893):

“Gözü dünya mı görür âşık-ı didar olanın” diyor.

Namazda ten, hakkın huzurunda iken nefis, servetin, şöhretin veya şehvetin peşinde ise buna sevgi denilmez.

Yaratılanlar içinde en çok seveceğimiz, Sevgili Peygamberimizdir.

Abdullah bin Hişam anlatıyor: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem ile beraberdik. Hattab oğlu Ömer’in elinden tutmuştu.

Ömer (R.A.), “Ya Rasülellah, seni canımdan sonra her şeyden daha fazla seviyorum” dedi. Peygamber sallalahü aleyhi ve sellem de ona, “Hayır, nefsim yedi kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben sana nefsinden de sevgili olmadıkça kâmil bir şekilde iman etmiş olmazsın” deyince Hazreti Ömer, “Nefsimden de daha sevimlisin” deyince, “Şimdi oldu Ömer” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Eyman ve’n-Nüzur, bab Keyfe kane yeminnebiy)

Dünyanın en kanlı katili, şehadet getirerek, “Lailahe illallah” dese seviniriz.

“Muhammedin Rasülüllah” dese seviniriz. Ve onu da ırkına, rengine bakmadan kardeş sayar kalbimizde ona da yer açarız.

Sarhoş, sana dönerek, “Senin peygamberini…” diyerek küfrederse mi daha fazla tepki verirsin ve şikayet edersin, yoksa, “Senin avradını…” dediğinde mi daha fazla tepki verir ve şikayet edersin?

İşte sevgi ölçer, işte muhabbetmetre.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?